Çok garip değil mi ?
Toplumların en “ ucuz “ teşhisi hep aynıdır?
Deli- deli - deli …
Yeni bir fikir mi söyledin ?
Deli…
Eski düzeni mi sorguladın ?
Deli…
Alkışlanan yanlışa itiraz mı ettin ?
Deli …
Oysa tarih !
Deli denilen insanların,
Açtığı yollarda yürüyen “ akıllılarla “ doludur …
Örneğin ?
Isaac Newton
Jean- Jacgues Rousseeau
Friedrich Nietzsche
Blaise Pascal
Ömer Hayyam
Neyzen Tevfik
Nefi
Bekri Mustafa
HHH
Deli hastanesinin psikiyatrisi,
Dr. Mazhar Osman Atatürk’le görüşürken,
- Atatürk,
Osman Bey bu delilik nasıl bir şey ?
- Mazhar Osman,
Paşam az da olsa herkeste biraz var …
- Atatürk,
Ne demek istiyorsun?
Bende de mi var ?
- Mazhar Osman,
Ohooo !…
Siz de herkesten beteri var ?
İçeride ve dışarıda,
Dört iklim yedi cihana kafa tutmak akıllı adamın işi mi ?
Atatürk ise,
Dakikalarca güler …
Asıl ironi ?
Akıl hastanesini kuran doktor,
Deliliği anlatıyor…
Devrimci bir lider,
Kahkahalarla dinliyor…
Çünkü !
Bazen insan,
Anlatılan belirtilerden çok,
Onları mutlak doğru sayan ciddiyete güler…
HHH
Bugün de,
Değişen bir şey yok !…
Birileri,
Düşünene deli derken…
Birileri,
Sorgulayana deli derken…
Birileri de,
Susana akıllı diyor…
Sonra zaman geçiyor…
Deli denilenler,
Kitaplara geçiyor …
Akıllı denilenler,
Dipnot bile olamıyor …
Çünkü akıl,
Kendini kutsayanlarda değil,
Kendine gülenlerde yaşar …
Tıpkı,
Deli doktorunun anlattığı,
Atatürk’ün güldüğü gibi …
Bugün hala,
Teşhis koyan çok …
Aynaya bakan yok …