Adalet …

Toplumların,

Temel taşı …

Güçlünün,

Sınavı …

Güçsüzün,

Rüyası, hülyası,

Gıdası, geleceği …

***

Oysa günümüzde …

Adalet,

Zayıflara anlatılan “ masaldan “ ibaret …

Masalın,

Yazarı,

Yargıcı,

Kahramanı ise,

Güçlülerden ibaret …

Adalet,

Güçlülere dokunmuyorsa !? …

Hukuk,

Güçsüzlere yetişemiyorsa !?…

Devletler,

Gölgeden ibaret değil midir ?…

***

Güçlüler tarafından,

Anlatılan adalet masalında …

Kimine,

Suç …

Kimine,

Ceza…

Kimine,

Ayrıcalık…

Kimine de,

Dokunulmazlık …

Başta doğasal olaylar,

Olmak üzere …

Kadınların,

Çocukların,

Hayvanların,

Güçsüzleri,

Adaleti ararken ?…

***

Şimdi soralım,

Peki “ adalet “ nerede ?…

Adalet,

Güçlüyü görünce,

Gözlerini mi kapatıyor ?

Yoksa !

Gerçekten,

Kör mü ?…

Ben söyleyeyim mi,

Adalet nerede ?…

Adalet,

Güçlülerin yazdığı “ adalet masalının “ terazisinin altında mışıl mışıl uyuyor …

Bir alt kadında da,

Güçsüzler uyuyor …

Kim uyandırmalı,

Kim uyandıracak ?…

Elbette,

Güçsüzler …

İyi de !

Güçsüzler,

Ne zaman uyanacak derseniz ?…

İşte burası,

Tek kelimede saklı ve sınırlı …

O kelime ,

Bir ihtimal …

Ya !

Yeni bir dünya düzeninde …

Ya da,

Yeniden doğuşta …



***

Hatırlar mısınız ?

Osman Nihat Akın’ın ünlü bestesi var ?

“ bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin “ …

Nihavend makamında,

Düyek usulünde …

Unutulmaz yorumcuları ise,

Müzeyyen Senar

Zeki Müren


***

Sonuçta ?…

Güçsüzler,

***

Güçlülere karşı,

Ya uyanacak !…

Adaletin,

Gerçek masalını yazacak …

Ya da,

İhtimal dahilinde,

Bu besteyi dinleyerek oyalanacak …