Neden,
Millet ve seçtiği siyasetçinin arasına,
Keçiyi soktun diyeniniz olacaktır elbette …

Sebebi basit ?…

Çünkü !

Üçünün de ortak özelliği ?

Yanlışlar karşısında “ İNAT “ ile yaşamayı içselleştirmeleridir …

***

O halde,
Önce keçiden başlayayım …

Keçiyle inatlaşılmaz…

Çünkü keçi !
Uçurumun kenarında bile olsa,
“ ben bilirim,ben doğru yoldayım “ der …

Bu yüzden,
Keçiyle inatlaşmak,
Aklı değil, inadı yarıştırmaktır …

***

Gelelim “ siyasetçiye “

Siyasetçilerin çoğunluğu da,
Keçiyi aratmazlar …

Gerçeği görür,
Kabul etmez…
Kaybettiğini görür,
Geri adım atmaz…

Böylesi siyasetçilerde…

Doğruyu bulmak değil,
Haklı görünme “ hastalığı “ vardır…

Yani,
Koltuk bunların altında değil,
Akıllarının üstünde oturur …

***

Millet mi ?…

Neredeyse,
Herkes “ düzenden “ şikayetçi …

Herkes,
Mağdur …
Ama nedense?
Herkes başkalarını suçluyor…

Hiç kimse,
Hiç bir şeyden “ sorumlu “ değil …

Kimse …
Bu düzen,
Neden böyle?
Ben bu düzenin neresindeyim?
Düşünüp,
Sormuyor - sorgulamıyor …

O zaman,
Bu üçlü arasında,
Suçlu hep başkalarıysa !…

Herkes,
Kendini “ kendi inadına göre “ aklamaya çalışırsa !…

Ülkenin kirini,
Kim paklayacak ki ?…

***

Sonuçta …

İnat uğruna oluşturulan,
Yaşam biçimleri…

Güçlerini,
Cehalet üzerine kurulmuş toplumlardan almaktadırlar …

İster,
Keçi olsun…
İster,
Siyasetçi olsun…
İster,
Milletin kendisi olsun…

Durum,
Değişmeyecektir …

***

Asıl mesele ise ?

Akıl,
Her savaşı kazanmak değildir …

Gereksiz savaştan,
Zamanında çıkabilmektir …

Çıkabilmek içinse ?

Aklın,

İnat karşısında,
Frene basmaktan vazgeçmesinden geçer…

Bu geçiş,
Cehaletten kurtulmanın,
Yolu olacaktır …

Yolu boyunca…

Bilim,
Sanat,
Düşünce,
Ön planda oldukça,
İnat ve cehalet yolun arkasında kalacaktır…