Yasak yerine, önce ebeveynleri eğitin!

İnsanın dizginlenemez hırsları ve açgözlülüğü üzerine birkaç yazı okudum birkaç gece önce. Sonra konuya daha da açıklık getirmesini umduğum bir film aradım. Birkaç aday buldum. Ancak çok geçmeden anladım ki, aradıklarım onlar değil. Vazgeçtim. Ve zaten epey zamandır firar etmiş uykularımın Kaf dağının arkasına kaçacağını bile bile yine de bir kahve koydum ocağa…
Biraz sonra belki de iyi bir habere rastlarım umuduyla televizyonu açtım. Nasıl olsa uyku yoktu. O zaman da geceye takılıp gitmekte fayda vardı.
Şans bu ya iyi bir iş çıktı karşıma. Eli yüzü düzgün, tavırları yapmacıksız bir davranış bilimi uzmanı kadın, çocuklara getirilmek istenen ve epey de tartışma yaratan sosyal medya yasağı konusundan söz ediyordu.
Bir an önce ekrana mühim reklamları boca edebilmek için sabırsızlanan haberci hatuna rağmen, olayın bence bam teline dokunmayı başardı kadın.
“Bana” dedi, “danışanlarım çocuklarının sorunları için geliyor. Zamanımız kısıtlı, bir saat içinde çocuktan ne öğrenirsen kardır diye uğraşıyorum doğal olarak. Ancak tuhaf bir şey efendim! Ben çocuğu konuşturup başının nasıl bir dertte olduğunu anlamaya çalışırken, ebeveyni bizimle değil! Fiziksel olarak odada tabii ki, ancak elindeki telefona gömülüp gitmiş! Bizden kopmuş. Tümüyle kendi gündeminde, kendi dünyasında… O odada olup bitenler umurunda değil sanki. Çocuğuyla iletişim sıfır yani. İnanın çoğu ebeveyn bu durumda.
Şimdi diyelim ki, o 15 yaşın altındaki çocuğa sosyal medyayı yasakladınız. Eeee, böyle bir ebeveyni olan çocuk ne yapacak evde ders saatlerinin dışında? Çocukla o yaşına kadar iletişim kurulmamış ki? Çocuk, hayatla telefon sayesinde iletişim kurmuş iki üç yaşından beri…”
Kadın haklıydı. Ve ben bir kez daha anlamıştım ki, biz Türkler, bir sorunu tam olarak çözüp ondan ebediyen kurtulmak yerine, yine işin kolayına kaçacaktık. İtle dalaşmaktansa çalıyı dolaşacaktık…
Televizyona devam… Bir programda “yapay zeka canavarı”na olabilecek en olumsuz yanından bakılıyordu. Ciddi dayak yiyordu zavallı! Efendim, yapay zeka hazretleri günün birinde insanı tepeleyebilirmiş. Sanki kendileri insan ürünü değilmiş gibi!
Olayı enine boyuna tam olarak anlamak yok! Olmaz. O zaman da ver korkuyu…
Kimi çocukların telefonda geçirdiği zamana takarak sosyal medya yasaklansın diye tutturacak… Ancak yasaklamadan önce çocukların anne ve babalarını sosyal medya konusunda eğitmek gerektiğinden hiç söz etmeyecek.
Yapay zekanın dinamiğini anlamak istemeyenler ise, adam gibi kullanılırsa şayet, insanın iyi bir yardımcısı olabileceğine kafa yormayacak…
Korkacağız, toplumu korkutacağız, yasaklayacağız her zaman yaptığımız gibi. Ancak asla sorunun özüne inmeyeceğiz. Ve bu kafayla da başımız dertten kurtulmayacak…