Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos’ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Körfez bölgesinde yeni bir gerilime neden oldu. Üç ülkeden herhangi birine yönelik saldırının tüm taraflara yapılmış kabul edilmesini öngören anlaşma, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında karşılıklı açıklamalara yol açtı.
Anlaşmayı eleştiren isimlerin başında, BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid’in eski danışmanı ve siyasi analist Abdulkhaleq Abdulla geldi.
Abdulla, Riyad’ın Körfez İşbirliği Konseyi’nin (KİK) ötesinde Türkiye ve Pakistan’la geliştirdiği güvenlik işbirliğinin gerekçesini sorguladı. Türkiye ve Pakistan’ın İran-İsrail tehdidi karşısındaki “güvenilirliğini ve kapasitesini” de tartışmaya açan Abdulla, ittifakların ortak bir düşman üzerinden şekillenmesi gerektiğini savundu.
BAE’den “Düşman kim?” sorusu
Abdulla, Körfez ülkeleri arasındaki askeri ve siyasi işbirliğinin güçlendirilmesinin yeni bölgesel ittifaklardan daha önemli olduğunu belirtti.
Abdulla, “Herhangi bir ittifakın başarılı olmasının şartlarından biri ortak düşmanın belirlenmesidir. Peki bu ittifaka dahil ülkelerin düşmanı kim?” ifadelerini kullandı.
Bu açıklamaya Suudi Prens Abdulrahman bin Musaid’den tepki geldi. Anlaşmanın egemenlik kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bin Musaid, “Her devletin kendi çıkarlarına hizmet ettiğini düşündüğü doğrultuda başka devletlerle anlaşma yapma hakkı yok mudur?” diye sordu.
Asbar Araştırma ve Çalışmalar Merkezi Başkanı Fahad el-Arabi el-Harthi de anlaşmanın herhangi bir ülkeye karşı oluşturulmuş bir ittifak olmadığını ifade etti. Harthi, anlaşmanın temel amacının ortak bir düşman belirlemek değil, üç ülkenin “kolektif caydırıcılık ve savunma kapasitesini” artırmak olduğunu söyledi.
Suudi cephesinden BAE’nin İsrail ilişkilerine gönderme
Tartışmanın büyümesiyle birlikte Suudi Arabistan tarafında BAE’nin İsrail ile ilişkilerine yönelik eleştiriler de gündeme geldi.
Bazı Suudi kullanıcılar, Abu Dabi’nin 2020 yılında İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesini sağlayan İbrahim Anlaşmaları öncesinde diğer Körfez ülkelerine danışıp danışmadığını sorguladı.
Abdulla ise eleştirilerine, “Arap veya İslam ümmetini vatanından üstün tutana güven olmaz. Aidiyet, sadakat ve samimiyet yalnızca vatanadır” sözleriyle karşılık verdi.
BAE’ye İsrail üzerinden eleştiri
İslam Dünyası Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün eski Genel Direktörü Abdulaziz el-Tuwaijri de tartışmaya dahil oldu. Tuwaijri, BAE’nin İsrail ile ilişkilerini eleştirerek, “İhanet eden ve Siyonistlerle işbirliği yapan hiç kimse güven içinde olmayacaktır” ifadelerini kullandı.
BAE’nin Hindistan ile savunma anlaşması yapmasının ve İsrail’le kapsamlı işbirliğinin kabul edildiğini belirten Tuwaijri, Suudi Arabistan’ın Türkiye ve Pakistan ile yaptığı anlaşmanın neden eleştirildiğini sorguladı.
Tuwaijri, mesajını Arapçada ağır bir kınama ifadesi olan “Utanacak olanlar öldü” sözleriyle tamamladı.