Soyer: Basmane Çukuru İzmir’in ‘sarı öküzü’dür

Önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Belediye Meclisi üyelerine seslenerek, Belediye ile TMSF arasında imzalanan Basmane Çukuru protokolüne onay verilmemesini istedi

İzmir’in kronik sorunlarından birisi olan Basmane Çukuru’nun hissedarları olan İzmir Büyükşehir Belediyesi ile TMSF arasında imzalanan “iyi niyet protokolü” kentte tartışmalara neden oldu.

Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın 104 bin metrekare inşaat hakkına sahip olan dev arazideki yüzde 30’luk belediye payının kullanımına yönelik yaptığı yeni anlaşmanın ayrıntıları da geçtiğimiz günlerde netleşmişti. Buna göre İzmir Büyükşehir Belediyesi arazide sergi, müze dışında bir şey yapamayacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan ve belediye lehine süren, arazinin tamamının büyükşehire geçmesini öngören davadan da feragat edilecek.

İzmir’de berberden dayanışma örneği: tıraş 150 TL’de sabitlendi
İzmir’de berberden dayanışma örneği: tıraş 150 TL’de sabitlendi
İçeriği Görüntüle

Soyer’den de tepki var

Protokolün büyük bir hak kaybına neden olacağını savunan eski büyükşehir belediye başkanları Aziz Kocaoğlu ile Yüksel Çakmur ve sivil toplum örgütlerinin tepki gösterdiği süreçte bir tepki de İzmir Büyükşehir Belediyesi önceki dönem Başkanı Tunç Soyer’den geldi.İkinci dalga kooperatif soruşturması sebebiyle cezaevinde bulunan Tunç Soyer, yaptığı yazılı açıklamada Basmane Çukuru’nda devam eden yasal sürece dikkat çekti ve arazinin tamamının büyükşehire geçme ihtimalinin çok yüksek olduğunu belirtti.

Belediyenin büyük bir hak kaybına uğrayacağını belirten Tunç Soyer, Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a göndermelerde bulundu, İzmir Büyükşehir Belediyesi meclis üyelerine de çağrı yaptı.

Tunç Soyer yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“2026 Ocak ayında İzBB Meclisi’nden yetki alınarak yapılan ‘iyi niyet’ protokolü, kelimenin anlamıyla ‘kötü niyet’ protokolüdür. Yalan yanlış açıklamalarla savunulmaya çalışılmaktadır.

‘İmzalanacak protokol halihazırda %11 olan mülkiyet payını %30 olarak sağlama bağlıyor’muş; ‘esnaf ve tacirin lehine olacak’mış; ‘önce kamu sonra belediye lehine çözüm getirecek’miş; vesaire, vesaire…

Bunların hiçbiri doğru değil.

Görev sürem içinde defalarca TMSF ile görüşmeye gittim. Kısmen yol alınmış olsa da nihai sonuca bir türlü ulaşamayınca, arsa ile ilgili tapu iptal davası açtık. Bırakın %11’i, %30’u, arsanın tamamının mülkiyetini geri almak için açtığımız tapu iptal davasında, bilirkişi raporları lehimize geldi. Ayrıca 8,5 milyon dolarlık (yaklaşık 370 milyon lira) teminat mektubunun nakde döndürülerek belediyemize ödenmesini talep ettik.

Davanın açılmasından sonra TMSF ile tekrar görüşmelere başladık ve prensip olarak karşılıklı belirlenecek bir tazminat karşılığında, tapuların belediyemize iadesi konusunda görüş birliğine vardık.TMSF tarafından gönderilen “TMSF Ek Sözleşme Taslağı” 13. Maddesi ile karşılıklı ibralaşarak uzlaşma noktasına yaklaştığımızı bilmiyor muydunuz?

Elbette biliyordunuz. Bunları bile bile, her şeyi, hepsini yok saydınız.

159 yıllık kurumun hafızasını yok etmekle, bunların da unutulacağını sandınız.

Yanılıyorsunuz, içeride de olsam yaşıyorum, hafızam yerinde ve geçmişin hakikatinden kurtulamayacaksınız.

Kamu zararı olacak

5 cümleyle özetlemek gerekirse;

TMSF’yi, İzBB’yi ve İzBB Meclis üyelerini hukuki sorumluluk altına sokacak bu girişim derhal durdurulmalıdır.

İmar planları ve imar hukuku şarta bağlanarak bir sözleşmeye konu edilemez.

Geliri özel sektöre, gideri kamuya ait bir sözleşme kamu zararı yaratır.

Bu araziye yapılacak yüksek ve yoğun yapılaşma ile doğacak trafik yoğunluğu, İzmir’in en önemli giriş-çıkış noktalarından birinde ciddi tıkanıklığa sebep olacak, ihtiyaç duyulacak yoğun enerji ve altyapı donanımı, bitişiğindeki Kültürpark’ın ekolojisini tahrip edecektir.

İzmirliye, İzmir’in hakkına zarar verecek bu “satış” yapılmamalıdır. Burası İzmirlinindir ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülküdür.

İzmir’in en üst düzey seçilmiş temsil organı, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’dir. Bu Meclis’in şerefli, namuslu üyelerine seslenmek istiyorum. Önünüze gelecek bu taslağa asla onay vermeyiniz. İzmir’in ‘sarı öküzü’nü vermek ve büyük rantlara sebep olmak anlamına gelecek bu onay; bırakınız her biriniz için doğuracağı yasal sorumlulukları, ömür boyu vicdanen yakanızı bırakmayacak, tarih boyunca kara bir leke olarak kalacaktır.

İzmir’in tüm milletvekillerine seslenmek istiyorum. İzmir’in hakkını korumak; zaman zaman farklı tercihleriniz olsa da hepinizin ortak paydasıdır. TMSF ile anlaşarak ya da hukuki sürecin sonunda kazanmanın eşiğine gelinen Basmane Çukuru davasına destek verin. İzmir’in hakkının, İzmir’in gözü önünde zayi olmasına izin vermeyin.

İzmirliler, İzmir’in sahipsiz olmadığını görmek istiyor.

Hem İzmir Büyükşehir Meclisi üyelerine hem Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine hem de İzmir’i İzmir yapan tüm kurum temsilcilerine sesleniyorum; lütfen bir adım öne çıkın, gösterin kendinizi,İzmir, İzmirliler bunu hakediyor!’’ HABER MERKEZİ

kUTU

Saygılı'dan Tugay'a destek

AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile TMSF arasında imzalanan ve Basmane Çukuru’nda inşaat yapılmasının önünü açan yeni protokole destek verdi, Kocaoğlu’nu eleştirdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın iyi niyetli olduğunu belirten Saygılı “TMSF ile Büyükşehir’in çalışmasındaki son durum, niyet protokolü ile başlayan süreç Basmane arsasında yüzde 30 belediyeye, yüzde 70 yükleniciye ait olacak. Belediyeye ait kısmında konser, sergi, kültür faaliyetlerinde kullanılmak üzere inşaat yapılması noktasında anlaşılmıştır. Bunun neresinde fes giymek çuvala girmek var. İzmir halkının kongre merkezi, konser salonunun olması cahil yaklaşımla mı sonuçlanmalı? Biz bunu kabul etmiyoruz. Tugay’ın yaptığı iyi niyet çabalarıyla TMSF’nin de iyi niyetiyle, Cumhurbaşkanımızın da oluru ile bu noktaya gelindi ve bu iş bitiyor” dedi.