Mahkeme, yaklaşık 10 aydır tutuklu bulunan Ersoy ile Mustafa Manaz’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianame kapsamında Mehmet Akif Ersoy ile 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. Davada, iddianamede “mağdur” olarak yer alan 11 kişinin beyanları da alındı.

Duruşmanın başlangıcında basın ve izleyicilerin salona alınmaması kararlaştırıldı. Ancak yaklaşık bir saat sonra bu karardan vazgeçildi. Ersoy’un avukatı daha önce duruşmanın kapalı yapılması yönünde başvuruda bulunmuş, açık duruşmanın tarafların özel hayatının gizliliğine zarar verebileceğini, telafisi imkansız mağduriyetlere ve kamu düzeninin bozulmasına yol açabileceğini ileri sürmüştü.

Salon kapasitesinin yetersiz olması nedeniyle kararın değiştirilmesinin ardından da sınırlı sayıda gazetecinin duruşma salonuna alınmasına izin verildi.

286 YIL 2 AYA KADAR HAPİS İSTEMİ

Yaklaşık 9 aydır tutuklu bulunan Mehmet Akif Ersoy hakkında “suç örgütü kurma ve yönetme”, “nitelikli cinsel saldırı”, “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” ve “uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma” suçlamaları bulunuyor.

Savcılık, Ersoy hakkında 11 yıl 3 aydan 286 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep ediyor. İlk olarak mahkemeye sunulan iddianame savcılığa iade edilmiş, yeniden düzenlenmesinin ardından kabul edilmişti. İlk duruşmanın 10 Eylül’de yapılmasına karar verilmişti.

DURUŞMAYA SEGBİS ARASI

Duruşmanın başında mahkeme salonundaki SEGBİS sisteminde yaşanan ses problemi nedeniyle 5 dakika ara verildi. Sorunun giderilmesinin ardından duruşma saat 13.00’te yeniden başladı.

Dosyada 7 sanık bulunurken 5 sanık duruşma salonunda hazır bulundu, diğer sanıklar SEGBİS üzerinden duruşmaya katıldı. İlk olarak iddianamede mağdur olarak yer alan kişilerin beyanları dinlendi.

11 MAĞDURUN TAMAMI DİNLENDİ

M.A.Ö., Nurullah Mahmut Dündar aracılığıyla Mehmet Akif Ersoy ile tanıştığını ve iş görüşmesi amacıyla gittiği buluşmalarda kendisine “çoklu ilişki ve uyuşturucu kullanımı” teklif edildiğini öne sürdü. Uyuşturucu kullanmadığını belirten M.A.Ö., iş vaadiyle bu ortama davet edilmesinden şikayetçi olduğunu ancak cinsel saldırı veya zorla uyuşturucu kullandırılması konusunda şikayetçi olmadığını söyledi.

D.O. ise Ersoy ile kendi isteğiyle birliktelik yaşadığını ve uyuşturucu etkisi altında olmadığını belirtti. Bir evde uyuşturucu kullanıldığını gördüğünü ancak kimseye zorla uyuşturucu kullandırılmadığını ifade eden D.O. da şikayetçi olmadı.

B.A., Ahmet Göçmez aracılığıyla diğer isimlerle tanıştığını, bir buluşmada alkol ve uyuşturucu kullandığını ancak uyuşturucunun kim tarafından getirildiğini görmediğini söyledi. Ersoy ile birlikteliğinin kendi rızasıyla gerçekleştiğini belirten B.A., kendisine zorla uyuşturucu kullandırılmadığını ifade etti.

D.Y. ise savcılıkta verdiği ifadenin geçerli olduğunu belirterek, “Zorlama yoktur. Şikayetim yok” dedi.

E.T. ve E.G. de şikayetçi olmadıklarını ve davaya katılma taleplerinin bulunmadığını bildirdi.

M.A.’nın avukatı Hüseyin Ersöz ise müvekkilinin iddianamenin Eylem-3 bölümünde mağdur olarak gösterilmesine rağmen suçlamaya konu olayın “hiçbir şekilde yaşanmadığını” ve herhangi bir mağduriyet bulunmadığını savundu. Ersöz, müvekkilinin davaya katılma talebinden vazgeçtiğini söyledi.

Ersöz ayrıca, müvekkilinin iddianamede yer almasının Gizli Tanık “Tanca” ile R.K.’nin “gerçek dışı ve iftira niteliğindeki” beyanlarına dayandığını öne sürerek iki kişi hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu belirtti.

SEGBİS üzerinden duruşmaya katılan G.A. da şikayetçi olmadığını ve davaya katılma talebinin bulunmadığını söyledi. Böylece iddianamede yer alan 11 “mağdur”un tamamı dinlenmiş oldu. Dinlenen kişilerin hiçbirinin “cinsel saldırı” ve “zorla uyuşturucu madde kullandırma” suçlamalarından şikayetçi olmadığı belirtildi.

