Bugünlerde benim gibi muhalif bir köşe yazarına malzeme olabilecek çok olay var. Mesela Bay Kemal, "sadece seyreden ya da muhtemelen hayalî birilerine" bir metin okudu. Soru sorulamadı... Haklı olarak çekiniyor adamcağız. Birisi, "Sana ne Madımak'tan, NATO'dan, dünyanın güç merkezinden, yeni dünya düzeninden, vizyondan, yapay zekâdan, bey amca? Bunlar için 14 yıl geç kalmışsın. Sizi CHP'yi aklamaya getirmediler mi?" diye sorarsa ne yapar? Hatta, "30 CHP il başkanının yolsuzlukları neydi?" derse ne diyecek? Pek güzel yazılırdı.

Unutmadan, genç komedyen Deniz Göktaş gözaltına alındı. Birileri bu çocuğa ciddi destek veriyor... Bu "konu değiştirme" dönemi geçsin; bu genç, tanesi 100 dolara gösteri bileti bile satar!

Öte yandan, matematik dehası olan AKP'liler de var. Birisi 150 avroyu, %7 enflasyonla 750 avro yapıp bunda da ısrar ediyordu ya; şimdi de "sanatın içine tüküren" AKP'li gibi, komedi sanatını soytarılık sanıyor. Hatta adli olarak da destekleniyor!

Bu sözcük bize Farsçadan geçmiş; "sa'teri". Taklit yapan, komik, şahları güldüren kişi demek. Mesela Maskara Efendi, Yıldırım Bayezid'in sarayındaki ünlü cüce soytarıdır. Yani soytarılar saraylarda barınır, beyler; karıştırmayın...

Kadim dostum Uğur Mumcu, bunlara "bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar" derdi. Bugün de durum değişmemiş.

Şimdi yazacaklarımın bilimsel (sosyolojik, psikolojik vb.) bir dayanağı yok; tamamen kişisel değerlendirmemdir.

Artık hayatımızda Uğur Mumcu'nun tanımına pek uymayan biri var: Özgür Özel. Çünkü bu zat Rumelili; yani Evlad-ı Fatihan. Osmanlı'nın sınırlarını emanet ettiği akıncı ailelerinden birinin oluşturduğu Türk kültürüyle yetişmiş yegâne parti başkanı.

Anadolu insanı, Osmanlı sarayında pek kabul görmezken bulunduğu yerde de zamanın geleneksel sosyal ve dinî baskıları nedeniyle çok fazla sivrilememiş; hep edilgen kalmış, "başıbozuk" diye payitahta sokulmamıştı. İstisnalar hariç tabii; bugün olduğu gibi.

Rumeli akıncıları öyle değildi. Görevleri gereği önder ve cesur olmak mecburiyetindeydiler.

2017'de "dayatılan" imzasız pusula seçiminde, Kılıçdaroğlu yerine Özgür Özel CHP Genel Başkanı olsaydı, bunların dumanını atmış, bunu kabullenmemiş olurdu. "Sokakta silahlı fena adamlar vardı!" falan demez, itiraz için YSK'ya koşarak giderdi. Bugün hepimiz başka işlerle uğraşıyor olurduk. Türk insanı daha mutlu olurdu.

Bu yazıyı yazmaya, eninde sonunda kurulacağı anlaşılan bir Özel-İmamoğlu-Yavaş Partisinin adı üzerine partililerin fikir yürütmesi nedeniyle karar verdim ve Özgür Bey'e açık mektup yazmaya başladım.

Partinin adını, bu işten iyi anlayan; reklam ve halkla ilişkiler (PR) konusunda kendini ispat etmiş profesyonellere sorun. Bu, siyasetçinin işi değil.

Bugüne kadar CHP (bir miktar Ecevit dışında), elle tutulur bir şey yapamayan, sadece konuşan kişiler tarafından idare edildi. Eğer kendi meslekleri değilse, teknik kararları MYK ve PM'deki kişilerle almayın. Mesela "gölge kabine" çok iyi bir fikir. Ancak seçim ve uygulama doğru değil.

Size o konuda çok tecrübeli, kendini ispat etmiş uygulamacılar lazım. Mesela Sanayi Bakanı, Tarım Bakanı, Ekonomi ve Maliye Bakanı hayati derecede önemli. İlk iş olarak da Deniz Bakanlığı kurun.

Türk milleti sizi Turgut Özal'ın yerine koydu. Hâlâ yaşayan, onunla birlikte çalışmış, Atatürk'ün ekonomi uygulamalarını bilen insanlar var. Onlarla konuşun. Hepsi de "serbest pazarcı" değil.

Bu konuda daha yazacağım. Gazetede yerim kısıtlı; her şeyi bir avaz yazamıyorum. İdris dostum da beni ikaz ediyor...

Devamı haftaya...