<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Ege Saati - Ege'den Haberler</title>
    <link>https://www.egesaati.com.tr</link>
    <description>Bu sitede paylaşılan kod, haber, resim, röportaj gibi her türlü içeriğinin tüm telif hakları ESHA Haber Ajansı (egesaati.com.tr)'ye aittir. egesaati.com.tr sitesinde yer alan bütün yazılar, materyaller, resimler, ses dosyaları, animasyonlar, videolar, dizayn, tasarım ve düzenlemelerimizin telif hakları 5846 numaralı yasa ile korunmaktadır. Bunlar ESHA Haber Ajansı (egesaati.com.tr)'nin yazılı izni olmaksızın ticari olarak herhangi bir şekilde kopyalanamaz, dağıtılamaz, değiştirilemez, yayınlanamaz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.egesaati.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 28 Apr 2026 05:41:11 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.egesaati.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[HPV aşısı rahim ağzı kanserine karşı yüzde 90 etkili]]></title>
      <link>https://www.egesaati.com.tr/hpv-asisi-rahim-agzi-kanserine-karsi-yuzde-90-etkili</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egesaati.com.tr/hpv-asisi-rahim-agzi-kanserine-karsi-yuzde-90-etkili" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, düzenli tarama ve 9’lu HPV aşısının birlikte güçlü bir koruma oluşturduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Mesut Polat, 9’lu İnsan Papilloma Virüsü (HPV) aşılarının kansere karşı yaklaşık yüzde 90 oranında koruma sağladığını belirtti.</p>

<p>Hastaneden yapılan bilgilendirmede, modern tıbbın en önemli gelişmelerinden biri olan aşıların bazı kanser türlerini önlenebilir hale getirdiği, bunların başında ise rahim ağzı kanserine neden olan HPV’nin geldiği ifade edildi.</p>

<p>HPV’nin çoğu zaman belirti vermeden vücuda yerleştiği ve erken müdahale edilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabileceği aktarıldı. Prof. Dr. Polat, virüsün rahim ağzı kanserinin yanı sıra orofaringeal, penis ve anal kanserlerde de etkili olduğunu söyledi.</p>

<p>Polat ayrıca HPV’nin kansere yol açan 15 tipi bulunduğunu, mevcut aşıların ise bu tiplerin 7’sine karşı koruma sağladığını ve rahim ağzı kanserlerinin yaklaşık yüzde 90’ının bu tiplerden kaynaklandığını vurguladı.</p>

<p>Uzman, 21 yaşından itibaren düzenli tarama yapılması gerektiğini, smear ve HPV testlerinin belirli aralıklarla uygulanmasının hayati önem taşıdığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>HPV aşısının 9’lu formunun kullanıldığını aktaran Polat, 9-14 yaş arasında 2 doz, 15 yaş ve üzeri için ise 3 doz uygulandığını ifade etti. Düzenli tarama ile aşılamanın birlikte uygulanmasının rahim ağzı kanserine karşı en güçlü koruma yöntemi olduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.egesaati.com.tr/hpv-asisi-rahim-agzi-kanserine-karsi-yuzde-90-etkili</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egesaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/egesaati-com-tr/uploads/2026/04/kanser-taramasi-2450535.jpg" type="image/jpeg" length="60368"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[En sağlıklı sebze belli oldu: Su teresi zirvede]]></title>
      <link>https://www.egesaati.com.tr/en-saglikli-sebze-belli-oldu-su-teresi-zirvede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egesaati.com.tr/en-saglikli-sebze-belli-oldu-su-teresi-zirvede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CDC araştırmasına göre su teresi 100 tam puanla ilk sırada yer aldı, meyveler listede geride kaldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD merkezli Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), 47 farklı meyve ve sebzeyi vitamin ile mineral yoğunluklarına göre inceledi. Yapılan çalışma sonucunda su teresi, 100 üzerinden tam puan alarak listenin ilk sırasında yer aldı ve “en sağlıklı sebze” olarak öne çıktı. Besin değeri sıralamasında su teresinin ardından Çin lahanası ve pazı geldi.</p>

<p>Araştırmada dikkat çeken bir diğer unsur ise meyvelerin alt sıralarda kalması oldu. En yüksek puanı alan meyve limon olurken, genel listede ancak 28’inci sıraya yerleşebildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Vitamin açısından zengin</strong></p>

<p>Uzmanlar, su teresinin öne çıkmasında içerdiği yoğun vitamin ve minerallerin etkili olduğunu belirtiyor. A, K, C ve B9 vitaminlerinin yanı sıra kalsiyum, potasyum ve demir bakımından güçlü bir içeriğe sahip olan bu sebze, glukosinolat bileşenleri sayesinde iltihap karşıtı ve hücre koruyucu özellikler de barındırıyor.</p>

<p><strong>“Çiğ tüketin” önerisi</strong></p>

<p>Su teresi; kara lahana, brokoli, Çin lahanası, roka, Brüksel lahanası ve alabaş ile birlikte turpgiller ailesinde yer alıyor. Genellikle doğal su kaynakları çevresinde ve nemli alanlarda kendiliğinden yetişebilen bu bitki için uzmanlar, tüketim sırasında dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor. Özellikle doğal ortamlardan toplanan su teresinin yetiştiği suyun temizliği büyük önem taşırken, besin değerinden maksimum fayda sağlamak için çiğ tüketilmesi öneriliyor. Ayrıca düşük lif içeriği nedeniyle brokoli gibi lif açısından zengin sebzelerle birlikte tüketilmesinin daha faydalı olacağı ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.egesaati.com.tr/en-saglikli-sebze-belli-oldu-su-teresi-zirvede</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 15:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egesaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/egesaati-com-tr/uploads/2026/04/su-teresi-faydalarijpg.webp" type="image/jpeg" length="65395"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnsülin tedavisi bağımlılık yapmaz]]></title>
      <link>https://www.egesaati.com.tr/insulin-tedavisi-bagimlilik-yapmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egesaati.com.tr/insulin-tedavisi-bagimlilik-yapmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Gülçin Cengiz Ecemiş, insülin tedavisinin bağımlılık yapmayacağını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyabetin insülinin eksikliği veya etkisizliği sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlık olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Ecemiş, <em>"Toplumda daha sık görülen diyabet formu tip 2 diyabettir ve insülinin yeterince etki gösterememesi sonucu ortaya çıkar. Tip 1 diyabet ise daha seyrek olarak görülmesine rağmen küçük yaşlardan itibaren başlar.</em></p>

