EGE SAATİ/Turgay Kılıç- Yeni Parti’de İzmir İl Kongre heyecanı başladı. Salonda İzmir Milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, İzmir Barosu Başkanı Av. Serhat Sökmen ve çok sayıda seçmen katıldı. Kongre seçimi öncesinde katılımcılara bir sinevizyon izleyildi. Mutlak butlan kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği kararının ardından Özgür Özel’li CHP’nin yürüyüşü, İstanbul İl Başkanlığına biber gazıyla girişler ve Özgür Özel, Çağatay Güç’ün konuşmaları da bu sinevizyonda yer aldı. Ayrıca CHP İl binasındaki arbede de yine bu sinevizyonda yer aldı.

Tugay'a 'zayıf halka' tepkisi

Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, konuşmasında AKP’ye geçen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ı “zayıf halka” olarak eleştirdi. Ayrıca AKP Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan’ın ise “İzmir AKP’nin kalesi olmuştur” söylemini de eleştirdi. Ensar Aytekin, konuşmasında “Bir zayıf halkayı, tehditle, şantajla partisine transfer edince, İzmir’i kendi kaleleri yaptığını zannediyor. Şimdi bu sefillere İzmir'den bir cevap verelim. Arkadaşlar İzmir'i biz yıllardır yönetiyoruz. Son seçimlerde İzmir'den 31 belediyenin 29’unu kazanmış olarak biz İzmir'e kalemizdir falan demedik, diyemeyiz. Çünkü biz bu ülkede kale siyasetini 31 Mart 2024 tarihinde tarihe gömdük. Yıllardır yönettikleri ve kalemiz diye övündükleri kentleri, kentlerin merkezlerini, metropollerini milletin iradesiyle sandıkla seçimle kazandık. Yine kalemizdir, bir kaleyi zapt ettik demedik. Neden? Çünkü biz şuna inanıyoruz. Hiçbir kent, hiçbir şehir, hiçbir siyasi partinin kalesi değildir” ifadelerini kullandı.

İzmir’i üç kelimeyle anlattı

Yeni Partili Ensar Aytekin, “İzmir'i üç kelimeyle anlatacaksak İzmir bağımsızlığın, İzmir özgürlüğün, İzmir Cumhuriyeti'n kentidir ve kalesidir” diyerek sözlerine şunları ekledi: Böyle olmaya, böyle de olmaya devam edecektir. Ve bu millet başta İzmir'de Türkiye'nin dört bir yanında ilk genel seçimde önüne ilk sandık konduğunda o kale siyasetini tıpkı 31 Mart 22024’te olduğu gibi daha güçlü bir şekilde bunu söyleyen o sevinenlerin yüzlerine, suratlarına bir kez daha çarpacaktır” dedi.

'Bunların hesaplarını kim verecek?'

Açılış konuşmasını yapan İl Başkanı Çağatay Güç de açıklamasında ise şunları söyledi:

“3 Kasım 2002'de AKP, iktidara geldi. 24 yıl geçti. Çözeceğini vaat ettiği sorunlar çözülmedi, üstüne çok daha ağır sorunları beraberinde getirdi. Ülke her gün biraz daha nefessiz kaldı! Liyakatsiz kadroların, AKP’li siyasetçilerin ve yalnızca kendi kişisel çıkarlarını düşünen bir avuç çıkarcının işin içinde olduğu fonkrizinde, yarım milyon yurttaşımızın birikimi yok oldu. Bunun hesabını kim verecek? Koca bir hiç tabi ki… Bu son dönemde yaşanan ülkemizi derinden etkileyen olaylardan sadece biri… Ama ben bugün şikâyet etmeye gelmedim. Üç soruya cevap vereceğim:

Neden kalkabiliriz? Neden kalkmak zorundayız? Nasıl kalkacağız? Çünkü gidecek başka vatanımız yok! Çünkü bu millet işgalden kurtuluşa, kurtuluştan kuruluşa yürüdü. Şimdi sıra kuruluştan dirilişte! Mühendisimiz var, doktorumuz var, öğretmenimiz var, pırıl pırıl gençlerimiz var. Bayındır’da, Ödemiş’te alın teriyle üreten çiftçimiz var. Ege’de, Dokuz Eylül’de, Kâtip Çelebi’de geleceğin teknolojisini geliştiren gençlerimiz var. Bunca zenginlik varken bir avuç çıkar grubuna hizmet etmek, millete ihanettir!”

Emeklilerden “sansür ve kayyıma karşı” dayanışma gösterisi
Emeklilerden “sansür ve kayyıma karşı” dayanışma gösterisi
İçeriği Görüntüle

Whatsapp Image 2026 10 25 At 11.36.27

‘Dünya değişiyor’

“Neden kalkmak zorundayız? Çünkü dünya değişiyor, zaman bizi beklemiyor! Gerisinde kalan bedelini öder. Bu tablo kader değil, iktidarın tercihidir. Biz iktidarımızda bambaşka bir tablo çizeceğiz. Tabloyu değiştirmek bizim elimizde! Nasıl kalkacağız? Üç sözümüz var! Birinci söz: Üreteceğiz! Çiftçimizin sırtındaki yükü hafifleteceğiz, fabrikalarımızı güçlendireceğiz, bilimi kalkınmanın merkezine koyacağız! İkinci söz: Adaleti kuracağız! Emeklimiz, asgari ücretlimiz açlık sınırının altında yaşamayacak. Vatandaşın birikimini koruyan, denetimi işleyen bir devlet kuracağız! Üçüncü söz: Gençlerimizi bu ülkede tutacağız! Onların daha iyi koşullarda yaşayacağı bir ülke inşa edeceğiz!Kaynak nereden mi gelecek? Kamudaki israfı bitirmekten, bir avuç ayrıcalıklı kesime sağlanan imkânları ortadan kaldırmaktan, gereksiz makam araçlarından, lüks uçaklardan, gösterişli saraylardan, kamu kaynaklarıyla sürdürülen şatafat ve saltanat düzenine son vermekten gelecek! Milletin alın teriyle kazanılanı, yine millete vereceğiz!”