TÜRKİYEDEN HABERLER

Yargıtay’dan kayıp kargolar için emsal karar

Yargıtay, kargoda kaybolan ürünlerle ilgili emsal niteliğinde bir karara imza attı.

Kargo şirketinin kaybettiği bir bilgisayar üzerinden açılan davada, tazminatın “fatura bedeli” mi yoksa “güncel piyasa değeri” mi esas alınacağı tartışmasına netlik kazandırıldı. Karar, kargosu kaybolan milyonlarca tüketici için yol gösterici olacak.

Kargo hizmetlerinde yaşanan mağduriyetlere ilişkin bu kritik karar, bugün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Süreç, 2021 yılında B.A. adlı bir yurttaşın, Aras Kargo tarafından kaybedilen bilgisayarı için başlattığı hukuk mücadelesiyle başladı. Tüketici Hakem Heyeti’nin (THH) “bilgisayarın aynısının kargo şirketi tarafından temin edilmesi” yönündeki kararına yapılan itiraz üzerine dosya Yargıtay’a taşındı.

Kargo şirketi, kaybolan bilgisayar için yalnızca 2021 yılına ait fatura bedeli olan 9.808,79 TL’nin ödenmesini talep etti. Ancak yüksek enflasyon koşullarında bu tutarın gerçek zararı karşılamadığını savunan tüketici ve yerel mahkemeler, malın aynen iadesi ya da güncel değerinin ödenmesi gerektiği görüşünü benimsedi. Adalet Bakanlığı’nın temyiz başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay, taşıyıcı şirketlerin sorumluluk sınırlarını açık biçimde ortaya koydu. Kararda, kargo şirketinin eşyanın teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçen sürede oluşan her türlü kayıp ve hasardan sorumlu olduğu vurgulandı.

Tazminatta piyasa değeri esas alınacak

Yargıtay kararında, kargosu kaybolan tüketicinin zararının nasıl hesaplanacağı şu ifadelerle açıklandı:

"Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen ziyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir".

Karar tüketici için ne ifade ediyor?

Bu emsal karar ile birlikte, kargosu kaybolan ya da hasar gören tüketiciler için yalnızca “fatura bedelinin ödenmesi” uygulaması geçerliliğini yitirmiş oldu. Özellikle elektronik ve mobilya gibi fiyatı kısa sürede değişebilen ürünlerde, tazminatın piyasa fiyatı ya da cari değer üzerinden hesaplanacak olması, tüketicilerin gerçek zararının karşılanmasını güvence altına alacak.