Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Diyarbakır’da yaptığı açıklamalarda “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fidan, 2013’teki çözüm sürecinin bozulmasına ilişkin, “13 yıl önce aslında bu konu çözülebilirdi” ifadelerini kullandı.
Bazı temaslarda bulunmak üzere Diyarbakır’a gelen Fidan, AKP İl Başkanlığı’nda düzenlenen “Kardeşlikle Kenetlenen, İstikrarla Güçlenen Türkiye” toplantısına katıldı. Toplantının ardından basın toplantısı düzenleyen Fidan, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Diyarbakır’ın tarihsel önemine değinen Fidan, AKP iktidarları döneminde kentin ekonomik, sosyal ve bölgesel açıdan geliştiğini savundu.
“12 EYLÜL ZİHNİYETİ AK PARTİ’NİN İKTİDARA GELMESİYLE SON BULDU”
12 Eylül askeri darbesinin yıl dönümünü hatırlatan Fidan, o dönemin özellikle Kürt kimliğinin inkâr edildiği bir anlayışın sembolü haline geldiğini söyledi. Bu anlayışın AKP’nin iktidara gelmesiyle hem pratikte hem hukuki hem de zihinsel olarak sona erdiğini savunan Fidan, AKP döneminde vatandaşların etnik kimlik ve inançlarından bağımsız olarak anayasal vatandaşlık temelinde eşit muamele görmesi ilkesinin hayata geçirildiğini öne sürdü.
Fidan, toplum ile devlet arasındaki uyumsuzluğun geçmişte yaşanan sorunların temel nedenlerinden biri olduğunu belirterek, AKP’nin toplumsal gerçekliği devlet yönetimine, anayasal düzene ve yasalara taşıdığını ifade etti.
“DEMOKRATİK DEVRİMİN DEĞERİ O DÖNEM TAKDİR EDİLEMEDİ”
“Terörsüz Türkiye” sürecine de değinen Fidan, 2013 yılında Kürtçe eğitim ve kimlik konusundaki demokratik reformlarla önemli adımlar atıldığını söyledi. Fidan, buna rağmen Türkiye’deki siyasal gerçeklikle bölgedeki gelişmelere odaklanan yaklaşım arasında uyumsuzluk oluştuğunu belirtti.
Fidan, 2013’teki sürece ilişkin şunları söyledi:
“13 yıl önce aslında bu konu çözülebilirdi. Ama işte ‘Suriye’den şu çıkar, Irak’tan bu çıkar’ diye imkanlara bakıldı. Aslında Türkiye’deki toplum, devlet bütünleşmesi, demokratik devrimin değeri o dönem takdir edilemedi.”
Sorunun çözümünde yöntem tartışmasının önem taşıdığını belirten Fidan, siyasal sorunların şiddet yerine Meclis ve siyasi platformlar aracılığıyla ele alınması gerektiğini söyledi.
Fidan, “Artık burada haklar, onlar bunlar, kimlikler konuşmuyor. Burada kan var, burada başka bir dil var” ifadelerini kullanarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen kardeşlik süreciyle birlikte sorunların diyalog yoluyla çözülmesini amaçladıklarını belirtti.
“BÖLGE HAK ETTİĞİ EKONOMİK POZİSYONA ULAŞACAK”
Diyarbakır ve bölgenin önemli bir ekonomik potansiyele sahip olduğunu söyleyen Fidan, Suriye ve Irak’ta istikrarın sağlanması halinde bölgesel ticaret ve yatırımların da artacağını savundu.
Fidan, son 40 yılda Irak, Suriye ve Türkiye’nin bazı bölgelerinin savaş, terör ve çatışmalarla anıldığını belirterek, siyasal şiddetin sona ermesiyle birlikte ekonomik kalkınmanın önünün açılacağını ifade etti.
Bölgede son dönemde yaptığı karayolu yolculuğundan da söz eden Fidan, Ahlat’taki etkinliğin ardından Van Gölü çevresinden Muş, Solhan, Bingöl, Elazığ ve Malatya’ya kadar araç kullanarak ilerlediğini anlattı. Fidan, 25 yıl önceki bölge ile bugünkü durum arasında büyük fark olduğunu savunarak duble yollar, altyapı ve yeni yerleşim alanlarına dikkat çekti.
Fidan, bölgede huzur ortamının kalıcı hale gelmesiyle Türkiye’nin yanı sıra Irak ve Suriye’den de ekonomik anlamda önemli fırsatlar doğacağını belirterek, “Artık bölgedeki bütün halklar, devletler yollarına barış, huzur ve kalkınma içerisinde devam edecekler” dedi.
“SİLVAN BARAJI GIDA GÜVENLİĞİNE KATKI SAĞLAYACAK”
Diyarbakır’daki Silvan Barajı Projesi’ne de değinen Fidan, baraj ve bağlantılı tesislerin tamamlanmasıyla yaklaşık 4 milyon dönümlük alanın daha iyi sulanacağını ve tarımsal üretimin 2-2,5 kat artmasının beklendiğini söyledi.
Fidan, projenin 2029’dan itibaren ekonomik katkısının görüleceğini belirterek, bunun Türkiye’nin gıda güvenliği açısından da önemli olduğunu ifade etti.
“ÖNÜMÜZDE ÇOK AMA ÇOK GÜZEL GÜNLER VAR”
Türkiye’nin terör meselesini geride bırakması halinde mevcut kalkınma performansının çok daha üzerine çıkabileceğini savunan Fidan, “Diyarbakır’la ilgili, Türkiye’yle ilgili yapacaklarımızın daha çok başındayız” dedi.
Fidan, terör ve siyasal şiddetin gündemden çıkmasıyla sorunların medeni şekilde, konuşarak ve anlaşarak çözülebileceğini belirterek, “Önümüzde çok ama çok güzel günler var. Buna yürekten inanıyorum” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.





