“Çerçeve Yasa” geçmeden Bay Kemal’e unuttuğu bir konu hatırlatmak isterim.

“CHP’yi aklayacaktın; yaşımız icabı unutmuş olabilirsin; Sahte üye kaydedip (belki de sen dahil!!) halkı kandırmağa çalışmak, kanunda suç değil, ancak bizim toplumda sahtekarlık sayılmıyor mu? İstanbul kayyumunun bu sahtekarlığı için ne yapacaksın? Ağzına biber mi süreceksin? ”

Gelelim Kürt kardeşlerimize; Yasa çıktı; Kadim bir çocukluk dostum, ilk yazıma kritik yazmıştı; Ez cümle “Türk Aydını senelerce Kürt varlığını karşılıklı bir kademeli ödün verme olduğunu anlamadı!! Bundan sonrada anlayacağını sanmıyorum..” diyor. Haklıdır; ancak konu bu değil..

Bence hala Lord Curzon ile uğraşıyoruz. Modern çağlarda uyanık İngilizler, Tom Barrack’ı Lord Curzon yapmış, fark bu..

Ben de dostuma cevap yazacaktım. Ümidim “Çerçeve Yasa” kapsamında inceleyip cevaplamaktı.

Yasanın adı “MİLLİ DAYANIŞMA VE TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞMENİN GÜÇLENDİRİLMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ

Bu başlık, siyasetten uzak duran vatandaşlar için, göz yaşartıcı bir milliyet duygusu kabartıyor; biraz siyaset bilenler için tam bir algı yaratma operasyonu.

Çünkü; başlıktan sonra göz yaşlarını silip! okumaya başlıyorsun; 1. Maddeden itibaren; PKK, KCK ve bağlı bütün oluşumlardaki gelmiş geçmiş tüm militanlara, silah bırakınca ne yapılacak anlatıyor.. Başka bir şey yok?

Her kim yazmışsa, bir yerden kopyala/yapıştır yapmış; Ceza hukuku nasıl baypas edilecek onu anlatıyor. Ya da aklımın ermediği başka bir şey var.

Niye diye sorarsın değil mi? Bu kimseler (9000 kişiymişler) sadece silah bırakacak; Niye eline silah aldın kardeş? diye sormak yok; almış işte!! Sen Devletsin, Karşında adı bile sahte bir kâtil güruhu var! Sen bize bunlar kim yıllardır anlattın!

Böyle bir “adalet tuhaflığı” sadece millet isterse yapılabilir. “TOPLUMSAL” iş yapıyorum diyorsan; Millete soracaksın;

2023 ’de 64 milyon kayıtlı seçmenin 56 milyonu oy kullanmış. Sen İktidar olarak (AKP - MHP) 25 milyon oy almışsın. Yani, 31 milyon seni istememiş.. Çoğunluk bile olamamışsın. “Beni seçin, PKK’lıları salacağım” diye parti programına yazmış olsa idin aldığın oyun yarısını da alamazdın.

Böylesine hayati bir konuda medeni ülkelerde Plebisit, (halk oylaması) yapılır.

Eğer bu “içinde ne olduğu görülmeyen çerçeve” ile sayıca büyük ikinci etnik gurup olan Kürtlere, Kalabalıklar diye özel bir takım haklar tanınırsa; ve eğer demokrasiye inanıyorsak; Bırak Milyonlarca Laz’ı, Çerkez’i, Boşnak’ı, sayıları ancak binler ile ifade edilen mesela 37 bin Oset, 28 bin Süryani, 14 bin Rum, 13 bin Musevi; hatta 300 kişi olan Keldani’lere haksızlık edilmiş olmayacak mı??

600 yıl beraber yaşamış Anadolu halkının önüne Atatürk denilen bir önder düştü; O dönemin “tek kişi ya da aile yönetimli ülkeler” ve “lordlar, Şıhlar, Ağalar” miadını doldurmuştu. "Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik" (Liberté, égalité, fraternité) ilkesi muasır medeniyette yer bulmuş, “demokrasi” sistemi benimsenmişti..

İşte Atatürk, bizzat Halkın adını TÜRKİYE CUMHURİYETİ koyduğu yönetim sisteminin kurulmasına önderlik edip, öncelik ile Kürt kardeşlerimizi “Marabalıktan” kurtarıp eşit vatandaş yaptı..

Hadi yap şu Plebisiti de gör bakalım;

Bu ülkenin ister Kürt, ister Türk, ister Laz, ister Çerkez orijinli vatandaşı senin “demokrasi” anlayışına ne diyor…