Bir avuç asalağın dışında bütün bir ülke olarak enseyi karartmış bekleşiyoruz.

Hani öyle adaletli, huzurlu, gelir dağılımının eşit olduğu, cezaevlerinin boş, eğitim ve sağlık sistemi başta olmak üzere her şeyin insanca olduğu bir ülkede olduğumuz için değil.

Dur bakalım ne olacak bekleşmesi bu!

Katliamlar yaşanıyor, çocukların cansız bedenleri ekranlardan yayınlanıyor, savaşı canlı yayında izliyor insanlık ve hiçbir şey yapmadan dur bakalım ne olacak diyor.

Dur bakalım bu adaletsizlik, pahalılık, zamlar, ekonomi ne olacak, dur bakalım yolsuzluklar ne olacak, dur bakalım bu talan-yalan-hırsızlıklar ne olacak, dur bakalım dış ve iç borçlar ne olacak, dur bakalım barınma, ulaşım, erişilebilir sağlıklı gıda, faturalar ne olacak, dur bakalım çocuk tecavüzleri, kadın cinayetleri, işçi-emekçi hakları ne olacak, dur bakalım bu çevrenin-doğanın talanı ne olacak bekleyişi.

Yetersizlikleri her anlamıyla ortaya saçılan bazı andavallar bir değil, iki değil en az beş yerden maaşa bağlanıyor, destekçileri kudurmuş sırtlan gibi sırıtıyor, dur bakalım ne olacak?

Kılıç-kalkanlı-kaftanlı-şalvarlı-takkeli, birileri rektörlük odalarını mescit yapmış, yolsuzlukla akraba, eş dost kayırıp kollamakla ünlenmiş, eşlerini, çocuklarını bile üniversite bütçesinden yemliyor, bir başkası tecavüz kutsayıcısı, diğeri kadın düşmanı falan filan yalan dolan ise, dur bakalım ne olacak?

İlk eğitim de bile tarikatlar, cemaatler söz sahibi yapılmış, laiklik ayaklar altına alınmış, dur bakalım ne olacak?

Ekonomik çöküşün faturası işçiye emekçiye, emekliye kesiliyor, bir avuç hak yiyici madrabaz enseyi karartıp kâr üstüne kâr ediyorsa, dur bakalım ne olacak?

Sanat ve bilim insanlarının da farkları yok, kendi kovukları içinde eşelenip duruyor hem düne hem yarına hem kendilerine karşı, tüm sorumluluklarını kaybetmiş öylece dur bakalım ne olacak diye bekleşiyorlar.

Sonuç çoktan Aziz Nesin hikâyesinden bin beter olmuş, harç bitmiş inşaat paydos olmuş ama halen dur bakalım ne olacak?

Oysa siyasal dinin örgütlenip sistemi ele geçirdiği yerde adalet yoktur, eşitlik yoktur, özgürlük yoktur, sanat yoktur, eğitim yoktur, bilim yoktur, ahlak yoktur.

Hayatlarını birer eşit insan olarak yaşamak isteyenlerin emeğin hakları, özgürlük, barış ve kardeşlik tutkunlarının ise dur bakalım ne olacak demeye artık bir an bile tahammülleri yoktur.