<p><em>Mutlak insülin eksikliğine neden olan 'Tip 1 diyabet' hastası değilseniz, diyabetinizi kontrolde tutmak için ağız yolu ile alınan şeker düşürücülere ihtiyacınız olabilir. Şeker düşürücü ilaçlar 'Tip 2 diyabet'te kullanılır. Tip 2 diyabetli kişiler kan şekerini normal seviyede tutabilmek için mutlaka insülin kullanmak zorunda değildir" </em>dedi.<br />
 </p>

<p>TEDAVİ SÜRECİ</p>

<p>Her diyabet hastasının tedavisinin bireysel olduğunu söyleyen Doç. Dr. Gülçin Cengiz Ecemiş, "Tip 2 diyabetik hastalarda eğer hastanın durumu çok kötü değilse ve şekerleri ılımlı derecede yüksekse öncelikle şeker düşürücü ilaçlarla tedaviye başlanabilir. Bu ilaçlara rağmen kan şekerleri yüksek seyrederse tedaviye insülin eklenebilir. İnsülin tedavisi bağımlılık yapmaz. Vücuttaki eksikliğin tamamlanması gibi düşünülebilir. Hastanın klinik durumuna göre ihtiyaç duyulan yoğun insülin tedavisi takiplerde hafifletilebilir, hatta tekrar ağızdan alınan şeker düşürücü ilaçlara dönülebilir" diye konuştu.</p>

<p><br />
BESLENME VE EGZERSİZ</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diyabette tedavinin sadece ilaç kullanmakla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Doç. Dr. Ecemiş, beslenme ve sporun önemine dikkat çekti. Ecemiş ayrıca şunları söyledi:<br />
<em>"Diyabetli hastalarımızın yaptığı en büyük yanlışlardan bir tanesi, ağızdan şeker düşürücü ilaçlar kullanmakta iken, bunun diyabet tedavisinde her şey olduğunu düşünerek beslenme ve egzersiz programlarınızı ihmal etmenizdir. Unutulmamalıdır ki modern tedavi yöntemlerine rağmen tip 2 diyabetin tedavisinde halen beslenme ve egzersiz en önemli tedavi metotlarıdır."</em> İHA</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.egesaati.com.tr/insulin-tedavisi-bagimlilik-yapmaz</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egesaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/egesaati-com-tr/uploads/2026/04/a-w689190-01.jpg" type="image/jpeg" length="96332"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güvenlik yetmez huzurlu ortam şart]]></title>
      <link>https://www.egesaati.com.tr/guvenlik-yetmez-huzurlu-ortam-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egesaati.com.tr/guvenlik-yetmez-huzurlu-ortam-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da eğitim kurumlarına yönelik silahlı saldırılar Türkiye'yi sarsarken Uzman Psikolog Yeliz Arda, olayların ardında derin bir psikolojik ve toplumsal kriz olduğuna dikkat çekti. "Aidiyet eksikliği, dijital şiddetin etkisi ve göz ardı edilen erken uyarı sinyalleri tehlikeyi büyütüyor" dedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da son günlerde eğitim kurumlarına yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırılar kamuoyunda yankı uyandırırken, İstanbul Arel Üniversitesinden Uzman Psikolog Yeliz Arda, yaşananların yalnızca bir güvenlik sorunu olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Arda, söz konusu olayların derin psikolojik dinamiklerin ve toplumsal kırılmaların bir yansıması olduğunu vurguladı.<br />
<br />
HİÇBİR YERE AİT HİSSETMEMEK</p>

<p><br />
Uzman Psikolog Yeliz Arda, okullarda yaşanan saldırılara ilişkin değerlendirmesinde, "Bu eylemlerin temelinde derin psikolojik dinamikler var" dedi.</p>

<p>Şiddetin öğrenilebilen bir davranış olduğunun altını çizen Arda, modern çağın getirdiği yalnızlaşmanın gençleri aidiyet duygusundan uzaklaştırdığını belirterek<em> "Modern çağın getirdiği yalnızlaşma, gençlerin kendilerini hiçbir yere ait hissetmemesine neden oluyor. Ailesinden ve okul ortamından duygusal destek alamayan bireyler, radikal düşüncelere veya şiddet içerikli alt kültürlere daha açık hale geliyor. Şiddet öğrenilebilen bir davranıştır. Yaşadığı sorunları, kızgınlıkları hayal kırıklıkları ile nasıl baş edebileceğini bilemeyen gençler yaşadıkları bu duygularla baş edebilmek için şiddeti kullanabiliyorlar. Çünkü güç gösterisi onların var olduğunun ve farkedilmenin bir aracıdır. Hiçbir çocuk ve genç yaşamadığı, tanık olmadığı şiddeti bir başkasına uygulamaz" </em>diye konuştu.</p>

<p>Dijital içeriklerin gençler üzerindeki etkisine de değinen Arda, şiddetin internet ortamında romantize edilmesinin tehlikeli bir algı meydana getirdiğini belirterek<em> "Gençler dijital oyunları sadece eğlenmek için oynamazlar, kimlik oluşturmak için de dijital oyunlar oynarlar. Şiddet içerikli oyunlar, filmler ve şiddet içeren müzikler gençlerin şiddeti normalleştirmesine ve güç elde etmenin silah kullanmayla elde edebileceği algısı oluşturuyor. Saldırganlar bu eylemleri bir ‘intikam alma' veya ‘ismini duyurma' aracı olarak görebiliyor"</em> dedi.<br />
<br />
DİJİTALDEN FAZLASI</p>

<p><br />
Saldırganlık davranışının altında yatan nedenlerin yalnızca dijital etkilerle sınırlı olmadığını belirten Arda<em>, "Çocuk ve gencin genetik olarak yatkınlığı veya daha sonradan yaşadığı travmalara bağlı olarak gelişen bazı patolojik nedenler de öfke ile birlikte şiddet davranışına dönüşebilir. Birçok saldırganın temelinde derin bir umutsuzluk yattığı ve eylemlerinin aslında bir tür ‘genişletilmiş intihar' olduğu gözlemlenmektedir. Bununla birlikte nörolojik olarak kişilik bozuklukları da nedenler arasında yer alabilir. Depresyon, antisosyal kişilik bozuklukları, bipolar, borderline ve anksiyete bozuklukları bu süreçte etkili olabilir. Bu hastalıklar mutlaka ilaç ve psikoterapi yöntemleriyle klinik olarak tedavi edilmelidir"</em> diye konuştu. İHA<br />
<br />
KUTU KUTU</p>

