Yarım asırlık dostum Alpay’ı kaybettik.
Ankara radyosu sayesinde ülke sadece “Alpay” diye bildikleri romantik sesli bir şarkıcıyı dinler, merak eder olmuştu.
Sonunda 1964’te Ankara Büyük Sinemada yaptığı müthiş konser ile yüzü de tanındı.
Son günlerine kadar devam eden yakın bir dostluk kurduk. Çoğu müthiş sanatçı gibi, onunda duygu hayatı karma karışıktı. 4 evlilik yaptı; hepsi kısa sürede bitti. Sadece son döneminde hayatına giren bir kadın onu mutlu edebildi… Belki de bu kadar üretken olabilmesine sebep olan mutlulukları kadar mutsuzlukları idi.. ‘Eylül’de gelmişti ‘Ekim’de gitti…
Bir kadim dostu andıktan sonra, gelelim güncel konulara.
Bir de “şimdilik” kendiliğinde ortaya saçılmış gibi duran çok büyük bir problem; FONZİ var. Bu işe karışanlar, nerede ise “çarmıha gerilecek!!!” deniyor.
Evet organize edenler suçlu; ancak bir de “müsebbipler” (sebep olanlar) var. Baştan planlama, belirli garantiler olmadan hiçbir dangalak suçlu böyle organize bir işe kalkmaz..
Hükümetimiz 25 yıldır kendisine “denetimden” başka iş kabul etmiyor.
Kadim dostum rahmetli Kemal Derviş, tüm devlet maliyesini zapt-ı rapt altına alacak sistemi kurmuştu.
FONZİ de uygulanamadı…
Her “denetim” sisteminde “İnsan” vardır. Denetçi(ler)in her şeyi baştan bildiği ortaya çıkınca, bu defa “görmezden gelmenin sebepleri” ortaya attılar.
Ama görmezden gelmeyen bir MSCI var.
Bu çok uluslu kurum, hisse senedi piyasasının referans göstergelerini yönetir ve denetler.. FONZİ’de "koordineli manipülatif işlem" yapıldığını tespit etmiş.
Katılım veya endeks değiştirme işlemlerini dondurmuş. Haziran 2027’ye kadar düzeltilmediği takdirde, bulunduğumuz "Gelişmekte Olan Piyasalar" (Emerging Market) kategorisinden "Bağımsız Piyasa" (Standalone Market) statüsüne düşürüleceğiz
Bunlar “dış güçler!!” olduklarına göre, şimdiden; düşeceğimiz “Elinde mızrak, g..tüne yaprak” Afrika ülkeleri statüsüne alışmaya başlasak iyi olacak galiba!..
***
“Küresel ısınma” ve sebep olduğu olaylar 1950 yılından bu yana giderek artıyor. Devletler dehşet ile izliyor, çare arıyor. Ülkemizde de İklim Değişikliği Başkanlığı kuruldu.
Hafta içinde sel oldu...
Meteoroloji G. Md. ilk ikazı;
13 Ekim 2026 Salı, 14:15’te meteorolojik uyarıyı yayımladı.
Yağış, Çarşamba saat 06:00’da başladı.
Aynı gün akşam 18.00’de (12 saat sonra!!) İstanbul Valisi TV’lere çıkıp, sel ile mücadeleye 49.000 kişi yolladığını söylediği vakit, başta 14 yaşında bir çocuğumuz, 6 kişi ölmüş, 3 kişi kaybolmuştu bile...
“Ordu’nun dereleri….” “Çarşamba’yı sel aldı..” İlk ne zaman söylendiği belli olmayan anonim türküler… Karadeniz kıyısındaki dere çokluğunu anlatır.
Selin on tane değil, bir tane sebebi var… “Ordu’da, İstanbul’da, Bujumbura’da” da aynı sebep... Dere yatağına bina yapmak...
İstanbul Valisi bizim paralarımızdan selzedelere 50 milyon TL verecekmiş...
Zat-ı aliniz ve selefleriniz, on yıllardır dünyada ne olup bittiğine bir baksaydınız da, bizim 50 milyon daha düzgün, daha vatandaş lehine işler için harcansaydı olmaz mıydı Davut bey?!!
Alpay, FONZİ, Ordu’nun dereleri..
İskender Aruoba
Yorumlar