YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Üsküdar Belediyesi’nde başkanvekilliği seçiminin ardından gündeme gelen iddialara ilişkin açıklamalarda bulundu. Emre, bazı meclis üyelerinin adli süreçler üzerinden baskı altına alındığını ve çeşitli vaatlerle oylarının yönlendirildiğini ileri sürdü.
31 Mart 2024 yerel seçimlerinde yüzde 50 oyla kazanılan Üsküdar Belediyesi’nde Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın tutuklanmasının ardından gerçekleştirilen başkanvekilliği seçiminde dışarıdan müdahale olduğunu savunan Emre, yaşananları “Susurluk gibi bir çete tablosu” olarak nitelendirdi.
Emre, bazı meclis üyelerine yönelik gözaltı ve tutuklama tehdidinin yanı sıra adli konularda çeşitli vaatlerde bulunulduğunu iddia etti. Bir meclis üyesinin yurt dışında firari olduğu belirtilen oğlunun serbest bırakılacağı yönünde söz verilmesi, başka bir üyenin ise tutuklu çocuğunun tahliye edilmesi sonrasında oy kullandığını öne süren Emre, sürecin idare mahkemesi kararları ve valilik talimatlarıyla şekillendiğini savundu.
“OVP hedefleri tutmuyor”
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Emre, iktidarın açıkladığı Orta Vadeli Program hedeflerinin geçmiş yıllardaki gerçekleşmelerle örtüşmediğini söyledi.
2027-2029 dönemini kapsayan yeni Orta Vadeli Program’a değinen Emre, iktidarın önceki yıllarda açıkladığı enflasyon tahminlerinin sürekli revize edildiğini belirtti.
Emre, 2023 yılında 2026 sonu enflasyonu için yüzde 8,5 tahmininde bulunulduğunu, bu oranın 2024'te yüzde 9,7'ye, 2025'te yüzde 16'ya yükseltildiğini ve bugün yüzde 28,4 olarak güncellendiğini ifade etti.
Bu tahminlerin özellikle memur, asgari ücretli ve emekli maaşlarına yapılacak zamların belirlenmesinde kullanıldığını söyleyen Emre, açıklanan hedeflerin gerçekleşmemesinin vatandaşın gelirlerini olumsuz etkilediğini savundu.
“Vatandaşın hissettiği enflasyon çok daha yüksek”
Resmi enflasyon rakamlarıyla vatandaşın temel ihtiyaçlarında karşılaştığı fiyat artışları arasında büyük fark bulunduğunu ileri süren Emre, ağustos ayı itibarıyla enflasyonun yüzde 31,51 olduğunu söyledi.
Bir önceki yılın aynı dönemindeki yüzde 32'lik oranla karşılaştırıldığında kayda değer bir düşüş bulunmadığını belirten Emre, kira artışının yüzde 54, hizmet enflasyonunun ise yüzde 41 seviyesinde olduğunu ifade etti.
Gıda ve ulaşım başta olmak üzere vatandaşın erteleme imkanı bulunmayan temel harcamalarının yüksek seyrettiğini belirten Emre, uygulanan ekonomik politikaların ve bu verilere göre yapılan ücret artışlarının halkı daha fazla yoksullaştıracağını savundu.
Emre ayrıca yeni OVP'deki hesaplamalara göre işçi ve Bağ-Kur emeklilerine önümüzdeki dönemde yaklaşık yüzde 9 zam yapılacağını, kamu çalışanlarının ise yüzde 5 zam ve yüzde 1,9 enflasyon farkıyla toplam yüzde 7 civarında artış alacağını öne sürdü. Asgari ücretin de aynı hesaplamalar doğrultusunda artırılacağını belirten Emre, maaşların geçim karşısındaki durumuna dikkat çekti.
“İmalat sanayisi daralma sinyali veriyor”
Ekonomideki sorunların üretim sektörünü de etkilediğini belirten Emre, İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Satın Alma Yöneticileri Endeksi'ne (PMI) işaret etti.
PMI verilerinde 50'nin üzerindeki değerlerin büyümeye, 50 seviyesinin durağanlığa, 50'nin altındaki değerlerin ise daralmaya işaret ettiğini aktaran Emre, Türkiye imalat sanayisinin uzun süredir daralma yaşadığını söyledi.
