CHP ile ilgili “mutlak butlan” kararına itirazın akıbeti ne olacak? Yargıtay’dan nasıl bir karar çıkacak? Bu karar onaylanırsa ne olacak, iptal edilirse siyasette neler yaşanacak?

En önemli ayrıntı ise “CHP’nin başına çorap ören dava” yasaya göre mi değerlendirilecek, hukuka göre mi?

Bilindiği gibi; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 21 Mayıs 2026 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin 3 yıl önce yaptığı (4-5 Kasım 2023) 38. Olağan Kurultayı'na yönelik açılan iptal davasında, kurultay seçimlerini ve alınan tüm kararları bütünüyle geçersiz sayan "mutlak butlan" kararı verdi. Ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu yönetimini göreve atadı… Hal öyle olunca ortalık karıştı… Kemal Bey, “bütün yetkileri kullanmasına rağmen” yeterli sayının çok üzerindeki delegenin “olağanüstü kurultay” talebini işleme koymadı. Bu arada görevdeki PM, istifalarla düştü. Kılıçdaroğlu yönetimi, 50’nin üzerinde il örgütünü görevden aldı. Parti içerisinden büyük bir erozyon yaşandı. Kopmalar oldu. Nihayetinde 3 yıl içerisinde 4 kez seçilmiş genel başkan olan Özgür Özel ile birlikte 91 milletvekili arkadaşı CHP’den ayrılarak, Yeni Parti’yi kurdu. CHP’nin TBMM’deki “Ana muhalefet” görevi uzun yıllar sonra sona erdi. Ana muhalefet yeni kurulan parti oldu…

Bütün bu anlattıklarım herkesin gözü önünde yaşandı…

Gelelim; yukarıda açtığım soruya… Gerçekten Yargıtay, 3 Ekim 2026 tarihinde görüşeceği “mutlak butlan” davasını hangi kriterlere göre değerlendirecek? Yasalara göre mi yoksa hukuka göre mi?

Çok doğaldır ki mantık; “Yargıtay, uygulamaların daha çok hukuki boyutunu inceler” görüşünü çağrıştırır. Dayanağı ise Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sında belirtilen “hukuk devleti” ilkesidir. Ve Anayasa Mahkemesi de Yargıtay da tüm yasaları bu çerçevede değerlendirir.

Bu bağlamda, Yargıtay’ın işi kolay değil… Yargıtay; ya siyasi iradenin dayatmalarına boyun eğip yasayı önceleyecek ya da “Yeter artık! Biz hukuk adamıyız ve bir onurumuz var. Bu karar hukuka uygun değil” deyip kararı bozacak. Ki Türkiye Cumhuriyeti yasa değil, hukuk devletidir. Ne Suudi Arabistan’dır ne de İran…

Peki o zaman ne olacak?

Kanımca; Yargıtay, itirazı reddedip “mutlak butlan”a yol verirse çok fazla değişen bir şey olmayacak. Mevcut fiili durum devam edecek. Kılıçdaroğlu, CHP’yi yeni bir “seçim takvimi ile” kurultaya götürür mü ya da ne zaman götürür.. Bu onun bileceği iş…Yeni Parti, yeni umutlarla yoluna devam eder…

Yok eğer, Yargıtay itirazı yerinde bulup, “mutlak butlan”ı iptal eder de Özgür Özel yönetimini “meşru ve hukukidir” kararı verirse ne olur? Özgür Özel ve arkadaşları “Baba ocağı”na döner mi? Hadi döndü diyelim; Kemal Bey ve arkadaşları ne yapar? Bir arada olabilirler mi? Sorular, sorular, sorular…

Sanırım bütün bu soruların yanıtlarını önümüzdeki ekim ayı içerisinde hep beraber görecek ve yaşayacağız. İç politikada taşların nasıl oynadığını ve nasıl yerleştiğini o zaman anlayacağız. Bunun içindir ki gerçekten Yargıtay’ın işi zor.