Yolunuz bir gün olur da İzmir tarafından Ayvalık’a düşerse, Sarımsaklı’ya varmadan önce sağınıza bakmayı unutmayın! Zeytin ağaçlarının önündeki o geniş tuz üretilen alanda mercan pembe renkli flamingoları görürseniz, artık yalnızca pembelerini değil, arkalarında bıraktıkları yüzlerce yıllık Ayvalık hikâyesini de göreceksiniz.
İzmir yönünden Ayvalık’a gelirken, yolun sağ tarafında zeytin ormanlarının hemen önünde, yol boyunca uzanan geniş bir alan karşılar sizi: Ayvalık Tuzlası. Mevsimine göre yüzlerce flamingonun beslendiği, dinlendiği, kanat çırptığı bu alan, kente daha girişte insana adeta bir görsel şölen sunar. Hele deniz suyu henüz tuza dönüşmemiş, havuzlar maviliğini koruyorsa, suyun mavisiyle flamingoların pembesi yan yana gelir ve ortaya Ayvalık’a yakışan eşsiz bir manzara çıkar.
Flamingoların renkleri de tek bir tondan ibaret değildir. Yaşlarına, beslenme düzenlerine ve tüylerinin yapısına göre pürüzsüz pembe, somon, şeftali ve alaz kırmızısına kadar uzanan zengin bir renk paletine sahiptirler. Vücutlarını kaplayan ana renk, yumuşak mercan pembesi ile sıcak somon tonlarının karışımıdır. Bu renk, beslenmelerindeki karides ve alglerde bulunan karotenoid pigmentlerinden kaynaklanır. Yeterince iyi beslenen sağlıklı bir flamingonun pembesi, güneş altında neredeyse neon bir parlaklığa bile ulaşabilir.
Üstelik flamingolar pembe doğmaz.
Yeni doğan yavrular, duman grisi ve kirli beyaz tüylerden oluşan küçük birer yumak gibidir. Zaman içinde beslenmeleriyle birlikte tüyleri önce mat gri-beyaza, ardından yetişkinliğe doğru o bildiğimiz canlı pembe tonlarına dönüşür. İşte insan, yol boyunca bu güzelliklerden gözünü alamaz.
Gelelim flamingoları barındıran Tuzla’nın hikayesine; üretim Osmanlı’ya kadar gidiyor.
Bugün Tuzla Yeri olarak anılan Ayvalık Tuzlası'nın hikâyesi ise yalnızca flamingolardan ve doğal güzelliklerden ibaret değil. Bu hikâyenin kökleri oldukça eskilere, Osmanlı dönemine kadar uzanıyor. Tuzlalar özelleştirilmeden önce Tekel tarafından işletiliyordu. Ancak daha geriye, arşivlere ve eski kaynaklara doğru uzandığımızda, Ayvalık Tuzlası'nın geçmişinin 1500'lü yılların başlarına kadar gittiğini görüyoruz. Dolayısıyla bugün Ayvalık’ta varlığını sürdüren bu alanı, bir anlamda Osmanlı dönemi Ayvalık’ından günümüze kalan miraslardan biri olarak değerlendirmek mümkün.
Türkiye’nin farklı bölgelerinde kaya, kaynak, göl ve deniz tuzlaları bulunuyor. Günümüz Türkiye sınırları içerisinde toplam 78 tuzlanın adı geçerken, deniz tuzu üretimi yapılan iki önemli alandan birinin Ayvalık’ta bulunması ise kentin geçmişteki ekonomik ve ticari önemine ilişkin önemli ipuçları veriyor.

