Eskiden bazı şeyler ayıptı.
Her şey söylenmezdi.
Her şey paylaşılmazdı.
Her şey gösterilmezdi.
Şimdi?
Ayıp olan hiçbir şey yok.
Ama garip olan çok şey var.
İnsanlar en özel anlarını bile sergiliyor,
ama en basit duygularını saklıyor.
Sevdiğini söyleyemeyen adam,
hikâyede aşk dersi veriyor.
Yalnızlıktan şikâyet eden kadın,
kalabalık fotoğraflarla dolu.
Kimse olduğu gibi değil,
herkes olmak istediği gibi görünüyor.
Ama şöyle bir çelişki var:
Herkes kendini gösterdikçe,
kimse gerçekten görünmüyor.
Çünkü samimiyet kayboldu.
Eskiden bir insanın yüzüne bakınca
ne hissettiğini anlardın.
Şimdi profiline bakıyorsun,
ne sakladığını anlamaya çalışıyorsun.
Ayıp dediğimiz şey aslında bir sınırdı.
Bir edep çizgisiydi.
O çizgi kalkınca özgürleşmedik,
savunmasız kaldık.
Her şey ortada ama hiçbir şey gerçek değil.
Belki de sorun şu:
Biz ayıplardan kurtulduk sandık,
ama utanmayı kaybettik.
Oysa insanı insan yapan biraz da
utanabilmesidir.
Şimdi sormak lazım:
Hiçbir şeyden utanmayan bir toplum,
her şeyi yapabilir mi?
Asıl korkutucu olan da bu.