<p><br />
Sistemin merkezi aile olmalı</p>

<p>Okullarda sadece fiziksel güvenlik önlemlerinin yeterli olmayacağını dile getiren Arda, çözümün bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini ifade ederek<em> "Eğitim evde başlar; hem okulda hem de sosyal hayatta devam eder. Anne babaların dijital okuryazarlık ve çocuklarının davranış farklılıkları konusunda bilinçlenmesi çok önemli. Aile sistemin dışında değil, merkezinde olmalıdır. Eğitim-öğretim hayatı içerisinde riskli öğrencilerin tespit edilebilmesi adına ‘psikolojik risk taraması' yapılmalı ve ‘erken uyarı mekanizması' kurulmalıdır. Okullar sadece akademik olarak değil, psikolojik risk profiline göre de yönetilmelidir"</em> dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Eğitim kurumlarının aynı zamanda duygu yönetiminin öğretildiği alanlar olması gerektiğini vurgulayan Arda, rehberlik servislerinin daha aktif hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Ailelerin çocuklarıyla yalnızca akademik başarıyı değil, duygularını da konuşması gerektiğini ifade eden Arda, ruh sağlığı yatırımlarının bir lüks değil toplumsal bir zorunluluk olduğunun altını çizdi.<em> "Psikolojik destek iyi niyet uygulaması değil, sistem altyapısıdır"</em> dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.egesaati.com.tr/guvenlik-yetmez-huzurlu-ortam-sart</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egesaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/egesaati-com-tr/uploads/2026/04/a-w689577-01.jpg" type="image/jpeg" length="77006"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Yalnız: "Sağlıklı yaşam için düzenli hareket edilmesi gerekiyor"]]></title>
      <link>https://www.egesaati.com.tr/prof-dr-yalniz-saglikli-yasam-icin-duzenli-hareket-edilmesi-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egesaati.com.tr/prof-dr-yalniz-saglikli-yasam-icin-duzenli-hareket-edilmesi-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Yalnız, "Sağlıklı yaşam için düzenli hareket edilmesi ve dengeli beslenme alışkanlıklarının benimsenmesi gerekiyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fırat Üniversitesi Hastanesi Gastroenteroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Yalnız, en sık görülen sindirim sistemi hastalıkları hakkında açıklamalarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teknolojinin gelişmesiyle birlikte toplumda hareketsiz yaşam tarzının yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Mehmet Yalnız,<em> "Bu durumun sağlığı olumsuz etkiliyor. Hareketsiz yaşamın yanı sıra beslenme alışkanlıkları da değişiyor. Özellikle batı tipi beslenmenin sindirim sistemi hastalıkların artışında önemli rol oynuyor. Bu yaşam tarzı değişikliklerinin obezite başta olmak üzere birçok sağlık sorununa yol açar. Türkiye obezite oranlarında Avrupa’da üst sıralarda yer alıyor. En çok rastlanan sindirim sistemi hastalıklarının ilk sırasında reflü hastalığı geliyor. Halk arasında reflü olarak bilinen bu hastalığın, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıyla ortaya çıkıyor. İkinci sırada ise huzursuz bağırsak sendromunun yer alıyor. Bu hastalığın gaz, şişkinlik, kabızlık veya ishal gibi şikayetlerle kendini gösteriyor. Kolon kanserleri de giderek artış gösteriyor. Bu hastalıklar genellikle kolon poliplerinden gelişiyor. Bununla birlikte pankreas kanseri de son yıllarda artış gösterdi fakat tedavi seçenekleri halen sınırlıdır. Pankreas hastalıkları arasında pankreas iltihabı da sık görülüyor. Özellikle safra kesesi taşlarına bağlı tıkanıklıkların bu duruma neden olabilir. Sağlıklı yaşam için düzenli hareket edilmesi ve dengeli beslenme alışkanlıklarının benimsenmesi gerekiyor" </em>ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.egesaati.com.tr/prof-dr-yalniz-saglikli-yasam-icin-duzenli-hareket-edilmesi-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egesaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/egesaati-com-tr/uploads/2026/04/a-w680025-03.jpg" type="image/jpeg" length="42920"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlarından otizmde "Nöroçeşitlilik ve erken tanı" vurgusu]]></title>
      <link>https://www.egesaati.com.tr/uzmanlarindan-otizmde-norocesitlilik-ve-erken-tani-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egesaati.com.tr/uzmanlarindan-otizmde-norocesitlilik-ve-erken-tani-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyeleri, otizmin yalnızca çocukluk çağına özgü bir durum olmadığını belirterek, erken tanının hayati önemi, yetişkinlikte teşhis süreçleri ve toplumda doğru bilinen bilim dışı yanlışlara dair önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesinin farklı anabilim dallarında görev yapan uzman akademisyenler, Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) ile ilgili toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla kapsamlı bir bilgilendirme çalışmasına imza attı.</p>

<p>Uzmanlar, otizmin nörogelişimsel bir farklılık olduğunu vurgulayarak, bireylerin çocukluktan yetişkinliğe uzanan süreçte yaşadıkları zorluklar ve sahip oldukları potansiyeller üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu.<br />
EÜ Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şebnem Pırıldar, otizmin sıklıkla çocuklukta tanınmasına rağmen erişkin yaşlarda da teşhis edilebildiğine dikkat çekti. Belirtilerin çocukluktan itibaren mevcut olduğunu ancak bazen maskelendiğini ifade eden Prof. Dr. Pırıldar, "Belirtiler daha hafif veya silik olabilir. Kişinin sosyal becerileri gelişmişse bu belirtileri kamufle edebilir. Ayrıca anksiyete, depresyon veya DEHB gibi eşlik eden diğer psikiyatrik rahatsızlıklar ön plandaysa, otizmin özgün belirtileri gözden kaçabilir. Kadınların sosyal becerilerinin daha güçlü olması ve duyusal hassasiyetleri maskeleme yeteneklerinin gelişmiş olması, tanının atlanmasına yol açabilmektedir. Tanı süreci klinik görüşmelere ve kapsamlı gelişim öyküsüne dayanıyor. Tanının erken konulması; beceri eğitimlerinin planlanması, tetikleyici faktörlerin belirlenmesi ve eşlik eden rahatsızlıkların tedavisi açısından hayati önemdedir. Tanının ertelenmesi, özellikle ergenlik ve gençlik döneminde bireyin özgüvenini ve kimlik gelişimini olumsuz etkileyerek sosyal ilişkilerini bozabilir. Bu noktada ‘nöroçeşitlilik’ kavramını vurgulamak ve farklılıkların birer zenginlik olduğunu kabul etmek, damgalamanın önüne geçmekte yararlı olacaktır" dedi.<br />
<br />
"Ekran maruziyeti otizmin nedeni değil, bir tercihtir"</p>

