Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, kamuoyunun gündemindeki fon krizine ilişkin açıklama yaptı. Saral, soruşturma sürecinde ilgili kamu kurumlarının daha aktif rol üstlenmesi ve kamuoyunun düzenli biçimde bilgilendirilmesi gerektiğini belirtti.
Saral, X hesabından yaptığı paylaşımda, sürecin belirsizliğe yol açacak açıklamalardan uzak yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
“MİT ZAN ALTINDA BIRAKILIYOR”
Saral açıklamasında, “Yaşanılan fon krizi ile alakalı süreci sulandırmaya, zihinleri bulandırmaya ve piyasaları belirsizliğe sürükleyecek açıklamalara artık son verilmelidir. Böylesine ciddi bir süreçte herkes sorumluluğunun gereğini yerine getirmeli, kamuoyunun güvenini zedeleyecek söylemlerden uzak durmalıdır” ifadelerini kullandı.
Saral, krizin bir tarafının “dış güçler” söylemi üzerinden Millî İstihbarat Teşkilatı’nı zan altında bırakmaya çalıştığını, diğer tarafın ise AK Parti teşkilatını ve milyonlarca mensubunu birkaç kişinin yaptığı iddia edilen yanlışlarla aynı kefeye koyduğunu savundu.
Bu yaklaşımın hakkaniyetli ve siyasi gerçeklikle bağdaşır olmadığını belirten Saral, AK Parti’nin milyonlarca kişinin emek verdiği büyük bir siyasi hareket olduğunu söyledi.
Saral, “Bu büyük yapı içerisinde art niyetli davranan, kişisel çıkar peşinde koşan kim varsa Cumhurbaşkanımız, bugüne kadar olduğu gibi gereken iradeyi ortaya koyacaktır” dedi.
“KURUMLAR GÖREVİNİ YAPSIN”
Soruşturma sürecinde kurumların görevlerini yerine getirmesi gerektiğini vurgulayan Saral, “Bırakın kurumlar görevini yapsın. Hukuk, denetim ve devlet mekanizmaları kendi işini yapsın. Hiç kimse soruşturmanın yerine geçerek hüküm vermesin; hiç kimse de süreci kendi siyasi hesabına alet etmesin” ifadelerini kullandı.
BAKANLIĞA “UYARI”
Saral, sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini belirterek özellikle Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ilgili resmi kurum ve bürokratlara çağrıda bulundu.
“Ancak bununla birlikte süreç mutlaka şeffaf yürütülmelidir. Başta Hazine ve Maliye Bakanlığımız olmak üzere ilgili resmî kurumlarımız ve bürokratlarımız bu süreçte daha aktif olmalı, kamuoyunu düzenli ve açık biçimde bilgilendirmelidir. Ekonomik güvenin en temel şartı, belirsizliğin ortadan kaldırılmasıdır” diyen Saral, resmi açıklamaların gecikmesinin bilgi boşluğu oluşturduğunu söyledi.
Saral, oluşan bilgi boşluğunun “Yönetimde ben olsam çözerim” diyerek kendisini kurtarıcı ilan eden siyasi fırsatçılara bırakılmasının kabul edilemeyeceğini belirtti.
Açıklamasının sonunda sürecin sonucuna ve kimlere uzanacağına bakılmaksızın devletin gerekeni yapacağını savunan Saral, “Çünkü mesele yalnızca siyasi bir tartışma değil; vatandaşın devlete, ekonomiye, piyasalara ve adalete olan güven meselesidir!” ifadelerini kullandı.





