Akbelen’de 7 köyün sınırları içerisinde bulunan zeytinlik ve tarım alanlarının “acele kamulaştırılmasını” öngören Cumhurbaşkanlığı Kararı’nın iptali istemiyle açılan davada Danıştay Savcısı, söz konusu işlemde “kamu yararı” bulunduğu yönünde mütalaa verdi.
Danıştay 6. Dairesi, Akbelen’deki zeytinlik ve tarım alanlarının acele kamulaştırılmasını içeren Cumhurbaşkanlığı Kararı’nın iptali istemini duruşmalı olarak ele aldı. Duruşmanın ardından Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen hak savunucuları, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) önünde toplandı.
Akbelen avukatı İsmail Hakkı Atal, duruşmanın ardından ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada davanın sürecine ilişkin bilgi verdi. Atal, 9 Ocak 2026’da zeytinlik ve tarım arazisi niteliğindeki 679 parsel için acele kamulaştırma kararı çıkarıldığını hatırlattı. Bu 679 parselden 104’ü için Cumhurbaşkanlığı Kararı’nın iptali istemiyle dava açtıklarını belirten Atal, duruşmada Danıştay Savcısı’nın kararın kamu yararı taşıdığı yönünde mütalaa sunduğunu söyledi.
Atal, şu aşamada tüm parseller bakımından sürecin durduğunu belirterek Danıştay’ın kararını yaklaşık 20 gün içerisinde, en geç ise bir ay içinde açıklamasının beklendiğini ifade etti.
“ŞİRKETİN NE KADAR KAZANDIĞINI AÇIKLAYAMADILAR”
MAPEG’i “sömürge madenciliği kurumu” olarak nitelendiren Atal, maden ruhsatlarının toplumsal maliyet analizi yapılmadan verildiğini savundu. Duruşmada Yeniköy-Kemerköy termik santrallerinin sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin verileri gündeme getirdiklerini belirten Atal, santraller nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğü sağlık harcamalarıyla şirketin kazancı arasında karşılaştırma yaptıklarını söyledi.
Atal, Avrupa Sağlık ve Çevre Birliği’nin bilimsel çalışmasına göre termik santrallerin neden olduğu sağlık sorunları nedeniyle Türkiye’de yıllık 80 milyar liralık harcama yapıldığını savundu. Bu veriyi mahkemede dile getirdiklerini belirten Atal, YK Enerji’nin yıllık kazancının ne kadar olduğunu ise ilgili taraflardan öğrenemediklerini ifade etti.
Atal, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, MAPEG ve şirket vekillerinden şirketin yıllık kazancına ilişkin açıklama yapılmasını iki kez talep ettiğini ancak bu konuda bir beyanda bulunulmadığını söyledi.
“MAPEG GENEL MÜDÜRÜ ŞİRKETİN AVUKATI GİBİ KONUŞTU”
Duruşmaya katılan MAPEG Genel Müdürü’nün açıklamalarına da tepki gösteren Atal, Genel Müdürün zeytinliklerle ilgili yasal düzenlemeye ilişkin ifadelerini eleştirdi. Atal, MAPEG Genel Müdürü’nün şirketin avukatı gibi konuştuğunu ileri sürdü.
Atal, MAPEG’in bir yasa hazırlayıp yürürlüğe koyması durumunda TBMM’nin rolünün tartışmalı hale geleceğini savunarak, kurumun Cumhurbaşkanlığı’na sunduğu dosyada toplumsal maliyet ve sağlık harcamalarına ilişkin verilerin yer almadığını iddia etti.
“KAMU YARARI KARARI GEÇERSİZ VE YETKİSİZ KURUMLARCA ALINDI”
Atal, 2024 yılında MAPEG tarafından alınan kamu yararı kararının da hukuken geçersiz olduğunu savundu. Cumhurbaşkanlığı Kararı’nın bu kamu yararı kararına dayandığını belirten Atal, kararın alındığı dönemde Akbelen, İkizköy ve Karacahisar’daki zeytinliklerin Zeytin Yasası’nın koruması altında olduğunu ifade etti.
Zeytinliklere ilişkin yasal düzenlemenin 2025 yılının haziran ve temmuz aylarında değiştirildiğini belirten Atal, kamu yararı kararının alındığı tarihte söz konusu korumanın yürürlükte olduğunu savundu.
Atal ayrıca MAPEG’in kamu yararı kararı alma yetkisinin bulunmadığını, bu yetkinin Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ait olduğunu ileri sürdü.