<p>Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezen Köse, dil gelişim geriliğinin her zaman otizm anlamına gelmediğini ancak mutlaka uzman bir değerlendirme gerektirdiğini vurguladı. Ailelerin en çok merak ettiği ekran kullanımı konusuna açıklık getiren Prof. Dr. Köse, "Otizm spektrumundaki çocukların bilgi ve uyaran işleme sistemleri farklı çalışır. Bu çocuklar sosyal uyaranlar yerine, daha tekdüze ve sosyal mesaj içermeyen ekran gibi uyaranlara yönelme eğilimi gösterirler. Yani ekran maruziyeti otizmin nedeni değil, otizmli çocukların bir tercihi ve yönelimidir. Tedavi sürecinde sosyal temasın ve göz temasının artırılması, ekran maruziyetinin ise azaltılması önerilir. Özetle; uyaran eksikliğinin otizme yol açtığı görüşü bilimsel olarak kabul görmemektedir; asıl süreç, otizm spektrumundan etkilenen bireyin sosyal olmayan uyaranları tercih etmesidir. Ayrıca, ayrıştırmak yerine kaynaştırma eğitimine odaklanmak bireyin yetişkinlikteki yaşam kalitesini artırıyor" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Aşılar ve otizm arasında hiçbir bağlantı yok"</p>

<p>Erken tanının tedavi başarısındaki kritik rolüne değinen Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burcu Özbaran ise "Otizmde erken tanı ve müdahale, tedavi sonuçlarının başarısı açısından hayati önemdedir. Ailelerin veya bakım verenlerin, çocuğun gelişimiyle ilgili en ufak bir şüphe veya tereddüt duymaları halinde vakit kaybetmeden bir çocuk psikiyatristine başvurmaları gerekir. Amacımız sadece tanı koymak değil, gelişimsel duraksamaları erkenden saptayarak müdahale etmektir. Risk grubundaki çocukları erken dönemde teşhis ettiğimizde, ileride bir tanı almalarına gerek kalmadan normal gelişim süreçlerini tamamlamalarına yardımcı olabiliyoruz. Bu açıdan erken tanı, şüphelenme ve farkındalık çok değerlidir. Otizm, her bireyin farklı özellikler sergilediği çok geniş bir yelpazedir. Nörogelişimsel bir bozukluk olan otizmde, beyindeki hücre bağlantıları normal gelişimden farklılık gösterir; bazı alanlarda bağlantılar çok yoğunken, bazılarında daha gevşektir. Bu durum, bazı bireylerde duyusal hassasiyetlere veya yoğun ilgi alanlarına bağlı olarak özel yeteneklerin gelişmesine zemin hazırlayabilir. Ancak her otizmli bireyin mutlaka özel bir yeteneği olacağı düşünülmemelidir. Önemli olan, çocuğun var olan yeteneklerini ve ilgi alanlarını işlevsel bir şekilde yönlendirebilmektir. Şunu çok net ifade etmeliyim ki; aşılar ile otizm arasında hiçbir bağlantı yoktur. Türkiye, aşılama konusunda köklü ve başarılı bir sağlık sistemine sahiptir. Aşılar otizme yol açmadığı gibi, aşılamanın ihmal edilmesi çocuklarda çok daha ciddi hastalıklara neden olabilir. Bilimsel gerçek şudur: Aşılar ve otizm arasında hiçbir ilişki bulunmamaktadır" dedi.<br />
<br />
"İş hayatında ve sosyal ilişkilerde başarı mümkün"</p>

<p>EÜ Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Cenan Hepdurgun, "Otizmli bireyler doğru yönlendirme ile toplumda çok başarılı roller üstlenebilirler. Otizmin erişkinlikte başlamıyor ancak bu dönemde fark edilebiliyor. Otizmli bireyler güçlü ve zayıf yönlerini tanıdıklarında; arkadaşlık, iş ve aile hayatında mutlu bağlar kurabilirler. Özellikle kısıtlı ilgi alanları, bazı meslek dallarında büyük bir avantaja dönüşebilir. Bilgisayar sektörü, bilim ve sanat alanında dünyaya yön veren pek çok ismin otizm spektrum özelliklerine sahip olduğu bilinmektedir. Kişi, kendine uygun mesleği bulduğunda, dünyanın gidişatını değiştirecek düzeyde büyük başarılara imza atabilir" diye konuştu.</p>

<p>Ege Üniversitesi uzmanları, çocukluktan itibaren takip edilen ve erişkinlikte yeni tanı alan bireyler için sosyal beceri ve eğitim programları geliştirmeye, klinik uygulama ve bilimsel araştırmalarla yaşam kalitesini artırmaya devam ettiklerini belirterek açıklamalarını sonlandırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.egesaati.com.tr/uzmanlarindan-otizmde-norocesitlilik-ve-erken-tani-vurgusu</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egesaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/egesaati-com-tr/uploads/2026/04/a-w673771-01.jpg" type="image/jpeg" length="82108"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir’de ücretsiz HPV aşısı uygulaması durduruldu]]></title>
      <link>https://www.egesaati.com.tr/izmirde-ucretsiz-hpv-asisi-uygulamasi-durduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egesaati.com.tr/izmirde-ucretsiz-hpv-asisi-uygulamasi-durduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belediye projesi ihale süreci ve ulusal takvim hazırlığı nedeniyle askıya alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2024 yılında başlatılan ve sosyal destek sistemine kayıtlı 18-26 yaş arası kadınları kapsayan ücretsiz HPV aşısı uygulaması geçici olarak durduruldu. Belediye Sağlık İşleri Daire Başkanlığı Toplum Sağlığı ve Eğitim Şube Müdürlüğü ile Eşrefpaşa Hastanesi iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında, İzmir’de yaşayan kadınlara üç doz Human Papilloma Virüsü (HPV) aşısı yapılıyordu. Kadın sağlığı açısından önemli bir adım olarak görülen uygulamanın askıya alınma nedeni olarak Sağlık Bakanlığı’nın aşıyı ulusal aşı takvimine dahil etme hazırlıkları gösterildi.</section>

