Euro, dolar karşısında değer kazanmaya devam ederek 2021’den bu yana ilk kez 1,20 seviyesinin üzerine çıktıktan sonra sınırlı bir geri çekilme yaşadı.
Bu yükseliş, piyasalarda dolara olan güvenin zayıfladığına dair algıyı güçlendirdi.
1,20 EŞİĞİ NEDEN ÖNEMLİ?
Euro/dolar paritesinde 1,20 seviyesi uzun süredir kritik bir psikolojik eşik olarak kabul ediliyor.
Euro, geçen yıl dolar karşısında güçlü bir performans sergileyerek son yılların en dikkat çekici yükselişlerinden birini kaydetmişti.
Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkan Yardımcısı Luis de Guindos da daha önce yaptığı açıklamalarda 1,20 seviyesinin Euro için önemli bir eşik olduğuna dikkat çekmişti.
Ancak Euro’nun bu seviyeye yükselişi dalgalı bir seyir izledi ve doların dönemsel toparlanmalarıyla zaman zaman geri çekilmeler yaşandı.
Geçmişte dip seviyelere yakın seyreden Euro’nun yeniden 1,20 bandına yönelmesinde, başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinin uyguladığı mali teşvik politikalarının etkili olduğu değerlendiriliyor. Tarihsel olarak bakıldığında bu seviye, Euro’nun uzun dönem ortalamasının bir miktar üzerinde bulunuyor.
EURO NEDEN GÜÇLENİYOR?
ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret politikalarına ilişkin açıklamaları ve ABD Merkez Bankası’na yönelik söylemleri, dolar üzerinde baskı oluşturdu. Buna ek olarak, küresel piyasalarda farklı para birimlerine yönelik müdahale beklentileri de doların değer kaybını hızlandırdı.
Trump, doların değerine ilişkin soruya karşılık doların durumunun “harika” olduğunu ifade etmişti. Buna karşın Euro Bölgesi’nde güvenlik ve uzun vadeli büyümeyi desteklemeye yönelik adımlar, dolardan çıkışı teşvik eden unsurlar arasında yer aldı.
ŞİRKETLER ETKİLENİYOR MU?
Euro’nun dolar karşısında güçlenmesi, Avrupa’dan yapılan ihracatın maliyetini artırarak şirketlerin rekabet gücünü baskılayabiliyor. Özellikle ABD pazarına yüksek oranda ihracat yapan Avrupalı şirketler açısından bu durum kâr marjları üzerinde risk oluşturuyor.
Analistlere göre, hisse senedi yatırımcıları güçlü ekonomik görünüm nedeniyle kur etkisini şimdilik ikinci planda tutsa da, önümüzdeki dönemde şirket bilançoları üzerindeki baskı daha görünür hâle gelebilir.
AMB YETKİLİLERİ ENDİŞELİ Mİ?
AMB yetkilileri, kur seviyesinden ziyade hareketin hızı ve boyutuna odaklandıklarını vurguluyor. Kur gelişmelerinin Euro Bölgesi enflasyonu üzerindeki etkisi yakından izlenirken, Euro’daki hızlı yükseliş dikkatle takip ediliyor.
Euro’nun değer kazanmasının ithalat fiyatlarını aşağı çekerek enflasyon baskılarını hafifletebileceği belirtilirken, AMB’nin orta vadeli enflasyon hedeflerine ulaşmakta zorlandığı da biliniyor.
EURO DOLARIN YERİNİ ALABİLİR Mİ?
Euro’daki yükseliş olumlu beklentileri artırsa da, kısa vadede doların küresel rezerv para konumunu kaybetmesi beklenmiyor. Doların küresel ticaretteki ağırlığı ve finansal piyasalardaki derinliği bu dengede belirleyici olmaya devam ediyor.
AMB Başkanı Christine Lagarde, ABD’nin öngörülemez ekonomi politikalarının Euro için uzun vadede fırsatlar yaratabileceğini savunurken, bunun için Avrupa’daki finansal entegrasyonun hızlandırılması gerektiğini vurguluyor.
Kaynak: Cumhuriyet