İftira,

Gerçeğin mezarına atılan taşı andırır …

İftirayı atan,

Bilerek ve isteyerek atar mı derseniz ?

İşte ona da,

Depresyon modelleri cevap verir …

Kıskançlık,

Çekememezlik,

İntikam duygusu,

Öfke,

İçerir …

Çünkü !

Psikolojik anlamda,

Sosyal ve kişisel sorunlarıyla çıkmazda debelenir …

İftira dedikodusu yayılır…

Hüküm verilir…

İftira atılan,

Kendini anlatamadan gönüllerde mahkum edilir…

***

Peki !

İftirayı kim büyütür ?

İftira atan mı ?

Sorgulamadan paylaşan mı ?

Susarak onaylayan mı ? …

Eeee !!!!

Ne diyeyim ?

Maalesef,

Yeri geldiğinde hepsi …

Yani,

Toplumsal çürümeye yüz tutunmuş,

Her yerde, herkes …

İşin ilginç ve acı yanı ise !?

İftira atan,

Kanıt istemez…

Dinleyen de,

Gerçeği beklemez …

***

Oysa !

Toplumun ahlak namusu,

Başkasının namusu konuşulurken değil,

Kendi “ dilini “ denetlerken belli olur …

***

Sonuçta !

İftirayı atan,

Kötü vicdan kadar …

Araştırmadan hüküm veren,

Vicdanı da sorgulamak gerekmez mi ?…

İftiramsı söylemlerle …

Günlük yaşamı,

Zevk edinenlerin çoğunluğu,

Gün be gün hızla artmaya devam ediyor …

***

İftirayı …

Kirli bir dil,

Söylüyor …

Temiz bir hayat,

Darbe alıp,

Yok oluyor …