<section dir="auto">
<p><strong>İhale sürecinde teklif çıkmadı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Belediye kaynaklarından elde edilen bilgilere göre, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin HPV aşısı temini için açtığı ihaleye firmalar tarafından teklif sunulmadı. Bu nedenle aşı tedarikinin sağlanamadığı ve projenin geçici süreyle durdurulduğu ifade edildi.</p>

<p>Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, projenin temel hedefinin HPV aşısının ücretsiz uygulanmasına yönelik farkındalık oluşturmak ve aşının ulusal aşı takvimine eklenmesine katkı sunmak olduğunu belirtti. Sağlık Bakanlığı’nın bu yöndeki çalışmalarını tamamlamasıyla birlikte aşının daha geniş kesimlere ücretsiz ulaştırılmasının amaçlandığı kaydedildi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.egesaati.com.tr/izmirde-ucretsiz-hpv-asisi-uygulamasi-durduruldu</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egesaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/egesaati-com-tr/uploads/2026/04/kanser-taramasi-2450535.jpg" type="image/jpeg" length="60722"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[28 bin kişiye kanser tanısı konuldu]]></title>
      <link>https://www.egesaati.com.tr/28-bin-kisiye-kanser-tanisi-konuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egesaati.com.tr/28-bin-kisiye-kanser-tanisi-konuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "2025'te, 'Erken Teşhis Hayat Kurtarır' şiarıyla, 7 milyon 700 bin vatandaşımıza ücretsiz kanser tarama hizmeti sunduk. 276 bin vatandaşımızda riskli bulgu saptadık ve ileri tetkik için üst basamak sağlık kuruluşlarına yönlendirdik." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, NSosyal hesabından, Ulusal Kanser Haftası dolayısıyla yaptığı paylaşımda, sağlıkta hedeflerinin hastalık ortaya çıkmadan önlemek, erken yakalamak ve tedavi etmek olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memişoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"2025'te, 'Erken Teşhis Hayat Kurtarır' şiarıyla, 7 milyon 700 bin vatandaşımıza ücretsiz kanser tarama hizmeti sunduk. 276 bin vatandaşımızda riskli bulgu saptadık ve ileri tetkik için üst basamak sağlık kuruluşlarına yönlendirdik. Yapılan değerlendirmeler neticesinde, yaklaşık 28 bin vatandaşımıza kanser tanısı koyarak tedavi süreçlerini başlattık. Erken teşhis sayesinde bu hastalarımızın büyük bir kısmı sadece küçük cerrahi müdahalelerle sağlığına kavuştu. 2025'te başlattığımız uygulamayla 15,4 milyon vatandaşımıza gönderdiğimiz toplam 39 milyon hatırlatıcı SMS ile kanser tarama başvurularında tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştık. Taramalarımızla hayatı koruyor, tedavi süreçlerini basitleştiriyoruz. Hiçbir şikayeti olmasa bile, ücretsiz kanser taramalarımızdan yararlanmak üzere Aile Sağlığı Merkezlerimize KETEM'lerimize Sağlıklı Hayat Merkezlerimize başvurabileceklerini sevdiklerimize hatırlatalım."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.egesaati.com.tr/28-bin-kisiye-kanser-tanisi-konuldu</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 22:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egesaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/egesaati-com-tr/uploads/2026/04/kanser-taramasi-2450535.jpg" type="image/jpeg" length="75930"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı açıkladı : Grip aşısının etkinliği düştü]]></title>
      <link>https://www.egesaati.com.tr/uzmani-acikladi-grip-asisinin-etkinligi-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egesaati.com.tr/uzmani-acikladi-grip-asisinin-etkinligi-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre bu sezon grip aşılarının koruyuculuğu yüzde 25-30 seviyelerinde kalırken yeni suşlar vakaları artırdı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Şevket Özkaya, bu sezon grip aşılarının etkinliğinin yüzde 25-30 seviyelerinde olduğunu belirterek, yeni virüs suşlarının aşıyla yeterince uyum göstermemesinin yoğun grip vakalarına neden olduğunu açıkladı.</p>

<p>Sezon sonu değerlendirmelerine göre bu yıl grip aşılarının yetişkinlerde hastalığı önlemede yüzde 25 ile yüzde 30 arasında etkili olduğunu ifade eden Prof. Dr. Özkaya, bunun son 20 yılın en düşük etkinlik oranlarından biri olduğunu dile getirdi. Erken dönemde baskın hale gelen yeni suşun, aşının içeriğiyle yeterince örtüşmemesinin vakaların artmasına yol açtığını vurguladı.</p>

<p>Yeni suşun A H3N2 tipi olduğunu ve hızlı yayılma özelliği taşıdığını belirten Prof. Dr. Özkaya, "Her ne kadar grip aşılarının koruyucu etkinliği azalmış olsa da, ciddi hastalık ve ölümleri önlemede aşının önemi sürüyor. Grip aşısı yaptırmak hâlâ değerli" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Özkaya ayrıca pandemi sonrası dönemde grip aşılarının genel etkinliğinde düşüş yaşandığını ve aşılama oranlarının düşük olmasının da bu tabloda etkili olduğunu ifade etti. Önümüzdeki sezon için yeni suşları kapsayan aşıların kullanıma sunulmasının beklendiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.egesaati.com.tr/uzmani-acikladi-grip-asisinin-etkinligi-dustu</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egesaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/egesaati-com-tr/uploads/2026/03/a-w663787-01.jpg" type="image/jpeg" length="88166"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser taramalarında rekor kırıldı]]></title>
      <link>https://www.egesaati.com.tr/kanser-taramalarinda-rekor-kirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egesaati.com.tr/kanser-taramalarinda-rekor-kirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, şubat ayı itibarıyla günlük 20 bin 100 kalın bağırsak kanseri, 10 bin 226 serviks kanseri ve 8 bin 7 meme kanseri taraması gerçekleştirerek tüm zamanların en yüksek günlük tarama sayılarına ulaştıklarını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Memişoğlu, yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Sağlığınız için 1 yeni mesajınız var. Ocak ayında, ilgili yaş grubundaki vatandaşlarımıza 39 milyon hatırlatma mesajı göndererek, ücretsiz kanser taramalarına davet ettik. Vatandaşlarımız tarafından bu çağrımıza gösterilen yoğun ilgiyle şubat ayı itibarıyla günlük 20 bin 100 kalın bağırsak kanseri taraması, 10 bin 226 serviks kanseri taraması, 8 bin 7 meme kanseri taraması gerçekleştirerek, tüm zamanların en yüksek günlük tarama sayılarına ulaştık. Bir mesajla başlayan farkındalık, binlerce erken teşhise ve yeni umutlara dönüştü. Sağlıklı Türkiye Yüzyılı."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.egesaati.com.tr/kanser-taramalarinda-rekor-kirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 22:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egesaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/egesaati-com-tr/uploads/2026/03/kanser-getty-1998990.jpg" type="image/jpeg" length="76407"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ameliyatta ses kontrollü yapay zeka asistanı kullanıldı]]></title>
      <link>https://www.egesaati.com.tr/ameliyatta-ses-kontrollu-yapay-zeka-asistani-kullanildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egesaati.com.tr/ameliyatta-ses-kontrollu-yapay-zeka-asistani-kullanildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belçika’nın Gent kentinde düzenlenen bir cerrahi etkinlikte, robotik ameliyat sırasında cerraha gerçek zamanlı destek sağlayan sesle kontrol edilen yapay zeka asistanı tanıtıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Resmi haber ajansı Belga'ya göre, Belçika merkezli cerrahi eğitim merkezi Orsi Academy’nin yan kuruluşu Mantyx tarafından geliştirilen ve "AI co-pilot" olarak adlandırılan sistem, ameliyat sırasında farklı veri ve görüntüleri analiz ederek cerraha anlık bilgi sundu.</p>

