Canım Türkiye’m bir türlü durulmuyor. Oysa öyle sakin, akılcı ve yönetimde yanlışları doğruya çevirecek bir döneme ihtiyacı var ki…
Pahalılık almış yürümüş, serbest piyasa ekonomisi serbest soygun ekonomisine dönüşmüş, enflasyon bir türlü dizginlenemiyor. Sanayii zorda, tarım imdat çığlığı atıyor, üretim tökezliyor. İşsizlik zirvede, gençler mutsuz ve umutsuz, emekliler perişan… Televizyonlar ve medyanın büyük kısmı Türkiye’nin büyüdüğünü, uçtuğunu, çok ülkeyi kıskandırdığını filan anlatıp duruyor. Aksini söyleyeni korkutuyorlar. Demokratik haklarını arayanları biber gazıyla püskürtüyorlar. Olmadı sabaha karşı gözaltı, ters kelepçe, savcılık, tutuklama…Kurunun yanında yaşlar da yanıyor bu durumda.
İktidar ipin ucunu iyice kaçırdı.Evet dünyanın bozulan şartları,harplerin yarattığı petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki fahiş artışlar ekonomimizi düzeltmemizi,enflasyonu frenlememizi geciktiriyor olabilir.Ama genel şikayet sadece ekonomi değil ki..Ülkenin iyi yönetilmemesi,halkın istek ve şikayetlerine kulak asılmaması,hergün sürpriz ve tartışmalı kararların Anayasa ve yasalarla bağdaşmaması, partizanlık,devlet güç ve imkanlarının taraflı kullanılması,genel huzur ve yaşamı olumsuz şekilde etkilemiyor mu?
Yüksek ve modern binaların,geniş yolların, tünellerin,alt-üst geçitlerin,barajların, her yere havaalanlarının yapılması iyi de,sadece bunlar karın doyurmuyor ki.Paramızı plansız programsız inşaatlara,pahalı projelere yatırdık, ayağımızı yorganımıza göre uzatmadık,üstelik (itibardan tasarruf olmaz)diye korkunç şekilde israf politikasını sürdürdük.Yönetimde yaptığımız hatalar çalışma hayatımıza da, müteşebbislerimize de,çalışkan halkımıza da büyük zararlar verdi.Fabrikalar yurt dışına taşınmaya başlandı.Maliyet artışları tarımımızı tehlikeli şekilde engelledi.Bu yüzden gıda maddelerinin çoğunu yurt dışından ithal eder hale geldik.Üretici toplumu tüketici toplum haline getirdik.Köyleri mahalleye çevirerek, köylüyü de şehirleştirdik.Artık köylülerimiz de Migros-BİM-A 101 ve benzeri yerlerden alışveriş yapıyorlar.Köy ekmeği bile unutuldu neredeyse…
Şimdi genel huzursuzluğa ve gelecek tedirginliğine yolaçan olumsuz şartları düzeltmek varken,ülkeyi yönetenler terörsüz Türkiye ve Anayasa değişikliği gibi iktidarlarını uzatacak projelerin peşinde koşuyorlar.İktidar öyle de muhalefet farklı mı sanki?O da ülkenin sorunları ile uğraşacağına kendi iç kavgalarıyla ve iktidarın temeline yerleştirdiği mayınla boğuşuyor.Koca CHP,13 seçim kaybetmiş Kemal Kılıçdaroğlu’nun ihtirası nedeniyle bölünüp parçalandı.Özgür Özel’in liderliğinde yeni bir parti devreye girecek şimdi.Girecek de, Özgür Özel’i rahat bırakacaklar mı acaba? Baksanıza dokunulmazlık dosyalarını peşpeşe Meclis’e sevkettiler bile.Görüyorsunuz iktidarıyla muhalefetiyle mevcut siyasetçilerimizin ülkede huzuru,güveni,refahı sağlamaları mümkün mü?
Ülkenin ihtiyaç, milletin istek gündemi ile politikacıların gündemi örtüşmüyor maalesef. Farkli hedeflere yöneliyor güçler.Oysa Türkiye’nin güçlü bir ekonomiye,akılcı fikir ve projelere,genel huzur ve güvene ihtiyacı var.Bu noktada birleşmeli,bu noktada buluşmalıyız. Milleti ve sorunlarını samimiyetle kucaklayacak, şimdiye kadar yaptığımız yanlışları süratle düzeltecek yeni bir rüzgara,yeni bir anlayışa ihtiyacımız var.Bu yorgun,yaşlı siyasi kadrolarla özlediğimiz ve beklediğimiz değişiklikleri,reformları yapabilirmiyiz?Yeni bir rüzgarı yakalayabilirmiyiz?Ne dersiniz,başarabilirmiyiz bunu..?