ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik planlanan yeni saldırıları son anda durdurduğunu açıklaması, bölgede diplomasi ihtimalini yeniden gündeme getirdi.
Trump, İran ile bir anlaşmanın ana hatlarında uzlaşıldığını öne sürerken, Tahran yönetimi bu iddiayı kesin bir dille reddetti. Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması ve taraflar arasındaki karşılıklı tehditlerin sürmesi ise kalıcı bir ateşkes ihtimalini belirsiz bırakıyor.
Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada ABD'nin İran'a büyük bir saldırı hazırlığında olduğunu, ancak İran ve bazı bölge ülkelerinin saldırının ertelenmesini istediğini savundu.
Trump'a göre olası anlaşmanın temel başlıkları şöyle:
Hürmüz Boğazı'nın tamamen yeniden açılması
İran'ın nükleer programının sona erdirilmesi
Trump ayrıca İsrail'in de bu yaklaşımı desteklediğini iddia etti. Ancak Beyaz Saray, anlaşmanın ayrıntıları veya arabulucular konusunda resmi bir açıklama yapmadı.
İran: İddialar gerçeği yansıtmıyor
Tahran yönetimi, Trump'ın açıklamalarını reddederek ABD'den saldırıların durdurulmasını istedikleri yönündeki iddiaların "tamamen yalan" olduğunu açıkladı.
İranlı yetkililer, silahlı kuvvetlerin yüksek alarm seviyesinde olduğunu ve olası tehditlere karşı hazırlıkların sürdüğünü belirtti.
Suudi Arabistan ve bölgesel diplomasi
Bölgedeki tansiyonun düşürülmesi için diplomatik girişimler devam ederken, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın Trump ile görüşerek yeni saldırılardan kaçınılmasını istediği öne sürüldü.
Diplomatik kaynaklara göre Katar ve Pakistan da Washington ile Tahran arasında arabuluculuk çalışmaları yürütüyor. Taraflar arasında görüşmelerin yeniden başlamasına yönelik temkinli bir beklenti olduğu belirtiliyor.
Ancak şu ana kadar ABD ve İran, resmi bir anlaşmaya varıldığını doğrulamadı.
Hürmüz Boğazı kritik başlık
Uzmanlara göre olası bir anlaşmanın en önemli maddelerinden biri Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması olacak.
Trump yönetimi boğazın tamamen açılmasını isterken, İran savaş öncesindeki düzene dönülmesine karşı çıkıyor ve deniz trafiğinin Umman ile birlikte yönetilmesini savunuyor.
ABD ve Körfez ülkelerinin ise bu öneriye sıcak bakmadığı belirtiliyor. İran destekli Husilerin Babülmendep Boğazı'na yönelik tehditleri de enerji güvenliği endişelerini artırıyor.
ABD'nin mühimmat stokları tartışılıyor
Savaş sürecinde ABD'nin Patriot hava savunma sistemlerindeki mühimmat stokları da gündeme geldi.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) verilerine göre, ABD'nin savaş öncesinde yaklaşık 2 bin 300 olan Patriot önleyici füze stokunun 827'nin altına düştüğü öne sürüldü.
Bazı ABD'li askeri yetkililerin bu durumdan endişe duyduğu belirtilirken, Trump bu değerlendirmeleri önemsemedi.
Uzmanlar: Geçici duraklama olabilir
Ortadoğu Enstitüsü kıdemli uzmanı Ross Harrison, mevcut açıklamaların kalıcı bir barış anlamına gelmediğini belirtti.
Harrison'a göre Hürmüz Boğazı'nın geleceği konusunda net bir uzlaşma sağlanmadığı sürece yaşanan gelişmeler yalnızca geçici bir duraklama olarak kalabilir.
Uzmanlar ayrıca savaşın uzaması halinde Lübnan, İsrail-Filistin, Irak ve Yemen gibi diğer bölgesel krizlerin de çatışmaya daha fazla dahil olabileceği uyarısında bulunuyor.