<p>Sistem sayesinde cerrahlar, robotik cerrahi konsolundan ayrılmadan sesli komutlarla tıbbi görüntüleri açabiliyor, taramalar arasında gezinebiliyor ve ek bilgi talep edebiliyor. Sistem ayrıca işlemin bağlamını analiz ederek ilgili görüntüleri otomatik seçebiliyor.</p>

<p>Mantyx’te görevli Pieter De Backer, tüm bilgilerin bir araya getirilerek ameliyathanede anında erişilebilir hale getirildiğini belirtti.</p>

<p>De Backer, sistemin operasyonu analiz ederek cerrahın hangi aşamada olduğunu bildiğini ve buna göre ilgili bilgileri ekrana getirebildiğini ifade etti.</p>

<p>Haberde ayrıca yapay zekanın bir operasyonun kalan süresine ilişkin tahmin üretebildiği ve bunun ameliyathane planlamasına katkı sağlayabileceği kaydedildi.</p>

<p>AI co-pilot’un şu aşamada doğrudan tıbbi karar vermediği, cerraha destek sağlayan bir asistan olarak tasarlandığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sistemin daha geniş klinik kullanımının ise ek doğrulama ve sertifikasyon süreçlerine bağlı olduğu öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.egesaati.com.tr/ameliyatta-ses-kontrollu-yapay-zeka-asistani-kullanildi</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 00:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egesaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/egesaati-com-tr/uploads/2026/02/ameliyat-reu-1586546.jpg" type="image/jpeg" length="15597"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[123 bin kişi kuduz şüphesiyle hastaneye gitti]]></title>
      <link>https://www.egesaati.com.tr/istanbulda-123-bin-kisi-kuduz-suphesiyle-hastaneye-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egesaati.com.tr/istanbulda-123-bin-kisi-kuduz-suphesiyle-hastaneye-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2025 yılında kuduz riskli temas şüphesiyle 123 bin 538 kişi sağlık kuruluşlarına başvurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<p>Müdürlüğü verilerine göre kentte son kuduz vakası 2007 yılında görülmesine rağmen, ısırılma ve tırmalanma gibi nedenlerle 123 bin 538 kişi sağlık kuruluşlarına başvurdu. Riskli temasların büyük kısmını kediler oluşturdu. Başvuruların yüzde 83’ü kedi, yüzde 16’sı köpek kaynaklı olurken; sığır, tilki, kurt ve çakal gibi hayvanlarla temas ise düşük seviyede kaldı.</p>

<p>En fazla başvuru 8 bin 483 vakayla Kadıköy’de kaydedildi. Kadıköy’ü 6 bin 429 vakayla Üsküdar, 5 bin 343 vakayla Pendik, 5 bin 314 vakayla Maltepe, 4 bin 993 vakayla Kartal ve 4 bin 815 vakayla Küçükçekmece izledi. En az başvuru ise 646 vakayla Adalar’da görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kent genelinde riskli temasların ardından 25 aşı merkezinde toplam 411 bin 432 doz kuduz aşısı uygulandı. En fazla aşının yapıldığı merkez 54 bin 83 dozla Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi oldu. Bu merkezi Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi takip etti.</p>

<p>Kuduz hastalığının kuluçka süresinin genellikle 14 ila 90 gün arasında değiştiği, klinik belirtiler başladıktan sonra ölümcül seyrettiği; ancak riskli temas sonrası zamanında uygulanan aşının hastalığı yüzde 100 oranında önleyebildiği vurgulandı.</p>

<p></p>
</article></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.egesaati.com.tr/istanbulda-123-bin-kisi-kuduz-suphesiyle-hastaneye-gitti</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 19:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egesaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/egesaati-com-tr/uploads/2026/02/kdz.jpg" type="image/jpeg" length="93340"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sigara bırakma polikliniklerine başvurular yüzde 60 arttı]]></title>
      <link>https://www.egesaati.com.tr/sigara-birakma-polikliniklerine-basvurular-yuzde-60-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egesaati.com.tr/sigara-birakma-polikliniklerine-basvurular-yuzde-60-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sigara bırakma polikliniklerine başvuruların geçen yılın ilk 1,5 ayına göre yüzde 60 arttığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sigara bırakma poliklinikleri başvurularına ilişkin paylaşım yaptı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>"Birlikte bırakıyoruz. Birlikte başaracağız. Sigara bırakma polikliniklerimize başvurular, geçen yılın ilk 1,5 ayına göre yüzde 60 arttı. 2025'te 30 bin 675, 2026'da 48 bin 841. Bu tablo açıkça gösteriyor ki milletimiz sağlığını seçiyor.</em></p>

<p><em>Dumansız bir Türkiye için şimdi tam zamanı."</em></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.egesaati.com.tr/sigara-birakma-polikliniklerine-basvurular-yuzde-60-artti</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Feb 2026 22:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egesaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/egesaati-com-tr/uploads/2026/02/1-283.png" type="image/jpeg" length="90545"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu açıkladı; HPV aşısı ücretsiz olacak mı?]]></title>
      <link>https://www.egesaati.com.tr/bakan-memisoglu-acikladi-hpv-asisi-ucretsiz-olacak-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egesaati.com.tr/bakan-memisoglu-acikladi-hpv-asisi-ucretsiz-olacak-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, HPV aşının ücretsiz olup olmayacağına ilişkin, "Bilimsel kurul çalışıyor. Karar veremediği için de biz bunu uygulamaya karar verilinceye kadar sokmayacağız. Komisyon kararına göre hareket etmeyi doğru buluyorum. Biz başlatacağız diye söyledik ama bilimsel kurul 'bir dakika' dedi." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu'nda (KEFEK) milletvekillerinin sorularını yanıtladı.</p>

