CHP adayı olarak 1 milyon 219 bin İzmirlinin oyu ile Belediye Başkanı seçilip AKP’ye geçen Cemil Tugay'ın yakını, eşi, dostu olmak istemezdim. Çünkü insanın kendisini bile ikna etmekte zorlanacağı bir hikâyeyi başkasına anlatması kolay değildir. Dün başka bir yerde durup bugün tam karşı safa geçmek... Sonra da bunu "hizmet" diye açıklamak… Olacak şey değil…
CHP’den istifa eden Tugay, 13 Ağustos 2026 günü, bağımsız kalacağını açıklamıştı. Sonra AKP’ye geçti. O tarihlerde AKP’ye katılacağı yönündeki iddiaları reddettiği de haberlerde yer aldı. Şimdi insan ister istemez merak ediyor; Cemil Tugay, o gün mü doğru söylüyordu, bugün mü? Eğer bugün doğruysa, dün neden öyle söyledi? Eğer dün doğruysa, bugün neden böyle oldu?
Siyasetin asıl problemi bazen yalan söylemek değildir. Daha kötüsü, “insanın kendi söylediğine kendisinin de inanmaya başlaması” dır. İşte o zaman gerçeklerle propaganda arasındaki çizgi kaybolur.
***
Gelelim en ağır meseleye….
“Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir !”
Bu sözün sahibi; bu ülkenin ve cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'tür. TBMM tutanaklarında da söz Atatürk'e atfedilerek yer almaktadır. Cemil Tugay ise AKP’ye katılım töreninde, "AK Parti kimsesizlerin kimsesidir" dedi. Üstelik bu sözün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ait olduğunun altını çizip, bu sözden çok etkilendiğini söyledi; ardından Atatürk'ün Cumhuriyet için kullandığı ifadeyle bağlantı kurdu.
İşte benim asıl itirazım burada başlıyor Çünkü kelimeler bazen yalnızca kelime değildir. Bir cümlenin tarihi vardır. Bir cümlenin sahibi vardır. Ve bir cümlenin bedeli vardır. Atatürk'ün "Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir" sözü, bir siyasi parti sloganı değildir. Cumhuriyet fikrinin vicdanıdır. Onu alıp başka bir siyasi yapının sloganına dönüştürmek, bana göre yalnızca bir dil sürçmesi değildir. Siyasal hafızadaki ciddi bir özensizliğin tescilidir.
***
Ve İzmir Marşı… İzmir Marşı da bu hafızanın sıradan bir müzik parçası değildir. AKP’nin Tugay'ın katılımı öncesinde İzmir Marşı eşliğinde yayımladığı video, İzmir'de ciddi tartışma yarattı. Videoda çöp yığını üzerinde çiçekler açıyor ve sonunda 7 Ekim tarihi gösteriliyordu.
Ardından TBMM Genel Kurulu'nda AK Parti milletvekili Yücel Arzen Hacıoğulları'nın İzmir Marşı'nı mırıldanması ise büyük bir densizlik ve aymazlıktır. Dahası; “İzmir Marşı'nın siyasi bir transferin fon müziğine dönüştürülmesi” İzmirlilerin değer yargılarıyla alay etmektir. Çünkü bazı sembollerin sahibi partiler değildir. Onlar milletin ortak hafızasına aittir. İzmir Marşı da bunlardan biridir.
***
Son olarak AKP yöneticilerine de küçük bir not düşmek isterim…
Cemil Tugay size geldi diye fazla sevinmeyin. Siyasette transfer edilen futbolcu değildir. Bugün bir yere gelen, yarın başka bir yere gidebilir. Hele siyasi sadakatini tartışmalı hale getiren bir geçmişiniz varsa, yeni gelen kişinin eski siyasi adresini neden terk ettiğini sormadan onu "kazanılmış değer" ilan etmek biraz aceleciliktir. Çünkü siyasette yalnızca "Bize geldi" diye sevinilmez. Bir de "Neden geldi?" diye sorulur. Hatta daha önemlisi: "Yarın neden gider?" diye de sorulur !