ERSOY SUÇLAMALARI REDDETTİ

Mağdur beyanlarının ardından Mehmet Akif Ersoy savunmasını yapmak üzere kürsüye çıktı. Hakkındaki suçlamaların mahkeme başkanı tarafından okunmasının ardından konuşan Ersoy, davanın bugünkü aşamaya nasıl geldiğini anlatarak savunmasına başladı.

Dosyada yer alan birçok kişiyle geçmişten gelen arkadaşlık ilişkisi bulunduğunu söyleyen Ersoy, uzun süredir görüşmediği bazı kişilerin de sürece dahil edildiğini ifade etti.

Habertürk’te genel yayın yönetmeni olarak göreve başladıktan sonra bazı kişileri görevden aldığını ve bunun ardından sosyal medyada kendisi hakkında paylaşımlar yapılmaya başlandığını belirten Ersoy, bazı spikerlerle birlikte “çarpık bir yapılanma” kurduğu yönünde iddiaların ortaya atıldığını söyledi.

Hakkındaki iddiaların daha sonra başka bir sosyal medya hesabından da paylaşıldığını aktaran Ersoy, uyuşturucu şebekesi kurduğu ve birlikte olduğu kadınları ekrana çıkardığı yönündeki iddialara ilişkin suç duyurusunda bulunduklarını belirtti. Paylaşımları yapan kişinin yurt dışında bulunması nedeniyle tespit edilemediğini savundu.

İddianamede “Kanarya” kod adıyla yer alan gizli tanığın beyanlarına da tepki gösteren Ersoy, bu kişinin sosyal medya paylaşımlarını gördükten sonra ifade verdiğini öne sürdü.

“TACİZ İFTİRASI ATIYOR” DEDİ

M.A.Ö.’nün duruşmadaki beyanlarına da yanıt veren Ersoy, kendisiyle birliktelik yaşamadığını savundu. Alkol kullandığını ancak hayatında hiç şarap içmediğini söyleyen Ersoy, uyuşturucu kullandığını kimsenin bilmediğini ancak M.A.Ö.’ye anlattığı yönündeki iddianın gerçeği yansıtmadığını belirterek kendisine “taciz iftirası” atıldığını ileri sürdü.

Ersoy, dosyada yer alan kişilerin bazı hataları olabileceğini ancak bu kişilerin yalnızca kendisiyle arkadaşlıkları ve hayatlarının kesişmesi nedeniyle tutuklandığını savundu. Medyada yer alan haberler nedeniyle arkadaşlarının zarar gördüğünü söyleyen Ersoy, kendisinin de bu kişilerden özür dilediğini ifade etti.

ÖRGÜT İDDİASINI SORDU

Ersoy’un savunmasının ardından mahkeme başkanı, hakkındaki “örgüt” iddiasına ilişkin soru yöneltti. Ersoy ise “Ne örgütü bu, anlamadım. Amacı ne? Ne suç işlemiştir? Neyin örgütünden bahsediyoruz” diyerek suçlamayı reddetti.

Ersoy, bazı kişilerin evlerinde uyuşturucu kullanıldığını ancak kendisine zorla uyuşturucu verilmediğini söyledi. Hakkındaki iddiaların bir “iftira sarmalına” dönüştüğünü savundu.

MANAZ: “İSTENİLEN İFADEYİ VERMEDİĞİM İÇİN TUTUKLANDIM”

Tutuklu sanıklardan Mustafa Manaz da savunmasında, savcılıkta ifade verdiği sırada yönlendirildiğini ve istenilen ifadeyi vermediği için tutuklandığını öne sürdü.

Savcının soruşturmayı magazinsel olaylara çektiğini iddia eden Manaz, kendisinden istenenleri söylemediği için tutuklandığını savundu. Yaklaşık 10 aydır cezaevinde olduğunu belirten Manaz, kendisini uyuşturucuya başlatan kişinin Ahmet Göçmez olduğunu iddia etti.

Hakkındaki suçlamaların tamamını reddeden Manaz, “Beraat edene kadar tahliyemi istemiyorum” dedi.

DURUŞMADA GERGİNLİK

Ahmet Göçmez, SEGBİS aracılığıyla yaptığı savunmada kendisini uyuşturucuya başlatanın Manaz olduğu yönündeki iddiaya tepki gösterdi.

Göçmez’in sözlerinin ardından Manaz’ın “Yalan mı?” diye bağırması üzerine mahkeme başkanı tarafları uyardı ve tüm konuşmaların kayıt altına alındığını hatırlattı.

Göçmez’in, Manaz’ın ayrıldığı eşinin kendisini arayarak tehdit ettiğini söylemesi üzerine Manaz yeniden tepki gösterdi. Bunun üzerine Manaz, Göçmez’in savunması tamamlanana kadar salondan çıkarıldı.