<p>Türkiye'nin HPV taraması yapan ender ülkelerden biri olduğunu ve uygulamanın ücretsiz yapıldığını belirten Memişoğlu, Türkiye'nin HPV risklerinin ortaya çıkarılıp bilimsel kurula sunulduğunu söyledi.</p>

<p>Aşının uygulamaya konulup konulmayacağına ilişkin konuşan Memişoğlu, Türkiye'nin HPV tipleri ile kanser oluşturma arasındaki ilişkinin henüz netleşmemiş durumda olduğunu belirtti.</p>

<p>Memişoğlu, bu durumda aşı yapılıp yapılmayacağına bilimsel kurulun karar vereceğini belirtti.</p>

<h3><img alt="Bakan Memişoğlu açıkladı; HPV aşısı ücretsiz olacak mı?" jsaction="" jsname="kn3ccd" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2026/01/59e00752-0b2d-41b3-88c1-1a797b0bd735.webp" /></h3>

<h3><strong>"KOMİSYON KARARINA GÖRE HAREKET EDİLECEK"</strong></h3>

<p><strong>Memişoğlu, konuya ilişkin şöyle konuştu:</strong></p>

<p>"Şu ana kadar 1 milyon 760 bin HPV taraması yaptık. Farklı bölgelerde farklı varyantları olan bu HPV ile ilgili çalışma da yapıyoruz. Türkiye'nin HPV risklerini ortaya çıkarıyoruz ve bunu bilimsel kurula sunuyoruz. Amerika'daki bir aşı üreticisinin Amerika'daki HPV'ye göre aşı uygulamasıyla Türkiye'deki HPV varyantlarına göre aşı uygulaması farklı olabilir.</p>

<p>Bu tamamen bilimsel bir karardır. Türkiye'nin HPV tipleri ile kanser oluşturma arasındaki ilişki netleşmemiş durumda.</p>

<p>Öyle olunca ilişkisi olmayan HPV tipinin kanserleşmenin oluşmadığı bir toplumda aşı yapıp yapılmayacağını bilimsel kurulu karar verir, siyasi etmenler karar vermez. Biz onun için o bilimsel kurul ne diyorsa onu yapacağız. Bilimsel kurul çalışıyor. Karar veremediği için de biz bunu uygulamaya karar verilinceye kadar sokmayacağız. Komisyon kararına göre hareket etmeyi doğru buluyorum. Biz başlatacağız diye söyledik ama bilimsel kurul 'bir dakika' dedi. Taraması yapılan HPV'nin bilimsel kurul kararını bekliyoruz."</p>

<h3><img alt="HPV aşısı ücretsiz olacak mı? Bakan Memişoğlu cevapladı | Türkiye Gazetesi" jsaction="" jsname="kn3ccd" src="https://i.turkiyegazetesi.com.tr/images/2026/2/18/hpv-asisi-ucretsiz-olacak-mi-bakan-memisoglu-cevapladi-1771739_20260218182346.jpg" /></h3>

<h3><strong>ÜCRETSİZ OLACAĞINI AÇIKLAMIŞTI</strong></h3>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 2025 yılının Haziran ayında TRT Haber yayınında yaptığı açıklamada, aşının 2025 yıl sonu itibarıyla ücretsiz yapılacağını açıklamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memişoğlu <strong>"2025'in sonunda, 13 yaşındaki bütün çocuklarımıza HPV aşısını yapabilir hale geleceğiz" ifadelerini kullanmış,</strong> 15 yaş üzerindeki kişilere de talep etmeleri halinde aşı yapılacağını söylemişti.</p>

<h3><strong>EMSAL KARAR ÇIKMIŞTI</strong></h3>

<p>Dünya Sağlık Örgütü'nün rahim ağzı kanserine karşı 9-14 yaşlarındaki kız çocukların olmasını önerdiği HPV aşısının Türkiye'de ücretsiz olmasıyla ilgili yargıdan örnek bir karar çıkmıştı.</p>

<p>Ankara 62. İş Mahkemesi, bir kadının başvurusu üzerine HPV aşısının ücretini ödemeyen Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanlığı'nı haksız bularak üç doz aşının bedelinin faiziyle başvurucuya ödenmesine hükmetmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Halk Tv</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.egesaati.com.tr/bakan-memisoglu-acikladi-hpv-asisi-ucretsiz-olacak-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 22:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egesaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/egesaati-com-tr/uploads/2026/02/1-272.png" type="image/jpeg" length="22795"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ramazanda zinde kalmak için “Fasılalı Yeme” önerisi]]></title>
      <link>https://www.egesaati.com.tr/ramazanda-zinde-kalmak-icin-fasilali-yeme-onerisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egesaati.com.tr/ramazanda-zinde-kalmak-icin-fasilali-yeme-onerisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan dahiliye uzmanı Ali Turhan, ramazan ayında ibadetlerini zinde bir şekilde geçirmek isteyen vatandaşlara düzenli sahur yapmalarını ve iftarda midenin yorulmaması için “fasılalı yeme” yöntemini uygulamalarını önerdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<p>Ramazanda doğru beslenme alışkanlıklarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Turhan, oruç tutarken vücudun ihtiyaç duyduğu enerjinin ve sıvının doğru şekilde karşılanmasının hem fiziksel hem de zihinsel konforu artırdığını söyledi. Sahur öğününün metabolizma hızını korumada kilit rol oynadığını belirten Turhan, bu öğünün atlanmaması gerektiğinin altını çizdi.</p>

<h3>Zinde bir gün için sahurun önemi</h3>

<p>Sahura kalkmanın gün boyu ihtiyaç duyulan enerjinin sağlanmasına yardımcı olduğunu ifade eden Turhan, düzenli sahurun kan şekerinin daha dengeli seyretmesini sağladığını dile getirdi. Sahurun kas dokusunun korunmasına ve metabolizmanın aktif kalmasına katkı sunduğunu belirten Turhan, bu sayede gün içinde halsizlik, baş dönmesi ve konsantrasyon kaybı gibi sorunların daha az yaşanabileceğini aktardı.</p>

