Türkiye’de milyonlarca işçi ve memur için Nisan ayı, bordrolarda yeni bir kesinti döneminin başlangıcı olacak. İktidarın “tasarrufları artırma” gerekçesiyle hayata geçirmeye hazırlandığı Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), yalnızca maaşlardan her yıl en az 12 bin liralık kesintiye yol açmakla kalmayacak, aynı zamanda çalışanların en önemli güvencelerinden biri olan kıdem tazminatını da fon sistemine dahil edecek.
Çalışma yaşamı uzmanı Hüseyin İrfan Fırat, TES’in detaylarını ve çalışanlar üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Fırat, mevcut Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) isteğe bağlı olduğunu hatırlatarak, TES’in ise Nisan ayı itibarıyla tamamen zorunlu bir yapıda uygulanacağını vurguladı.
Sistem devreye girdiğinde SGK primi ve vergi kesintilerine ek olarak her çalışanın brüt ücretinden yüzde 3 oranında bir pay daha doğrudan fona aktarılacak. Yapılan hesaplamalara göre, asgari ücretli bir çalışanın maaşından yıllık en az 11 bin 890 TL, yani yaklaşık 12 bin TL kesinti yapılacak. Ücret seviyesi arttıkça bu tutarın da katlanarak yükseleceği ifade ediliyor.
Uzmanlara göre düzenlemenin en tartışmalı yönlerinden biri ise kıdem tazminatı. Fırat, yeni sistemle birlikte kıdem tazminatı fonunun TES ile birleştirilmesinin planlandığını belirterek, mevcut yapının dönüştürülerek tamamlayıcı emeklilik modelinin parçası haline getirileceğini söyledi. Bu durum, işten ayrıldığında toplu ödeme bekleyen çalışanların alacaklarının bir fon mekanizması içinde yönetilmesi anlamına geliyor.
TES’e ilişkin düzenlemelerin, hem çalışanların aylık gelirleri hem de uzun vadeli hakları açısından önemli sonuçlar doğuracağı ve önümüzdeki dönemde tartışmaların artarak süreceği belirtiliyor.





