Demokratik hukuk devletinde,

Milletvekili dokunulmazlığının amacı ?

Halk iradesinin,

Mecliste özgürce temsil edilmesine dayanır …

Yani,

Bunun adı ?

Kürsü dokunulmazlığıdır …

Çünkü !

Özgür tartışma olmadan,

Temsilde demokrasi sağlıklı kılınamaz ve işleyemez …

*

Oysa !

Geniş ve sınırsız dokunulmazlık,

Milletvekilini,

Suç işleme özgürlüğüne kadar sürükler …

Sonuçta,

Milletvekili de insan…

Hata yapmak insanın doğasında vardır …

Milletvekilini,

Her türlü cezanın dışında tutmak,

İnsani değerleri tahrip eder …

Bu da,

Toplumda eşitsizlik algısıyla birlikte,

Hukuka güveni zedeler …

Halbuki,

Kanunlar önünde herkes eşit olmalıdır …

*

Hele de,

Gelişmemiş ve gelişmekte olan toplumlarda,

Sınırsız dokunulmazlık,

Cehaletin cesaretini hakim kılar …

Toplumsal ilerleme bir kenara,

Gericilik hızla yol alır …

Örneğin Türkiye’de ?

Gün geçmiyor ki,

Milletvekillerinin adının geçmediği,

Gayrimeşru bir olaya değinilmesin …

Kara para ve transferi,

Cinayet ve fuhuş,

Yolsuzluk ve haksızlık,

Torpil,

Devletin ve milletin malına ortaklık,

Devlet ve millet aleyhine işbirliği…

Say say bitmez,

Hepsi bir arada yapılırken,

Dokunulmazlık var diye kimseye dokunulamıyor …

*

İşte,

Bu ve buna benzer olumsuzlukları,

Yaşamamak için …

Devletin ve milletin,

Güvenliği için,

Geleceği için …

Sınırsız milletvekili dokunulmazlığı,

Kürsü dokunulmazlığıyla sınırlanmalıdır …

*

Türkiye’den söz etmişken,

Olmaz,

Olamaz diye bir şey yok …

Duygusallığa kapılmadan,

Tarafsız gözle bakıldığında …

Atatürk’ün…

İnönü’nün…

Ecevit’in…

A. Necdet Sezer’in…

Yaptıklarına,

Yaşam biçimlerine,

Bakmak yeter de artar bile …