VENEZUELA DEVLET BAŞKANI, DÖRT AYRI SUÇTAN YARGILANACAK
Maduro, bugün ABD'de hakim karşısına çıkacak
ABD Adalet Bakanlığı, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores'in, Amerikan askeri güçleri tarafından ABD'ye getirildiğini ve "federal uyuşturucu kaçakçılığı suçlamalarıyla yargılanacağını" açıkladı
Amerika Birleşik Devletleri (ABD), önceki gün yerel saat ile 02.00 civarında Venezuela'nın başkenti Caracas'ta birçok noktayı bombalamış, birkaç saat sonra ABD Başkanı Donald Trump sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in tutuklanarak ABD'ye getirilmek üzere yola çıktığını duyurmuştu. Hudson Vadisi'ndeki bir havaalanına indirilen Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, Brooklyn'deki Metropolitan Gözaltı Merkezi'nde tutuluyor. Maduro'nun bugün Manhattan'daki New York Güney Bölge Mahkemesi'nde (SDNY) yargıç karşısına çıkması bekleniyor.
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi tarafından açıklanan iddianameye göre Maduro, "narko-terörizm komplosu", "kokain ithalatı komplosu", "makineli tüfek ve yıkıcı cihaz bulundurma" ve "bu silahları bulundurmak için komplo kurma" olmak üzere dört ayrı suçtan yargılanacak.
Savcılık makamı, Maduro ve üst düzey Venezuela yetkililerini, 25 yılı aşkın bir süredir "devlet kurumlarını binlerce ton kokaini ABD'ye sokmak amacıyla kullanmakla" suçluyor. İddianamede, Maduro'nun liderliğindeki yapının, uyuşturucu kaçakçıları ve narko-teröristlerle iş birliği yaparak "hem kendilerini hem de Venezuela'nın siyasi ve askeri elitlerini zenginleştirdiği" iddia edildi. Savcılar ayrıca, Maduro'nun dışişleri bakanı olduğu dönemden itibaren diplomatik pasaportları uyuşturucu kartellerine satarak sevkiyatları kolaylaştırdığını ve "devlet destekli çeteler aracılığıyla operasyonları yönettiğini" öne sürdü.
Venezuela lideri Maduro'nun 2013 yılında göreve geldikten sonra, Fransa'ya gönderilen 1.3 tonluk kokainin yakalanmasının ardından "dikkat çekmemek için bazı askeri yetkililerin tutuklanması emrini verdiği" de iddia edildi.
Cabello ve Chacin de sanık
Dava dosyasında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in yanı sıra, Maduro'nun oğlu Nicolás Ernesto Maduro, İçişleri Bakanı Diosdado Cabello, eski İçişleri Bakanı Ramón Rodríguez Chacín ve Tren de Aragua çetesinin lideri Hector Rusthenford Guerrero Flores de sanık olarak yer alıyor. Maduro'nun oğlunun yakalanıp yakalanmadığı "henüz" netlik kazanmazken, diğer üç sanığın ABD güçleri tarafından arandığı kaydedildi.
ABD Başkanı Donald Trump, Maduro'nun kaçırılmasının ardından yaptığı açıklamada "Maduro ve eşi yakında Amerikan topraklarında, Amerikan adaletinin tüm gücüyle yüzleşecek ve yargılanacaklar" ifadelerini kullandı. Adalet Bakanı Bondi ise sanıkların "Amerikan adaletinin tam gazabıyla karşılaşacağını" belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump, Kolombiya’ya ilişkin, “Kokain üretip ABD’ye gönderiyor, bu yüzden arkasını kollaması lazım” ifadelerini kullanırken, Küba hakkında da “Küba da şu anda çok iyi bir durumda değil. Bu sistem Kübalılar için çok da iyi değil. Acı çekiyorlar. Eninde sonunda Küba konusunda da konuşmamız gerekebilir. Çünkü başarısız bir ülke” dedi.
ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin Venezuela’ya saldırısına ilişkin, “Artık oradayız ve orada kalacağız. Uygun bir geçiş gerçekleştirilene kadar orada kalacağız ve Venezuela’yı yöneteceğiz” dedi. Trump ayrıca, “Birinci dalga o kadar başarılı oldu ki ikinci dalgaya gerek kalmadı. Bunun aksi olsaydı çok daha büyük ikinci bir dalga için de hazırız. Ama büyük ihtimalle bunu yapmamız gerekmeyecek” ifadelerini kullandı.
Rodriguez geçici Devlet Başkanı
Venezuela Yüksek Adalet Mahkemesi, Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ABD operasyonunda kaçırılmasının ardından Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez'in ülkenin geçici Devlet Başkanı olarak görevi üstlenmesine karar verdiğini açıkladı.
BM acil toplanma kararı aldı
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırılarının ardından bugün acil olarak "Uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehditler" başlığı altında toplanma kararı aldı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği, Venezuela'daki son gelişmelerle ilgili “Genel Sekreter, ABD'nin askeri eylemi ile Venezuela'da gerginliğin tırmanmasından derin endişe duymaktadır, bu eylemin bölgede endişe verici sonuçları olabilir" denildi. HABER MERKEZİ
2. haber
Latin Amerika ülkeleri ayağa kalktı
ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri operasyonu ve Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun kaçırılmasının ardından Latin Amerika genelinde halk tepkileri ve protesto gösterileri dikkat çekti. Bölge genelinde sivil toplum örgütleri, sendikalar ve halk hareketleri, ABD’nin askeri adımını, egemen ülkelere yönelik müdahale ve emperyalist bir hamle olarak nitelendirerek çok sayıda eylem düzenledi.
Venezuela
Venezuela içinde de geniş çaplı protestolar yaşandı. Başkent Karakas başta olmak üzere birçok kentte halk kesimleri ve Maduro yanlısı gruplar sokaklara çıkarak ABD operasyonunu “işgal” olarak tanımladı. Bazı bölgelerde Maduro destekçileri direniş çağrılarıyla gösteriler düzenlerken, hükümetin güvenlik güçlerini seferber ettiği ve kamu düzeninin korunması için önlemleri artırdığı bildirildi. Gösterilerde ABD karşıtı sloganlar öne çıkarken, yabancı müdahaleye karşı ulusal egemenlik vurgusu yapıldı.
Kolombiya
Kolombiya’nın başkenti Bogotá’da da binlerce kişi ABD Büyükelçiliği önünde toplanarak saldırıyı protesto etti. Göstericiler “Latin Amerika’da ABD askeri varlığı istemiyoruz” ve “Venezuela yalnız değildir” sloganları attı.
Brezilya ve Şili
Brezilya ve Şili’de de tepkiler yükseldi. Brezilya’da sol partiler ve toplumsal hareketler protesto çağrıları yaparken, eski Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva’nın “ABD’nin sınır ötesi askeri adımları kabul edilemez” yönündeki açıklamaları bölge kamuoyunda yankı buldu.
Şili’de ise gençlik örgütleri ve sol gruplar, merkezi meydanlarda Latin Amerika dayanışması ve bölgesel egemenlik vurgusuyla barışçıl gösteriler düzenledi.