Tuzla yalnızca tuzdan ibaret değil
Her yerde tuzla kurulup üretim yapılabileceğini düşünmek büyük bir yanılgı. Verimli bir tuzla işletmesi için birbirinden farklı ve özel koşulların aynı yerde buluşması gerekiyor. Eğimi az, geniş alanlar; tuzlu su geçirgenliği düşük bir alt tabaka; düşük yağış miktarı; yüksek net buharlaşma; sürekli kurutucu rüzgârlar ve pazara yakınlık. Ayvalık Tuzlası, bütün bu koşulların bir araya geldiği ender alanlardan biri. Üstelik yapılan bilimsel araştırmalar da tuzlanın doğal yapısına ilişkin önemli bilgiler ortaya koyuyor. 2009-2010 yıllarında tuzla kenarında doğal olarak yetişen Halimione portulacoides adlı bitki üzerinde yapılan ağır metal incelemeleri, bölgenin oldukça temiz bir alana sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Karakol binası, depolar ve 20 bin tonluk üretim
1960’lı yıllara ait haritalarda, tuzlanın deniz kıyısında bulunan bir yapı “Karakol Binası” olarak işaretlenmiş. Bu yapının hem tuzlayı kontrol etmek hem de gümrük işlemleri açısından kullanıldığı düşünülüyor. Aynı bölgede tuz depolarının da bulunduğu biliniyor. Uzun süre boş kalan Ayvalık Tuzlası, 1982 yılında havuz sisteminin yenilenmesiyle yeniden üretime başladı. Yaz aylarında gerçekleştirilen buharlaştırmanın ardından, deneme üretimi olarak yaklaşık 12 bin ton tuz hasadı yapıldı. 1986 yılında Tekel’e bağlı Ayvalık Tuzla İşletme Müdürlüğü olarak üretimini sürdüren tesis, 1990’lı yılların başında yıllık ortalama 20 bin ton tuz üretir hale geldi.
Ve ardından gelen özelleştirme…
Ayvalık Tuzlaları, 2010 yılında yapılan girişimle özelleştirildi.
Ayvalık’ın unutulan diğer tuzlaları
Ayvalık’ta bugün tuz üretimi yapılmayan, ancak yerleri ve geçmişleri bilinen başka tuzlalar da var.
Sarımsaklı Eğribucak Burnu’nda bulunan Badavut Tuzlası (1868-1920), Büyük Maden Adası’ndaki (Pirgos) Büyük Tuzla, Balık Adası Tuzlası ve Hasır Adası Tuzlası bunlardan bazıları. Osmanlı Devleti arşivlerine göre 20. yüzyılın başlarında bölgede yıllık yaklaşık 20 bin ton tuz üretildiği biliniyor. 1886 tarihli bir belge ise Cunda, yani o günkü adıyla Yunda Adası’nda yetiştirilen tuzların saklanması için önemli bir ayrıntıyı ortaya koyuyor. Rum tüccar Andriya Hacı Apostol adına bir tuz deposu inşa edilmiş ve bu yapı bölgenin tuz stoklarının depolanmasında kullanılmış. Bu belgeler bize yalnızca tuzun nasıl üretildiğini ya da nerede depolandığını anlatmıyor. Aynı zamanda Ayvalık’ın geçmişteki ekonomik hayatına dair önemli ipuçları da veriyor.
Tuz, zeytin ve balık…
Ayvalık’ın adalarında ve kıyı hattında çok sayıda tuzlanın bulunması ve bunların uzun yıllar kullanılması tesadüf olmasa gerek. Bölgenin zeytinciliğinin gelişmişliği, balıkçılığın yaygınlığı ve deniz ürünlerinin salamura edilerek saklanması, tuza olan ihtiyacı artırmış olmalı. Üretilen ürünlerin deniz ve kara yoluyla başka bölgelere ve ülkelere gönderilmesi de tuzun Ayvalık ekonomisindeki önemini artırmış. Belki de bu nedenle, Ayvalık’ın birçok noktasında yüzyıllar boyunca tuzla kuruldu, tuz üretildi, depolar yapıldı ve tuz ticareti sürdü. Bugün ise o hareketli geçmişten geriye, kimi yerde yalnızca izler kaldı. Bir zamanlar ekonominin önemli unsurlarından biri olan tuzlalar, bugün başka bir hikâyenin kahramanları… Tuzun değil, doğanın ve hafızanın hikâyesini anlatıyorlar. Yolunuz bir gün İzmir tarafından Ayvalık’a düşerse, sağınıza bakmayı unutmayın. Zeytin ağaçlarının önündeki o geniş alanda flamingoları görürseniz, artık yalnızca pembelerini değil, arkalarında bıraktıkları yüzlerce yıllık Ayvalık hikâyesini de göreceksiniz.
