CHP GENEL BAŞKANI, CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’I İSTANBUL SEÇİMLERİNİ YENİLEMEYE ÇAĞIRDI:

‘Cesareti varsa kararı İstanbullular versin’

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP’nin erken seçim talebine Erdoğan’ın yanaşmadığını belirterek, "İstanbul seçimlerinin yenilenmesine varım. Cesareti varsa kararı İstanbullular versin’’ dedi

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 18 Ocak’ta yapılan İYİ Parti Dördüncü Olağan Kurultayı’nda yeniden genel başkan seçilen Müsavat Dervişoğlu’na hayırlı olsun ziyareti için İYİ Parti Genel Merkezi’ne geldi. Özel ve beraberindeki CHP heyetini İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Enver Yılmaz ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İpek Özkal Sayan girişte karşıladı. Görüşmede CHP heyetinden ise Genel Sekreter Selin Sayek Böke, Kurumsal İlişkiler ve Siyasi Partilerle İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Serkan Özcan, CAO Gençlik ve Spor Politika Kurulu Başkanı Sevgi Kılıç yer aldı.

TÜİK: İş arayan sayısı azaldı
TÜİK: İş arayan sayısı azaldı
İçeriği Görüntüle

‘Erken seçime yanaşmıyor’

Görüşmenin ardından iki lider ortak basın toplantısı düzenledi. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a İstanbul seçimlerinin yenilenmesi konusunda çağrıda bulundu. Erdoğan’ın erken seçime yanaşmadığını söyleyen Özel, "Eğer Erdoğan varsa ben İstanbul’da bütün belediye meclis üyelerimi istifa ettirmeye -Erdoğan ile eşzamanlı olarak- ve İstanbul seçimlerinin yenilenmesine varım.Cesareti varsa kararı İstanbullular versin’’ dedi. Özel, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) tüm iştirakleri ve kendisinde bir kuruş kamu zararı olmadığı resmi belgelerle de ortaya çıktı. Halen daha bir sürü iftira atıyor ve bizi suçluyor. Ben de diyorum ki ‘O zaman yapacağımız iş basit. Ben erken seçim istiyorum, ona yanaşmıyorsun.’ 360 milletvekili lazım. O rakamımız yok. Ya da kendisinin karar vermesi lazım, onu da yapmıyor. Ama benim elimden bir şey gelir. Eğer Erdoğan varsa ben İstanbul’da bütün belediye meclis üyelerimi istifa ettirmeye -Erdoğan ile eşzamanlı olarak- ve İstanbul seçimlerinin yenilenmesine varım. Cesareti varsa kararı İstanbullular versin. Eğer Erdoğan’a inanıyorlarsa, Ekrem Başkan’ın suçlu olduğuna inanıyorlarsa Erdoğan’ın göstereceği adaya oy verirler. Ben o gün siyaseti bırakacağım. Mart ayının 29’unda, Pazar günü yapılacak bir İstanbul yerel seçiminde adayım Ekrem İmamoğlu’dur. İstanbullular iki sene öncesine göre farklı düşünüyorlar, Ekrem Başkan’ı seçmezlerse ben siyaseti bırakıyorum. Ekrem Başkan siyaseti bırakıyor. Buyursunlar oynasınlar.

29 Mart için çağrı

İddia ediyorum 1 milyon değil, 1 buçuk milyon farkla o seçimi kazanacağız. Gelsinler, o seçimi yenileyelim. Bir tek şartım var: Eğer İstanbul seçimini biz kazanırsak yakamızdan düşecekler. Hemen getirecekler erken seçim sandığını. Türkiye’de yönetimi devralmaya hazırız. Erdoğan iddia koyan bir siyasetçiydi. Eskiden yıllarca gireceği her seçimden önce ‘Ben birinci parti olacağım, olmazsam siyaseti bırakırım.’ Dönüyordu, ‘Rahmetli Türkeş’ten görevi alan, oraya çöreklenen Devlet Bahçeli’ye söylüyorum. Sen birinci parti olamazsa bırakacak mısın’ diyordu. Dönüyordu, CHP’nin Genel Başkanı’na sesleniyordu: ‘Bırakacak mısın?’ Şimdi söylüyorum: Ben birinci partiyim. 29 Mart Pazar günü İstanbul’da seçimleri yenileyelim. Elimde olan belediyeler sana teklif ediyorum. Gel yarışalım. Seçimi sen kazanırsan, ben yokum. Ben kazanırsam, erken seçime gidelim. Var mısın? Bu kadar net bir soruya Erdoğan’dan net bir cevap istiyorum."

‘Hukuki değil, siyasi bir iş’

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, yaptığı açıklamada, “770 yılla yargılanan birinin devlet korumasında mahkeme salonuna getirilmesi, hatta orada yine kendilerine ait medya üzerinden topluma mesaj vermesi ne anlaşılabilir bir durumdur ne de kabul edilebilir bir durumdur. Burada bir dengesizlik vardır; dolayısıyla o dengesizliğin da giderilmesi gerekmektedir. Herkese her şekilde itham etme geleneğinden gelen bir anlayışla da karşı karşıyayız. Silivri’de yapılan yargılamaların tamamını takip ediyoruz. Partimizin Hukuk İşleri Başkanı, bir heyetle her mahkemeye gözlemci olarak katılıyor. Ve orada yapılan yargılamaların, sorgulamaların, soruşturmaların hukuki yönü üzerine bir değerlendirme yapma imkânı da bizlere sunuluyor. En başından beri söylüyorum; bu soruşturmalar, kovuşturmalar ve yargılamalar hukuki olmanın çok ötesinde, siyasi bir iş olması hissiyatı yaratıyor. Toplumun da genel kanaati bu” dedi. HABER MERKEZİ