İstanbul Barosu, Silivri’de görülen İBB Davası’nda duruşmaların gece yarılarına kadar sürmesine ilişkin İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazılı başvuruda bulundu. Baro, uygulamanın adil yargılanma ve etkili savunma hakkını zedelediğini belirterek duruşma koşullarının yeniden değerlendirilmesini istedi.

9 Mart’ta Silivri’deki Marmara Cezaevi duruşma salonlarında 107’si tutuklu 414 sanıkla başlayan İBB Davası yaklaşık 6 aydır sürüyor. Perşembe günü 79. duruşma gününün tamamlanmasının ardından yargılamaya pazartesi günü devam edilmesine karar verildi. Davada Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 51 tutuklu sanık bulunuyor.

Özellikle ikinci duruşmanın başladığı 17 Ağustos’tan itibaren duruşmaların çoğunlukla gece yarılarına kadar sürdüğüne dikkat çeken İstanbul Barosu, 9 Eylül Çarşamba günü Silivri’deki duruşmaları yerinde gözlemlediğini açıkladı.

“GECE YARGILAMALARI” İÇİN MAHKEMEYE BAŞVURULDU

Baro tarafından yapılan açıklamada, duruşmaların bir süredir 00.00’dan sonra da devam ettiğinin tespit edildiği belirtildi. Bu uygulamanın adil yargılanma hakkının özüne dokunduğu ve sanıkların etkili savunma yapabilme imkanını zedelediği ifade edilerek 33. Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz dilekçesi sunulduğu bildirildi.

C31K grubuna operasyon: 27 şüpheli yakalandı
C31K grubuna operasyon: 27 şüpheli yakalandı
İçeriği Görüntüle

Dilekçede, uzun süren duruşmalar nedeniyle sanıkların yeterli uyku ve dinlenme imkanından yoksun kaldığı, uygulamanın ardışık duruşma günlerinde tekrarlanmasının ise fiziksel ve zihinsel yorgunluğu artırdığı belirtildi.

Baro, duruşma saatlerinin yalnızca usule ilişkin bir konu olmadığını, sanığın yargılamaya etkili katılımı, özgür iradeyle beyanda bulunması ve etkili savunma hakkıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Bu kapsamda Anayasa’nın 13, 17 ve 36. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3 ve 6. maddelerinin ihlaline yol açılabileceğine dikkat çekildi.

“UZUN DURUŞMALAR SAVUNMA HAKKINI ZEDELİYOR”

İstanbul Barosu, uzun duruşma sürelerinin savunma ve adil yargılanma hakkının özüne dokunduğunu belirtti. Makul sürede yargılanma hakkının, davanın her koşulda mümkün olan en kısa sürede bitirilmesi anlamına gelmediği ifade edilen başvuruda, yargılamanın hızlı yürütülmesi ile temel haklar arasında makul bir denge kurulması gerektiği kaydedildi.

Baro ayrıca, Avukatlık Kanunu uyarınca meslek mensuplarının haklarını korumakla görevli olduğunu ve avukatların görevlerini yerine getirmesini güçleştiren koşullara ilişkin gözlem, raporlama ve itiraz hakkının bulunduğunu belirtti.

TALEPLERİNİ SIRALADI

İstanbul Barosu, mahkemeden duruşmaların günlük çalışma sürelerinin sanıkların yargılamaya etkili şekilde katılabileceği ve müdafilerin hukuki yardım sunabileceği makul sınırlar içinde belirlenmesini istedi.

Sanık sorgusu, savunma alınması ve delillerin tartışılması gibi temel işlemlerin ağır fiziksel ve zihinsel yorgunluk yaşanan gece saatlerinde yapılmaması talep edildi. Tutuklu sanıkların cezaevinden çıkarılma, sevk, bekleme ve dönüş sürelerinin de dikkate alınarak yeterli uyku ve dinlenme imkanlarının sağlanması istendi.

Baro ayrıca duruşmalarda yeterli dinlenme, yemek ve temel ihtiyaç aralarının verilmesini, sanıkların müdafileriyle görüşerek savunmalarını hazırlama imkanlarının korunmasını ve sağlık sorunu bulunan, ileri yaştaki ya da uzun duruşmalardan özel olarak etkilenebilecek sanıklar için gerekli tedbirlerin alınmasını talep etti.

İstanbul Barosu, mahkemenin başvurunun ardından duruşmaları daha erken saatte sonlandırmaya yönelik iradesinin devam etmesinin adil yargılanma hakkı açısından önemli olduğunu belirterek, savunma hakkının önündeki engellerin kaldırılması için süreci takip etmeyi sürdüreceğini açıkladı.

Kaynak: Haber Merkezi