En büyük sömürü ?

İnsanın cebinden alınan değil,

Duygularından alınandır …

Yani,

Duygu sömürüsüdür …

Hele de bu sömürü,

Halka ait ise,

İşte o zaman “ sömürünün daniskası “ işlenmiş olur …

***

Halkın,

Duygularını sömürürsen !

Korkusunu büyütür,

Umudunu pazarlarsın…

Acısını hatırlatır,

Öfkesini yönlendirirsin …

Oysa !

Halkın,

Sevgisi

Acısı

Umudu

Kimsenin kullanım malı değildir …

***

Halkın acısını,

Siyasete…

Umudunu,

Çıkara dönüştürenler…

En ağır vicdani sömürüde boğulurlar …

Bir halkın,

Duygularını sömürmek kolaydır…

Zor olan ?

O halkın güvenini yeniden kazanabilmektir …

Korkuyla,

Yönetilen kalabalıklar susabilirler …

Ama !

Sömürülen vicdanların sessizliği,

Bir gün mutlaka konuşur …

***

Toplumun,

Duygularını sömürüp pazarlayanlar,

Yalnızca bugünü değil,

Yarına olan inançları da tüketirler …

Bu yüzden,

Halkın duygularıyla oynayanlar,

Bir gün mutlaka,

Kendi kurdukları oyunun içinde kaybolurlar …

***

Dün TBMM’de oylanan,

Çerçeve yasaya gelince !? …

Dünyanın …

Hangi coğrafyasından,

Hangi ırkından,

Hangi inanç grubundan

Olursak olalım …

Hiç biri insan önceliği olmamalı…

Öncelik ?

İnsan olmak, insan olabilmektir …

Bana göre,

En kutsal iki kelime var ?

Sevgi ve barış …

Çerçeve yasaya buradan bakınca ?

Uluslararası emperyalist planlara,

Ait olmadan…

Halkın duygularını sömürüp,

Siyasete alet etmeden…

Yukarıdaki iki kutsal kelime hayata geçecekse !

Yani,

Sevgi ve barış …

Yasaya evet …

Tersi olacaksa,

Yasaya hayır …