Yeni bir yol açmak !

CHP’de yaşanan kaosun ortadan kalkması için, Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin başlattığı “olağan kongre” takvimi, çözüm olur mu?

Bu sorunun yanıtına irdelemeden önce; CHP’nin seçimlere girip giremeyeceği konusundaki tartışmaya bir göz atalım… Bir tarihler, “yurt dışına seçim sistemi ihraç eden hukukçu diye bilinen” eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’e sordum…

Hikmet Sami Hoca; “butlan kararı”nın tamamen hukuk dışı olduğunu söyledi. Yani geçerli değil… Ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun “tedbiren” CHP Genel Başkanlığı’na atandığına dikkat çekerek dedi ki;

“Kemal Bey’in yapması gereken, partiyi en kısa zamanda olağanüstü kurultay’a götürmektir. Seçilmiş bir genel başkan gibi yetki kullanamaz. Ayrıca, tüzük gereği; 830 delegenin noter onaylı imza koyduğu “olağanüstü kurultay” çağrısını vakit geçirmeksizin yerine getirme zorundadır. Hal böyleyken, CHP’nin seçimlere katılıp katılamayacağını tartışmak doğru değildir.”

Türk’e göre; şu anda “atama CHP yönetimi” nin yaptığı tüm tasarruf ve uygulamaların, yasa, tüzük ve yönetmelikler dışı olduğunun altını çizdi.

***

CHP’nin seçilmiş 1.200 kurultay delegesi var… Buna ek olarak doğal delegelerle kurultayda toplam oy kullanacak delege sayısı 1.368…

Ve CHP tüzüğünün 48’inci maddesi “Olağanüstü Kurultay” için şöyle der:

“Genel Başkan; doğrudan ya da Parti Meclisinin kararı ya da kurultay üye tamsayısının beşte birinin on beş günlük süre içinde noterden onaylı imzaları ile yaptıkları başvuru üzerine olağanüstü kurultayı toplantıya çağırır. (…)

Olağanüstü kurultayın gündemi, isteyenlerce düzenlenir. Üyelerin başvurusunun aynı (ortak) gündemle yapılması gerekir. Olağanüstü kurultayda gündemden başka bir konu görüşülemez. Seçim yapılamaz. Ancak Genel Başkan gündeme seçim maddesi koyabilir.

Olağanüstü kurultay isteminde bulunan kurultay üyelerinin sayısı üye tamsayısının salt çoğunluğunu sağlıyor ise gündeme, güvenoyu ve seçim maddesi konulabilir.

Olağanüstü kurultay, en az on beş (15) gün önce ilgililere duyurulmak koşuluyla en geç kırk beş (45) gün içinde yapılır.”

Peki, hal böyleyken Kılıçdaroğlu; “830 delegenin imzasına rağmen” olağanüstü kurultay çağrısını “tavan arasına” saklayıp, olağan kongre takvimini işletilerek CHP içindeki krizi aşabilir mi?

Hiç sanmıyorum… Zira, seçilmiş genel başkan Özgür Özel ve arkadaşları, Kılıçdaroğlu yönetiminin, partide tasfiyeye gideceğine kesin gözüyle bakıyor. Öylesine ki mahalle delege seçimlerinde bile “sandık kurmayacaklarına, delege listelerini kendilerinin yazacağı” na inanıyorlar. Dolayısıyla, taraflar arasındaki “güven bunalımı” tavan yapmış durumda.

Büyük laf etmiş olmayayım ama tespitim odur ki; CHP’de yaşanan kaos, parti bütünlüğüne “onarımı imkansız” bir darbe vurmuş durumda. Ve Özgür Özel ile arkadaşları, partiden ayrılıp “yeni bir yol açma” ya daha yakın. Partide kalmaları, ayrılmalarından daha zor. Yine de kesin konuşmamak lazım. Temmuz sonuna kadar zaman var. Bekleyip göreceğiz.