EGEDEN HABERLER

Tugay: Fesi asıl bu işi çözmeyenler giymeli

Eski Başkan Aziz Kocaoğlu’nun Basmane Çukuru protokolü ile ilgili söylediği ‘Adama fes giydirirler’ sözlerine Tugay, “Yanlış bir şey yapmadığımıza eminim.

BAŞKANLAR ARASINDA BASMANE ÇUKURU TARTIŞMASI BÜYÜDÜ

Tugay: Fesi asıl bu işi çözmeyenler giymeli

Eski Başkan Aziz Kocaoğlu’nun Basmane Çukuru protokolü ile ilgili söylediği ‘Adama fes giydirirler’ sözlerine Tugay, “Yanlış bir şey yapmadığımıza eminim. Fesi de asıl bu işi çözmeyenlerin giymesi gerekir’’ şeklinde yanıt verdi

İzmir’de çeyrek asrı aşkın bir süredir sorun olarak gündemde olan Basmane Çukuru’nda çözümün önünün açılması için Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ile Büyükşehir Belediyesi’nin yapma aşamasına geldiği ‘niyet protokolü’ne eski Başkan Aziz Kocaoğlu’ndan gelen tepki tartışmayı alevlendirdi.Ege Saati Gazetesi’nin manşetine de konu olan Kocaoğlu’nun, Büyükşehir’in buradaki yüzde 30’luk payının İzmirlilere hizmet verecek bir kültür merkezine dönüştürülmesini sağlayacak protokolle ilgili açıklamaları ortalığı karıştırdı. Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “Bu çırak çıkma protokolüdür. TMSF’nin dayattığı protokole göre imzalar atılmaya, bu şekliyle davranılmaya devam edilirse adama fes giydirirler. Zafiyete neden olan ve TMSF tarafına kıyak çeken bu anlaşma gözden geçirilmelidir” diyen Kocaoğlu’na cevap verdi.

‘Yanlış bir şey yapmıyoruz’

Erhangulenc.com’a konuşan Tugay, “Ben İzmir’in gelişmesini ve kalkınmasını istiyorum. Yanlış bir şey yapmadığımıza da yüzde 100 eminim. Sonuçta gerçekten çözülmesini istiyorsanız, bundan daha iyi bir şey yapma şansınız yok. Ayrıca onun ötesinde de daha henüz ortaya kesin detayların yazıldığı bir protokol çıkmamışken yani bunu bu şekilde yorumlamak da bence iyi niyetli ve etik değil” dedi.

Tugay, Kocaoğlu’nun ‘Adama fes giydirirler, aynı çuvala girerseniz gidersiniz’ sözleriyle ilgili olarak da şunları söyledi:“O cümleler çok kötü cümleler haksız cümleler. Öyle bir şeyi kesinlikle reddediyorum. Bir belediye başkanının da böyle ifadeler kullanmasını da çok etik bulmuyorum.

Yani insanlar ben burada tek başıma mı karar verdim diye düşünüyor? Beraber çalıştığımız, görüşünü fikrini aldığımız pek çok insan var. Burayla geçmişte ilgilenenler de dahil.

Sonuçta geçen dönem Folkart’la bir anlaşma yapılmaya çalışıldı ama olmadı. Neden çünkü yine gerçekçi olmayan bir tutumda bulunuldu.

Sonuçta gerçekten çözülmesini istiyorsanız, bundan daha iyi bir şey yapma şansınız yok. Ama yok çözülmesin orası öyle çukur olarak kalsın diyorsanız o zaman birçok şeyi söyleyebilirsiniz.

Fesi bence geçmiş dönemde burası çözümsüzlüğe itenlerin giymeyi hak ettiğini düşünüyorum açıkçası. Daha başında anlaşmayı kötü yapan, bu işi bu hale gelmesini sağlayanlara sormak lazım. Neden bu hale geldi?Benim de burayı çözmeden bırakmamı mı istiyorlar?

‘Çözüm peşinde koşuyorum’

Burada ekonomik bir değer oluşacak sosyal ve kültürel değer oluşacak, İzmir’in kalkınmasına katkıda bulunacak bir proje gerçekleşecek. Yani, bunu yapmayalım, ne yapalım itiraz edelim anlaşmaz tutum içinde olalım, anlaşmaz bir tutum içinde olmanın İzmir’e bir faydası yok. Pek çok konuda böyleydi.

Bugüne kadar çözdüğümüz her konu için benzer şeyi söyleyebilirim. Ben İzmir’in gelişmesini ve kalkınmasını istiyorum. Yaptığım her şeyin bu düşünce var. O nedenle çözüm peşinde koşuyorum.

Bu çözümü de reel bir zeminde gerçekçi bir bakış açısıyla sağlayabileceğimizi düşünüyorum. Yani olmayacak taleplerde bulunduğunuz zaman çözümsüzlüğe itiyorsunuz.

30 bin metrekarelik bir kültür merkezi yapılacak oraya şehrin merkezinde bir alan herkese hitap edecek bir alan. Bir gazeteci bence gayet ahlaksızca bir yorum yapmış, ‘Zenginlere yer yapıyorlar’ falan diye. Hangi kültür merkezine sadece zenginler gidiyor? Bizim Şehir Tiyatroları’na sadece zenginler mi gidiyor? Yaptığımız her toplantıda, konser, sanat etkinliği kültür etkinliği halkın tamamına hitap eden şeyler.

Bunlar art niyetli cümleler. Ne olursa olsun bizi suçlamaya dair sonuca varmaya çalışan insanların lafları. Bunların hepsi boş.’’ HABER MERKEZİ