Hep deriz ya gelişmiş ülkelerde, Almanya, İngiltere, Norveç, Kanada, İsviçre ve niceleri için ‘adamların gelecek kaygısı yok’ diye, nihayet biz de sonuçta bu aşamaya geldik çok şükür. Peki oralarda neden bu kaygı yani gelecek kaygısı yaşanmıyor? Öncelikle adalet sistemleri herkes için eşit, ardından sosyal güvenlik sistemleri çok çok gelişmiş, hem çalışırken, hem de emekli olunca insana yakışır bir standardınız oluyor. Suç işleme rahatlığı ve ve cezasızlık algısı yok. İşlersen suçu çekersin cezasını kim olduğun önemli değil. Özellikle, çocuğa ve kadına yönelik suç teşkil edecek eylemleri düşünmek bile zor. Çocukların büyürken devlet ödeneklerinden yararlanması, yeteneği ve ihtiyaca yönelik eğitimlerin verilmesi, çalışmak, üretmek ve insanca yaşamak isteyen her birey için neredeyse tam iş garantisinin olması. Çalışan nüfusun sadece yüzde 3’ü ile 5’i kadarının asgari ücretli olması. Yaşam standardındaki yükseklik, 18 yaşına gelen çocuğun başka bir eve geçebilme şansı ve aile desteği olmadan okuması ve yaşaması mümkün. Gezmek, kültürlenmek ve özgürlük sıkıntıları hem manevi hem de maddi olarak yok. Yasalarla korunan halklar. Felaket yaşadıklarında IBAN numarası veren hükümetlerce yöneltilmiyorlar. Pandemi zamanı halka verdikleri destek ortada. İşte bu gelişmiş ülkelerde yaşayanlar için ‘Adamların gelecek kaygısı yok’ deriz hep. Yukarıda nedenlerini yüzeysel olarak yazdım, bizim için aslında hayal olan şeyler. Ancak bizi kıskanan batılı ülkelerin yurttaşları bu klasmanda bir yaşam sürerken, sonunda bizler de gelecek kaygısı taşımadan yaşayan bir millet olma şansını yakaladık. Tam olarak ülkemizde anı yaşıyoruz, yani ‘carpe diem’ çünkü başka şansımız kalmadı. Üniversite okuyun, yabancı dilleriniz olsun, dürüst vergisini veren bireyler olmanız yeterli değil artık. Çünkü gelecek kaygısı taşımamıza gerek yok ne yazık ki iyi bir geleceğimiz yok. Tarikat ya da parti bağlantınız yoksa devlet memuru olamazsınız, mülakatta elerler, soruları çalarlar kendi yandaşlarına verirler, kariyer yapmaya çalışırsanız, yeterliliği olmayan ama tarikatçı bir partili gelir sizin önünüze geçer. Yargıda yaşananlar ortada değinmeye gerek yok. Ne kadar çalışırsan çalış ev kiranı zor öderken, ev sahibi olmak imkansız, araba almak ta artık çok çooook zor. Her şeyden yüksek vergi alınırken, et girmeyen midelere sahip milyonların olduğu bir ülkede gelecek kaygısını bırakın, geleceği görmemiz bile çalındı. Şimdi de fon skandalı ve hortumlanan milyarlarca dolar. Kimlerin yaptığı ortada ve yine fakirleşen biz. Onun için biz kim gelecek kaygısı yaşamak kim. Yoksulluk sınırında maaş almak bu ülkedeki emekli ve emekçinin hayali olmuş. Durum bu kadar vahim. Gelecek kaygımız kalmadı çok şükür. O kaygıyı bile çaldılar çünkü…