Tuzlanın diğer sakinleri: Flamingolar
Ayvalık Tuzlası’nı yalnızca geçmişteki tuz üretimi açısından değerlendirmek ise büyük eksiklik olur. Burası aynı zamanda çok önemli bir doğal yaşam alanı. Ayvalık Adaları Tabiat Parkı’nda kış aylarında düzenli olarak gerçekleştirilen Kış Ortası Su Kuşu Sayımları dışında bölgede kapsamlı bir koruma faaliyetinin bulunmaması ise ayrıca üzerinde düşünülmesi gereken bir konu. Tabiat Parkı’nın yakınında bulunan Ayvalık Tuzlası ile kuzeyinde kalan sulak çayır alanları, özellikle kış aylarında bölgeyi kullanan flamingolar (Phoenicopterus roseus) açısından büyük önem taşıyor. Yani yoldan geçerken gördüğümüz o pembe kalabalık yalnızca güzel bir manzara değil. Onlar, Ayvalık’ın doğal yaşam zincirinin önemli halkalarından biri.

Badavut Tuzlası, kesin korunacak hassas alan
Osmanlı arşiv belgelerine göre Sarımsaklı’nın batı ucunda, Eğribucak Burnu ile Badavut sahili arasında kalan düzlük lagün alanında yer alan Badavut Tuzlası, 1868 ile 1920 yılları arasında aktif olarak deniz tuzu üretimi amacıyla işletilmiş. Badavut’ta üretilen tuz, o dönem yalnızca sofralık olarak kullanılmamış; Ayvalık ve Cunda’nın temel geçim kaynağı olan zeytin salamurası (zeytinyağı/zeytin işleme) ve deniz ürünlerinin tuzlanarak ihracata hazırlanması süreçlerinde kritik rol oynamış. Ayvalık kıyı hattı, Osmanlı döneminde Batı Anadolu’nun en önemli deniz tuzlası merkezlerinden biriymiş. Badavut Tuzlası; Hasır Adası, Büyük Maden Adası (Pirgos) ve Cunda’daki tuz depoları ağıyla entegre biçimde çalışmaktaymış. Üretim durduktan sonra lagünde oluşan yüksek tuzlu su habitatı, tuz karidesi (Artemia salina) ve mikroalglerin çoğalmasına imkân tanımış. Bu biyokütle, her yıl sonbahar ve kış aylarında alana gelen flamingolar (Phoenicopterus roseus) için temel besin kaynağı olmuş. 2019 yılında alınan kararla alan, üzerindeki kıyı kumulu ve taş ocakları izleriyle birlikte "Kesin Korunacak Hassas Alan" tescili almış.
KAYNAKÇA
Taylan Köken, Ayvalık Tuzlaları, Ayda Bir Ayvalık, Mayıs 2018.
E. Yalçın – M. E. Ertem, Deniz Tuzlarının Türkiye Tuz Potansiyelindeki Yeri, 1997.
Filiz Yıldırım, 15-16. Yüzyıllarda Tuna Havzasında Tuzlalar ve Tuz Hukuku, 2014.
Prof. Dr. Zeki Arıkan, Midilli-İstanbul Arasındaki Zeytinyağı Ticareti.
Yılmaz Özbay – Ramazan Tezcan, Ayvalık Salt Works, 1989.
Murat Kılıç, Ayvalık Tuzlası Bitkileri ve Toprağında Ağır Metal Düzeylerinin Belirlenmesi, 2012.
Doç. Dr. Lütfı Güçer, 15-17. Asırlarda Osmanlı İmparatorluğu’nda Tuz İnhisarı ve Tuzlaların İşletme Nizamı, 1963.
Ömer Erdem, Dünden Bugüne Altınova, 1999.
H. Sercan Sağlam, The Abandoned 19th-20th c. Rural Architectural Heritage of Ayvalık, 2021.