Yüzyılın sonlarına doğru Ayvalık’ta zeytincilik adeta altın çağını yaşamaya başlar. Dönemin kayıtlarına göre 90 bin dönüm zeytinlikte yılda milyonlarca okka zeytin toplanır, üretilen zeytinyağı ve sabun Avrupa’ya ihraç edilir

Kuzey Ege’de zeytin ağaçları çiçeklenmeye başladı. Ayvalık, binlerce yıldır köklerini toprakla, dallarını gökyüzüyle buluşturan ölümsüz zeytin ağacının yurdu. Türkiye’nin ve dünyanın en önemli zeytin ve zeytinyağı merkezlerinden biri olarak her geçen gün adını daha güçlü duyuruyor.
Bugün “Ayvalık” markası yalnızca bir üretimi değil; kaliteyle özdeşleşmiş bir değeri, bir mirası ve bir kimliği ifade ediyor. Coğrafi işaret ile tescillenmiş Ayvalık zeytinyağı, üstün nitelikleri sayesinde artık yalnızca ülkemizde değil, dünyanın farklı köşelerinde de güvenle, ilgiyle ve arayışla anılıyor.

Zeytin, Ayvalık’ın kimliğidir

Zeytinin adına 20 yıldır festivaller düzenleniyor. Bu festivaller yalnızca zeytini değil; aynı zamanda “tarih, doğa, mimari ve lezzet kenti” Ayvalık’ı da tanıtıyor. Her yıl daha fazla yerli ve yabancı konuğu ağırlayan bu şenlik, üreticisiyle, işletmecisiyle, girişimcisiyle, sanatçısıyla ve halkıyla birlikte Ayvalık’ın turizmine ve ekonomisine önemli katkı sağlıyor.
Ayvalık’ta yıllardır “geçim kaynağı turizm mi, zeytinyağı mı?” sorusu tartışılır. Oysa bugün gelinen noktada bu iki unsur birbirinden ayrılmaz bir bütün oluşturuyor. 22 adası, tabiat parkı, mutfağı, mezesi, balığı, otları, sabunu, zeytini ve zeytinyağıyla Ayvalık; turizm ve üretimin iç içe geçtiği özgün bir yapı sunuyor.
Zeytin yalnızca bir ürün değildir. Zeytin, Ayvalık’ın kimliğidir, karakteridir, varoluş sebebidir. Bu kentte yaşayan herkesin belleğinde bir zeytin ağacının gölgesi vardır. Zeytinliklerinde alın teriyle, sabırla ve sevgiyle çalışan; bir damla zeytinyağı için günlerce, haftalarca emek veren üreticilerin hikâyesidir bu.
Ayvalık’ta yapılan son sayımlarda 81 adet dört yüz yaşında, 2 adet de bin yüz yaşında zeytin ağacı belirlendi. Bugün bu topraklarda hasat edilen yalnızca zeytin değildir; umut, dostluk ve barıştır.

Hayat zeytinle kurulur

Ayvalık’ı anlatmanın en kestirme yolu, zeytin ağaçlarının gölgesinden geçer. Bu topraklarda hayat büyük ölçüde zeytinle kurulur, zeytinle sürer. İlçe arazisinin yaklaşık yüzde 60’ını, tarım alanlarının ise neredeyse dörtte üçünü zeytinlikler oluşturur. Yaklaşık 2 milyon zeytin ağacının kök saldığı Ayvalık’ta her ağaç yalnızca bir üretim unsuru değil, aynı zamanda bir hafıza ve kültür taşıyıcısıdır.
Bu coğrafyada kendiliğinden yetişen ağaçların tamamı “Ayvalık çeşidi” olarak bilinir. Hem sofralık hem de yağlık üretime uygun olan bu özel tür, doğru bakım ve işleme koşullarıyla yüksek kaliteye sahip zeytinyağına dönüşür. Ayvalık zeytinyağının kendine has aroması ve dengesi biraz da bu toprakların rüzgârından, güneşinden ve tuzlu esintisinden gelir.
Bugün Ayvalık’ta zeytin işleme tesislerinin büyük bölümü kent merkezinin dışında konumlanmış durumda. Altınova ve Küçükköy’de hâlâ üretimin izlerini taşıyan yağhaneler bulunur. Ancak bu hikâye yalnızca bugünün değil; yüzyıllar öncesine uzanan köklü bir geçmişin parçasıdır.
Yüzyılın sonlarına doğru Ayvalık’ta zeytincilik adeta altın çağını yaşamaya başlar. Dönemin kayıtlarına göre 90 bin dönüm zeytinlikte yılda milyonlarca okka zeytin toplanır. Aynı yıllarda kentte 17 zeytinyağı fabrikası ve 15 sabunhane faaliyet gösterir; üretilen zeytinyağı ve sabun Avrupa’ya ihraç edilir. Nakliye için kullanılan deri tulumlar ise yalnızca ticareti değil, beraberinde dericiliği de geliştirir. Tabakhanelerin sayısının artması, zeytinin Ayvalık ekonomisindeki dönüştürücü gücünü açıkça gösterir.
Yüzyılın başına gelindiğinde Ayvalık’ta onlarca mengenenin çalıştığı, üretimin giderek arttığı görülür. 1923 sonrası mübadeleyle birlikte Ege adalarından gelen yeni nüfus, zeytinciliğe yeni bir ivme kazandırır. Kent kısa sürede zeytinyağı imalathaneleriyle anılan bir üretim merkezine dönüşür.

Yaşam kültürünün taşıyıcısı

Ancak zeytinlikleri yalnızca ekonomik bir değer olarak görmek eksik kalır. Ayvalık’ta zeytinlikler; güneşin, rüzgârın, yağmurun ve toprağın ortak emeğiyle oluşmuş özel bir peyzajdır. Bu alanlar, yüzyıllar boyunca şekillenmiş bir yaşam kültürünün taşıyıcısıdır. Limanların derinleştirilmesinden sanayi yapılarına, ticaretten gündelik yaşama kadar uzanan geniş bir etki alanı yaratmıştır.
Bugün hâlâ Ayvalık’ın kimliğini belirleyen en güçlü unsur zeytinliklerdir. Çünkü burada zeytin, yalnızca bir ürün değil; geçmişle bugün arasında kurulan en köklü bağdır.
KAYNAKÇA
Ayvalık’ın Hedefi Dünya Pazarı”, Bilge Ağaç Dergisi, Erişim: 01.08.2022, https://bilgeagacdergisi.com/ayvalik/
Recep Efe, Abdullah Soykan, İsa Cürebal, Süleyman Sönmez, Edremit Yöresi Yağhaneleri, İstanbul:2013, s.33-36.
M. Salim Kaptan, Faruk Ergelen, M.Müjdat Soylu, Yılların İçinden Ayvalık, Kazmaz Matbaacılık (İstanbul), 2019, s.30-32.