Yaşına mı ?

Yaşadıklarına mı bakayım ?

Ne tuhaf !

İnsanlar,

Takvim yapraklarındaki yaş sayısını karakter sanıyor …

Oysa !

Yaş,

Zamanın insana attığı imzadır…

Karakter ise,

İnsanın zamana attığı imza …

***

Ne acıdır ki !

Çoğu insan,

Yaş aldıkça olgunlaşamaz - bilgeleşemez…

Sadece,

Doğum tarihini günceller …

Özlenen insanı,

Değerlendirecek olursak…

Kaç yaşında,

Olduğuna değil…

Kaç hayatı incitmeden,

Kaç gönüle dokunarak yaşadığına bakalım …

***

Sonuçta …

Demek ki,

İnsana bakacaksak ?

Nüfus cüzdanına değil,

Geride bıraktığı,

Vicdanına

Duruşuna

İzlerine

Bakacağız - bakmalıyız …

Yaş,

Takvimin insana verdiği ünvan,

Yaşanmışlık ise,

Karakterin hak ettiği makamdır …

Kısaca ve özde,

İnsana,

İnsanca bakabilen,

Yüzlere

Gözlere

Kalplere

Bakabilenlerle bakalım …

***

İnsanın,

Nesine bakayım derken…

Ülkemde,

Bakmadan geçemeyeceğim,

İnsanları hatırladım ?…

Liderlikte,

Deha Atatürk …

Şiirde,

Nazım Hikmet - Bedri Rahmi Eyüboğlu - Sabahattin Ali …

Musikide,

Zeki Müren…

Edebiyatta,

Yaşar Kemal - Fakir Baykurt …

Gazetecilikte,

Uğur Mumcu …

Ve daha,

Unutulmayan- unutulmayacak,

Onlarcası …