Geri kalmış toplumların...
Ahlaki itibarı,
Kişisel itibarı,
Aile itibarı,
Toplumsal itibarı için,
Tek sloganları var?
Namus-namus-namus...
İyi de,
Namusu indirgedikleri tek konu?
Kadın- kadın-kadın ...
Oysa!
Namus,
Kadınların omzuna yüklenmiş bir zincir değil,
Herkesin vicdanında taşıması gereken bir erdemdir ...
Kadını,
Namusun sembolüne dönüştüren bir zihniyet,
Namusu değil eşitsizliği savunur...
Namus...
Kadınların bedeniyle ölçülecek dar bir kavram değildir...
Namus...
Vicdandır,
Dürüstlüktür,
Adalettir,
İnsan olmaktır...
Dolayısıyla...
Aslolan,
Kadını değil,
Önce,
Var olan zihniyeti sorgulamaktır...

+++

Kadını,
Hedef alan namus,
Namus değil,
Çıkarlar üzerine kurulmuş düzendir...
Gerçek namus,
Kimseyi haksız yere hedef almadan,
Küçültmeden yaşamaktır...
İşte bu yüzden...
Namus bekçileri çoğaldıkça,
Namus insanlıktan kaçar hal aldı...
Namus herkesin dilinde,
Kadının bedeninde...

+++

Afrika kıtası keşfedildiğinde,
Karşılaştıkları her şeyi dişleriyle parçalayıp yiyen "yamyamlar" sürüsü oluşmuştu ...
Yamyamlara karşı,
Sessiz bir atasözü yaygınlaştı?
Ne kadar,
Keskin dişleriniz olursa olsun,
Suyu ısıramazsınız ya!...
Sonuçta?...
Namus,
Kadın bedenine indirgendiği sürece,
Kötü vicdanların yüz karası bitmeyecektir...
Adaletten,
Eşitlikten,
İnsanlıktan,
Söz edilemeyecektir...