Dünyanın,

En mutlu insanlarının yaşadığı,

Finlandiya Yle televizyonunda,

Afrika belgeseli izledim …

İzlerken,

İnsan olma adına utandım,

Yüzüm kızardı…

Belgeselde …

Çocuklar,

Aç karınlarını doyurmak için,

Toprağın üzerinde gezen “ böcekleri “ toplayıp yiyorlar…

Toprak çocukların,

Sofrası olmuş…

Böcekler,

Ekmeği olmuş …

***

Düşünsenize !

Çocuklar,

Açlıktan toprağı eşelerken…

Sözde insanlık,

Mars’ta yeni dünya arıyor …

İnsanlığı sömürenler,

Servet- lüks-gösteriş-tüketim arıyor …

Sözde insanlık,

Mars’a ulaşacak teknolojiyi yaptı…

Ama !

Yeryüzündeki açlığı bitirecek,

Vicdanı yapamadı …

Demek ki !

Çocuk böcek arıyorsa…

Sorun ?

Yalnızca çocuğun açlığı değil,

İnsanlığın vicdani açlığıdır …

***

Oysa !

Afrika toprağı,

Fakir - yoksul değil…

Altını var,

Elması var,

Petrolü var …

Peki neyi yok derseniz ?…

Emperyalist ve kapitalist,

Güçlerin…

Sömürerek köleleştirdiği halkın,

Aklı yok,

Mücadele gücü yok,

Önderi yok …

Kısaca…

Afrika’nın ve çocuklarının açlığı,

Toprağında değil…

İnsanlığın,

Paylaşma ahlakının yoksulluğundadır …

***

İşte bu yüzdendir ki !

Elimizdeki,

Toprağın kıymetini bilmek zorundayız…

Bilmeliyiz ki !

Yarın,

Çocuklarımız aç kalıp,

Böcek yemesinler …

Hala …

Asırlarca geriye özenip,

Toplumu özendirip,

Tebaa yaratmak isteyenlere karşı …

Atatürk’ün,

Cumhuriyetin,

Kıymetini bilmek zorundayız…

Çünkü !

Yurttaşlık,

Vatandaşlık,

Tam bağımsızlık

Verdikleri için …

Unutmayalım !

Tebaa,

İtaat eder…

Vatandaş,

Hak talep eder …