Zeki Müren’i kaybedişimizin,

Otuzuncu yılına girdik …

Sanat güneşi …

Türk sanat müziğinde,

Güçlü sesi ve yorumu,

Zarafeti ve sahne kişiliği karşısında,

Zeki Müren’e verilen “ onursal unvandır “

Kısaca,

Türk Sanat Müziği’nin parlayan yıldızı …

***

Bir zamanlar …

Sanatçı olmak için,

Ses yetmezdi…

Emek,

Edep,

Kültür,

Karakter,

Gerekirdi …

Zeki Müren,

Sahneye çıktığında…

Türkçesiyle,

Terbiyesiyle,

Emeğiyle,

Duruşuyla,

Öne çıkar,

Herkes susar,

Sanat konuşurdu…

Sanatçı ve sanatı alkışlanırdı …

***

Günümüzde …

Gürültüler,

Yetenek yerine geçiyor,

Skandallar alkışlanıyor …

Ses var,

Görüntü var,

Gösteri var,

Sanat yok …

Peki !

Neden Zeki Müren’ler yetişmiyor ?…

Çünkü !

Kalitenin yerini,

Görünürlük…

Zarafetin yerini,

Kabalık…

Emeğin yerini,

Hırsızlık aldı …

Aynı sözler,

Aynı pozlar,

Aynı kahkahalar,

Aynı yapay mutluluklar …

Bir telefon,

Bir sansasyon,

Bir utanmazlık,

Yetiyor, artıyor bile …

***

Sonuçta …

Türkiye,

Zeki Müren’i kaybederken,

Sanat anlayışını da kaybetti…

Zeki Müren,

Yıllarca “ fiziki yapısından dolayı özel yaşamıyla” eleştirilmişti …

Aynı Zeki Müren…

Yetim çocukları okuttu…

Kimsesiz yaşlılara yardım etti…

Askerliğini yaptı,

Vergisini ödedi …

Tüm servetini,

Eğitim vakfına,

Mehmetçik vakfına bağışladı …

Ülkesine,

Halkına,

İnsanlığa,

Hiç bir zararı olmadı …

HHH

Şimdi soruyorum ?

Zeki Müren mi,

İyi insandı ?…

Günümüzde,

Yaşananların sebebi?

Siyasetçisiyle,

Medyasıyla,

Sanatçısıyla,

İş dünyasıyla…

Ahlaksızlığı…

Adaletsizliği…

Haksızlığı…

Hırsızlığı…

Topluma dayatan zihniyetlerin,

Temsilcileri mi,

İyi insan ?…

Not :

İyi ki !

Zeki Müren’i bire bir tanımışım…

Sohbetlerim olmuş …