Küba
Küba’da, ABD’nin Havana Büyükelçiliği yakınlarında geniş katılımlı bir protesto gerçekleştirildi. Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel’in de katıldığı eylemde, ABD’nin Maduro’yu alıkoyması ve Venezuela’ya yönelik askeri operasyonlar kınandı. Yaklaşık 30 bin kişinin katıldığı gösteride ABD karşıtı sloganlar atıldı. Díaz-Canel burada yaptığı konuşmada, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin askeri operasyonunu “uluslararası hukuka yönelik kabul edilemez bir saldırı” olarak nitelendirdi. Küba Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada da ABD’ye, Maduro ve eşi Cilia Flores’i derhal serbest bırakma çağrısı yapıldı. Açıklamada, saldırının “emperyalist ve faşist nitelik taşıdığı” savunularak, hedefin Venezuela ve bölgenin doğal kaynakları üzerinde denetim kurmak olduğu ifade edildi. HABER MERKEZİ
Üst
‘Türkiye’ye gitmesi yönünde ültimatom verildi’
Maduro'nun tutuklanma sürecine ilişkin bilinmeyenleri ABD'nin en büyük gazetesi The New York Times yazdı. New York Times’ın aktardığına göre, Washington yönetimi 23 Aralık’ta Maduro’ya iktidarı bırakması ve Türkiye’ye gitmesi yönünde ültimatom iletti. ABD'de yayın yapan bir diğer yayın kuruluşu Washington Post da Kasım ayının sonunda Maduro’nun artan baskılar nedeniyle ülkesini terk etmeyi düşünmesi halinde en muhtemel durağının Türkiye olacağını yazmıştı. Washington Post’a konuşan Beyaz Saray'a yakın kaynaklar, “Türkiye onun için mükemmel bir yer. Erdoğan’a güveniyor; Erdoğan’ın da Trump’la iyi ilişkileri var” ifadelerini kullanmıştı. Geçiş görüşmelerine katılan Amerikalı ve Venezuelalı kaynaklara dayandırılan haberde, 63 yaşındaki Maduro’ya “yurtdışında rahat ve güvenli bir yaşam” teklif edildiği, ancak bu önerinin reddedildiği kaydedildi. Ret kararının ardından Trump’ın 25 Aralık’ta askeri operasyon için düğmeye bastığı ifade edildi. HABER MERKEZİ
Sağ kısa1
Trump'tan Kolombiya
ve Küba’ya da tehdit
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump’ın, Venezuela operasyonuna karşı çıkan bölge ülkelerine yönelik açıklamaları da tepkileri artırdı. Trump’ın, Kolombiya Devlet Başkanı’nı “ABD karşıtı gruplara göz yummakla” suçladığı ve Bogotá yönetimini yaptırımlar ve diplomatik baskıyla tehdit ettiği ABD basınına yansıdı. Trump’ın ayrıca Küba yönetimini hedef alarak, Havana’nın Venezuela’ya desteğini sürdürmesi halinde “ciddi sonuçlarla” karşılaşacağı yönünde uyarılarda bulunduğu bildirildi. Birleşmiş Milletler üyesi bir devlete yönelik saldırının cezasız kalmaması gerektiği belirtilen Küba Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, “Venezuela halkı için, Küba için yapacağımız gibi gerekirse kendi kanımızı vermeye hazırız” ifadelerine yer verildi. HABER MERKEZİ
Sağ kısa2
Sanders’tan Trump’a
Venezuela tepkisi
ABD’li Demokrat Senatör Bernie Sanders, Trump yönetiminin Venezuela’ya yönelik saldırısını kınayarak, “Amerikalıların çoğu ekonomik krizle boğuşurken Trump yurt dışında yasa dışı askeri maceralara son vermeli” ifadelerini kullandı. Vermont Senatörü Sanders, sosyal medya platformu üzerinden yayınladığı videolu mesajda, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Venezuela saldırısını kınadı.
Sanders, "Trump, 'Önce Amerika' sloganıyla seçim kampanyası yürütmüştü. Şimdi ise Venezuela'yı 'yönetmek' mi istiyor? Amerikalıların yüzde 60'ı maaştan maaşa yaşıyor. Sağlık sistemi çöküyor. Konut fiyatları çok yüksek. Trump, ülkedeki bu büyük krizleri ele almalı ve yurtdışındaki yasa dışı askeri maceracılığına son vermelidir" ifadelerini kullandı. HABER MERKEZİ
Sağ kısa3
‘Tek taraflı saldırı
savaş eylemidir’
New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Bu sabah, ABD ordusunun Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşini yakalaması ve New York şehrinde federal gözaltında tutulmalarının planlandığı konusunda bilgilendirildim. Egemen bir devlete tek taraflı saldırmak bir savaş eylemidir ve federal ve uluslararası hukukun ihlalidir. Bu bariz rejim değişikliği arayışı sadece yurt dışındakileri değil, bu şehri yuva olarak gören on binlerce Venezuelalı da dahil olmak üzere New Yorkluları doğrudan etkiliyor. Benim önceliğim onların ve her New Yorklunun güvenliğidir ve yönetimim durumu izlemeye ve ilgili yönergeleri yayınlamaya devam edecektir." ifadesini kullandı. HABER MERKEZİ