GÖÇMEZ: “UYUŞTURUCUYU AKİF KENDİSİ GETİRİRDİ”

Savunmasına devam eden Göçmez, Mehmet Akif Ersoy ile ortak bir arkadaşlarının evinde tanıştığını ve yaklaşık 2-3 yıl yakın arkadaşlık yaptıklarını söyledi. Birkaç kez yasaklı madde kullandıklarını belirten Göçmez, ilişkilerinin yalnızca bunun üzerine kurulmuş gibi gösterildiğini ve suçlu ilan edildiklerini savundu.

Ersoy’un çakarlı bir aracı bulunduğunu ve bu nedenle kontrol noktalarında aranmadığını söyleyen Göçmez, uyuşturucuyu Ersoy’un getirdiğini iddia etti. Bununla birlikte uyuşturucu ticareti, ısrar veya para alışverişinin söz konusu olmadığını savundu.

Göçmez ayrıca savcının kendilerine grup seks iddialarını sorduğunu, bunu reddettiğini ve toplu seks yaşanmadığını belirterek hakkındaki tüm suçlamaları kabul etmediğini söyledi.

Diğer sanıklardan Tolga Aykut da savcılık ifadesi sırasında baskı gördüğünü ve tutuklanmakla tehdit edildiğini öne sürdü. Aykut, testinin negatif çıktığını belirterek suçlamaları reddetti.

Taner Çağlı ise hakkındaki iddiaları reddederken kendisini soruşturmanın “dış kapının dış mandalı” gibi hissettiğini söyledi.

TANIKLAR ERSOY HAKKINDA BEYANDA BULUNDU

Sanıklardan Mahmut Nurullah Dündar da hakkındaki iddiaları reddetti. Daha sonra tanık olarak Umut Evirgen dinlendi. Evirgen, sanıkların hiçbirini tanımadığını ve “Kütüphane” adlı mekanla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını söyledi.

9 aylık tutukluluğunun ardından pazartesi günü tahliye edilen Veyis Ateş de tanık olarak dinlendi. Ateş, Ufuk Tetik ile cezaevinde tanıştığını ve Ersoy dışındaki sanıkları tanımadığını belirtti.

Ersoy hakkındaki iddianameyi kendi dosyası kapsamında savunma hazırlarken birçok kez okuduğunu söyleyen Ateş, iddianamede yer alan iddiaların hiçbirini Ersoy’da görmediğini savundu. Ateş, Ersoy’u tanıyan kişilere onun bu suçları işlediğinin söylenmesi halinde buna muhtemelen inanmayacaklarını ifade etti.

Mahmut Göde de tanık olarak dinlenerek Ersoy’u uzun yıllardır tanıdığını ve aralarında ağabey-kardeş ilişkisi bulunduğunu söyledi. Ersoy’un evinde kaldığını belirten Göde, burada çocukların da bulunduğunu ve birlikte Playstation oynadıklarını, anormal bir duruma tanıklık etmediğini anlattı.

Serap Şaylan ise Ersoy’u tanıdığını, diğer sanıklarla arkadaşlığının bulunmadığını söyledi. Şaylan, uyuşturucu kullanıldığına, uyuşturucu ticareti yapıldığına veya cinsel saldırı gerçekleştiğine tanık olmadığını belirtti.

Habertürk yayınlarına da katılan Avukat Serdar Tokdemir de tanık olarak dinlendi. Tokdemir, Ersoy’un uyuşturucu kullandığını görmediğini söyledi. Ersoy’u kardeşi olarak gördüğünü belirten Tokdemir, uzun yıllardır görüştüklerini ve ailesine de tanıklık ettiğini anlattı.

Tokdemir, dosyada yer alan diğer kişilerin de uyuşturucu kullandığına tanık olmadığını savundu.

MAHKEMEDEN TUTUKLULUK KARARI

Duruşmada tüm mağdur ve tanık beyanları ile sanık savunmaları tamamlandıktan sonra mahkeme başkanı duruşma savcısından ara mütalaa istedi.

Yaklaşık 7 saat boyunca yemek arası verilmeden devam eden duruşmada savcı, Mehmet Akif Ersoy’un da aralarında bulunduğu 3 kişinin tutukluluğunun devamını talep etti.

Beyanların tamamlanmasının ardından İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi ara kararını açıkladı.

Yurttaştan Özgür Özel’e: “Yumuşak muhalefetten rahatsızım”
Yurttaştan Özgür Özel’e: “Yumuşak muhalefetten rahatsızım”
İçeriği Görüntüle

Mahkeme, yaklaşık 10 aydır tutuklu bulunan Ufuk Tetik’in tahliyesine karar verdi. Mehmet Akif Ersoy ile Mustafa Manaz’ın ise tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi.

Davanın bir sonraki duruşması 9 Ekim’de yapılacak.

Kaynak: Cumhuriyet