Trump’ın Venezuela Devlet Başkanı Maduro’yu “bir askeri operasyonla” kaçırması, diplomatik ifadeyle ABD’yi “rogue state” (haydut devlet) sınıfına sokar mı?

Bence bu operasyonun tam da adı budur; eşkıyalık !

Trump, dünyaya kafa tutuyor. Ve diyor ki; dünyada bir biz varız, bir de diğerleri. Rusya, Çin, İngiltere, Fransa ve hepsi bir arada... Hiç önemli değil. Hepiniz bu “öteki sınıf”a dahilsiniz.

*

Dolayısıyla; eğer güçlüysen ve bir dünya devleti isen Trump’ın yaptığına kayıtsız kalamazsın. Bu oldu bittiye tepki göstermemek ya da ses çıkarmamak, resmen “ABD mandası”nı kabul etmek demektir. Bu da mevcut fiili durumu, hukuki yapı olarak kabullenmek anlamına gelir.

Bu bağlamda Türkiye; uluslararası hukukun gereği Venezuela halkının yanında olmalıdır. Ayrıca, Latin Amerika ülkelerinin bir çoğu, bağımsızlık mücadelelerinde Atatürk'ten ilham almıştır.

Venezuela’nın başkenti Caracas’ın en büyük meydanının ortasında kocaman bir Atatürk büstü vardır. Ve Venezuela, “Sümerbank Nazilli Basma Fabrikası”nı örnek olarak, oradaki “sosyo-ekonomik” sistemi “Atatürk modeli fabrika” adı altında kendi ülkesinde uygulamıştır.

Aynı şekilde Küba’da da öyledir... Fidel Castro, Atatürk’ten esinlendiğini bir çok konuşmasında dile getirmiştir. Havana’da da Atatürk heykeli vardır.

Hal böyleyken; Türkiye’nin “Venezuela’ya dönük” bu “eşkıyalığa” sessiz kalması ya da isim zikretmeden “yasak savan” bir anlayışla “kemküm” etmesinin hiçbir kıymet-i harbiyesi olmaz.

Mısır’da Mursi’ye sahip çıkıyorsan, Venezuela’da da Maduro’ya sahip çıkacaksın. Korkmayacak, pasif kalmayacaksın. Gerçek anlamda evrensel demokrasi ve insan hakları ile hukuka inanıyorsan, ezenin değil, ezilenin yanında olacaksın. Amasız, fakatsız, katıksız ve kıvırmadan...