Ağustos ayında PMI'ın 48,1 olarak açıklandığını belirten Emre, imalat sektöründeki koşulların üst üste 29'uncu ayda 50 seviyesinin altında kaldığını ifade etti. Bunun, verilerin tutulmaya başlandığı Haziran 2005'ten bu yana görülen en uzun kesintisiz daralma dönemi olduğunu savunan Emre, Türkiye'nin büyük bir ekonomik kriz riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.
“İnşaat artıyor ama ev sahipliği düşüyor”
Konut politikalarına da değinen Emre, Türkiye'nin birçok kentinde yoğun bir inşaat faaliyeti yürütülmesine rağmen ev sahibi olanların oranının gerilediğini belirtti.
TÜİK verilerine göre 2014 yılında nüfusun yüzde 61'inin oturduğu konutun sahibi olduğunu söyleyen Emre, bu oranın günümüzde yüzde 57 seviyesine düştüğünü ifade etti.
Emre, 2002 yılında konut edinme oranının yüzde 73 civarında olduğunu belirterek, oranın yüzde 56 seviyelerine kadar gerilediğini savundu. Dünya genelinde ev sahipliği oranının yüzde 65 olduğunu, Yunanistan'da ise bu oranın yüzde 68 seviyesinde bulunduğunu söyleyen Emre, yapılan konutların vatandaşları ev sahibi yapmak yerine belirli kesimlere rant sağladığını ileri sürdü.
Üsküdar seçimindeki süreci anlattı
Açıklamasının önemli bölümünü Üsküdar Belediyesi'ndeki başkanvekilliği seçimine ayıran Emre, 31 Mart 2024 seçimlerinin sonuçlarını hatırlattı.
Üsküdar'da yüzde 50 oy aldıklarını, AKP-MHP bloğunun ise yüzde 43'te kaldığını belirten Emre, belediye meclisinde YENİ Parti'nin 29, AKP ve MHP'nin ise toplam 17 üyesinin bulunduğunu söyledi.
Emre, 7 Nisan'da Üsküdar Belediyesi'ne yönelik bir operasyon gerçekleştirildiğini, sonrasında çeşitli televizyon programları ve sosyal medya paylaşımlarında Sinem Dedetaş'ın tutuklanacağı yönünde haberler çıktığını belirtti.
Dedetaş'ın 29 Temmuz'da gözaltına alındığını ve 31 Temmuz'da tutuklandığını aktaran Emre, tutuklamanın hukuken geçerli olmayan delillere dayandığını savundu.
İlk seçimde oylar nasıl değişti?
Dedetaş'ın tutuklanmasından beş gün sonra başkanvekilliği seçiminin yapıldığını belirten Emre, ilk iki turda seçilmek için 31, üçüncü turda ise 24 oy gerektiğini söyledi.
İlk turda YENİ Parti adayının 26 oy aldığını, bir oyun geçersiz sayıldığını ve rakip adayın 17 oyda kaldığını belirten Emre, ikinci turda kendi adaylarının oyunun 27'ye çıktığını ifade etti.
Üçüncü turda ise beş meclis üyesinin karşı tarafa oy verdiğini ileri süren Emre, bunun üzerine parti yöneticilerinin meclis üyelerine iradeye sahip çıkma çağrısı yaptığını söyledi.
Emre, bu sırada Meclis Üyesi Ahmet Başbaydar'ın, oyunun karşı tarafa yönelmesinin gerekçesini toplantıda açıkladığını iddia etti.
“Oğluma söz verdiler, oyumu verdim”
Emre'nin aktardığına göre Başbaydar, oğlunun yurt dışında firari durumda olduğunu ve karşı tarafa oy vermesi halinde oğlunun Türkiye'ye getirileceği ve serbest bırakılacağı yönünde kendisine söz verildiğini söyledi.
Emre, bu açıklamanın yaklaşık 40 kişinin bulunduğu bir ortamda yapıldığını belirterek, Başbaydar'ın oğlunun KCK kapsamında arandığının söylendiğini ve serbest bırakılması yönünde taahhütte bulunulduğunun ifade edildiğini aktardı.
Emre ayrıca başka bir meclis üyesinin herhangi bir açıklama yapmadan ortamdan ayrıldığını, daha sonra ise bu kişinin tutuklu bulunan çocuğunun seçimden birkaç gün önce tahliye edildiğini öğrendiklerini ileri sürdü.
Emre, söz konusu gelişmelerin Üsküdar'daki başkanvekilliği seçiminde meclis üyelerinin oylarının adli süreçler ve çeşitli vaatler üzerinden etkilenmiş olabileceğine ilişkin ciddi soru işaretleri oluşturduğunu savundu.




