Geçen hafta, 1950’ ye, Demokrat Parti dönemine gelmiştik.
Ülkemizde ekonomik olarak “sağcı” yani Kapitalist bir yönetim tarzı benimsendi. “Her mahallede bir milyoner yaratacağız!” diyerek, “bir parmak bal çalındı” Parti bunun yanına “kolay yutulsun!” diye bir de “Muhafazakarlık” ekledi.
Atatürk’ün Sosyal devlet, karma ekonomi faslı bitti; İnsanımız özellikle “uhrevi! sebepler” ile sağcı partilere oy vermeye başladı.
Kuramsal olarak, pazar ekonomisi kârlılığı; sosyal devlet ise sosyal adalet, toplum refahı ve gelir dağılımında dengeyi önceler.
Bu “anlayışlara” bir misal ararken, gemi kazaları ilham oldu.
Biraz geri gidelim..
Şirket-i Hayriye (1850’ler) Osmanlının ilk gemicilik şirketidir. Başlarda gayri Müslimlerin yönettiği bu şirketin en başarılı ve vizyoner lideri, dünyanın ilk arabalı vapuru "Suhulet"i İstanbul’da tasarlatan ve İngiltere’de ürettiren Hüseyin Haki Efendi’ dir. Giritli olan Hüseyin Haki doğduğundan bu yana Deniz ile haşır neşir idi.
Oğlu Ali Hüseyin bey, ömrü bu şirkette geçmiş ve babasından sonra Genel müdür olmuştu.. 1910 yılında Almanya’ya (F. Schichau Gmbh tersanesi.) Boğazda çalışacak alçak sulara girebilen, (gövde derinliği (draft) 2 metre) bir “vapur” ısmarladı. Bir nehir gemisi tasarımı üzerine bir kat eklendi… Üsküdar adı kondu; harpten dolayı 1927’ de teslim edilebildi.
Atatürk zamanında; (Seyr-i Sefain Genel Müdürlüğü) kuruldu, İstiklal harbine malzeme taşımasında müthiş başarılı olan “bahriyeli” Miralay Sadullah Güney Genel Müdür oldu. 1923 İzmir İktisat kongresinde (Milli Kabotaj gibi) genç cumhuriyetin "milli denizcilik" vizyonunu anlattı.
Celal Bayar, Atatürk’ün değer verdiği (diplomasız) ekonomist idi. Türkiye İş bankasını kurucusu idi. Sermaye geliştirilmesine inanırdı. 1937’de iktisat vekili iken başvekil olması ile; 1938’ de denizcilik faaliyetlerini finanse etmek için Deniz Bank’ı kurdu.
Ülkenin tüm denizcilik faaliyetlerini bu Bankaya bağladı.
Kurucu Genel Müdür başarılı bir bankacı olan Yusuf Ziya Öniş idi Denizcilik hakkında akademik veya pratik bir bilgisi yoktu.
Atatürk’ün vefatı ile gelen İsmet İnönü de, sosyal devlet ve karma ekonomi anlayışında idi. 1939 da Deniz Bankı kapattı; Devlet Denizyolları İşletmesi kurdu. Asıl mesleği deniz işletmeciliği olan Yusuf Ziya Erzen Genel Müdür oldu.
1944 denizyolları yönetimi tekrar birleştirilerek Devlet Denizyolları ve Limanları İşletme Umum Müdürlüğü adını aldı. Kıyı Emniyeti İşletmesi eklendi… Genel Müdür değişmedi…
1950' de Demokrat Parti'nin iktidara gelmesiyle birlikte Türkiye'ye liberal ekonomi geldi. Denizcilikte devlet tekeli gevşedi, özel sektörün önü açıldı.
Bu defa Denizcilik Bankası Türk Anonim Ortaklığı kuruldu. Yusuf Ziya Öniş tekrar Genel Müdür tayin edildi. Tayin sebebi Celal Bayar ile olan yakın ilişkisi idi. Aynı dönemde ABD’den ciddi miktarda “kredi ! ile” eski hurda gemi ithal edildi…
Yazı konumuz olan Üsküdar vapuru ise, İstanbul Boğazı’ndan emekli olunca İzmit - Gölcük – Karamürsel hattında yolcu taşımaya başladı; bu işten anlayanlar, yazılı ve sözlü olarak Demokrat Parti hükümetine, bu “nehir” vapurunun bu sularda çalışamayacağını can emniyeti olmadığını bildirdiler.
Kimse dinlemedi, bankaya gelir lazımdı; Üsküdar 26 kasım 1953 ‘de ilk seferini yaptı. 4 yıl şansı uygun gitti; 1 Mart 1958’de 398 insanımızı, anneannemi ve teyzemi beraberinde götürerek Battı….
Haftaya günümüz de neler oluyor??