<h3>İftarda “fasılalı yeme” önerisi</h3>

<p>İftar sofralarında mideyi yavaşça besine alıştırmanın önemine değinen Turhan, “fasılalı yeme” yöntemini tavsiye etti. Uzun süreli açlığın ardından mideyi birden doldurmanın sindirim sistemini zorladığını belirten Turhan, iftara 1–2 bardak su ve ılık bir çorba ile başlanmasını, kısa bir ara verildikten sonra ana yemeğe geçilmesini önerdi. Bu yöntemin şişkinlik ve ağırlık hissini azalttığını ifade etti.</p>

<h3>Sıvı tüketimi zamana yayılmalı</h3>

<p>Ramazan ayında sıvı dengesinin korunmasının hayati olduğunu vurgulayan Turhan, su tüketiminin iftar ile sahur arasındaki zaman dilimine yayılması gerektiğini söyledi. Çay ve kahvenin suyun yerini tutmadığını hatırlatan Turhan, yeterli su içmenin böbrekler başta olmak üzere tüm organ sağlığı açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>3 temel öneri</strong></p>

<p>Turhan, şu önerilerde bulundu:</p>

<p><em>"Protein ve lif desteği: Sahurda yumurta, peynir, ceviz ve tam tahıllı ürünler gibi uzun süre tokluk hissi veren besinlerin tercih edilmeli.</em></p>

<p><em>Hafif yürüyüşler: İftar sonrasında yapılacak kısa ve hafif tempolu yürüyüşlerin sindirimi kolaylaştırabileceği ve genel zindeliğe katkı sağlar.</em></p>

<p><em>Sağlık kontrolü: Kronik rahatsızlığı olan veya düzenli ilaç kullanan vatandaşların oruç planlamasını hekimlerine danışarak yapmaları daha sağlıklı bir süreç sağlayacaktır."</em></p>
</article></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.egesaati.com.tr/ramazanda-zinde-kalmak-icin-fasilali-yeme-onerisi</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egesaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/egesaati-com-tr/uploads/2026/02/77d5e2a7-ed37-484d-86bd-e02a822737f6-w.jpeg" type="image/jpeg" length="33941"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kedi dışkısı ve çiğ etten bulaşan parazit beyni etkiliyor]]></title>
      <link>https://www.egesaati.com.tr/kedi-diskisi-ve-cig-etten-bulasan-parazit-beyni-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egesaati.com.tr/kedi-diskisi-ve-cig-etten-bulasan-parazit-beyni-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEÜ’lü uzman, “Kedi dışkısı ve çiğ etten bulaşan Toxoplasma gondii paraziti, beyni etkileyerek trafik kazaları ve nörolojik hastalık riskini artırıyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir, Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde düzenlenen PAL EXPOCARE Yaşlı Bakım ve Sağlıklı Yaş Alma Fuarı ile eş zamanlı gerçekleştirilen PAN Geriatrics Sempozyumu’nun son gününde ‘Uzmanına Sor’ etkinliğinde konuşan Doç. Dr. Miman, "Kedi dışkısının beyin fonksiyonlarına etkisi" konulu sunumunda, sağlıklı yaş alma (longevity) sürecinde parazitlerden korunmanın önemine dikkati çekti.</p>

<h3>"Parazit hayatta kalmak için davranış değiştiriyor"</h3>

<p>Doç. Dr. Miman, parazitin doğadaki döngüsünün "avcı-av" ilişkisine dayandığını ve parazitin hayatta kalabilmek için konağının davranışlarını manipüle ettiğini vurguladı.</p>

<p>Doğadaki fare ve kedi ilişkisi üzerinden çarpıcı örnekler veren Miman, süreci şöyle detaylandırdı:</p>

<p><em>"Bu parazitin son konağı kedilerdir. Doğada kedilerin dışkısıyla toprağa yayılan kistleri fareler alır. Normal şartlarda bir fare, kedi kokusu aldığında 'kaç' uyarısı alır ve oradan uzaklaşır. Ancak fare Toxoplasma ile enfekte olduğunda, parazit farenin beynine yerleşir ve davranış değişikliğine neden olur. Fare korkusunu kaybeder, hatta kedi kokusuna ilgi duyarak kediye yaklaşmaya başlar. Parazit bunu, farenin kediye yem olması ve döngünün tekrar kediye geçerek tamamlanması için yapar. Yani parazit, kendi yaşam döngüsünü sürdürmek için konağını manipüle eder."</em></p>

<h3>Trafik kazalarıyla bağlantısı: Frene basma süresini uzatıyor</h3>

<p>Miman, farelerdeki bu nörolojik etkinin insanlarda da benzer sonuçlar doğurduğuna dikkati çekti.</p>

<p>Parazitin insan beyninde nöroenflamasyona (sinir dokusunda yangı) neden olduğunu belirten Miman, bunun günlük hayattaki yansımalarını şu sözlerle açıkladı:</p>

<p><em>"İnsanlarda da kişilik ve davranış değişiklikleri görülebiliyor. Örneğin daha agresif, sinirli bir yapıya bürünme ya da tam tersi kişilik özellikleri ortaya çıkabiliyor. Ancak en somut etkilerden biri reflekslerdeki yavaşlamadır. Trafikte araç kullanırken aniden durmanız gerektiğinde, ayağınızı gazdan çekip frene basmanız için geçen süre saniyenin altındadır. Ancak bu paraziti taşıyan kişilerde bu refleks süresinin uzadığı tespit edilmiştir. Refleksin gecikmesi, kaza riskini artırır. Yapılan araştırmalar, trafik kazası yapan kişilerde bu parazitin görülme sıklığının daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır."</em></p>

<h3>Alzheimer, Parkinson ve Şizofreni ilişkisi</h3>

<p>Parazitin yerleştiği beyin dokusunda yarattığı hasarların uzun vadede ciddi hastalıklara kapı araladığını ifade eden Doç. Dr. Miman, <em>"Şizofreni ve majör depresyon ile Toxoplasma enfeksiyonu arasında kanıtlanmış bir ilişki vardır. Ayrıca Alzheimer, Parkinson, epilepsi gibi nörolojik hastalıklar ile obsesif kompulsif bozukluk, bipolar bozukluk ve intihar eğilimi gibi psikiyatrik tabloların altında yatan sebeplerden biri de bu parazittir. Sağlıklı yaş alma hedefindeysek, bu parazitten korunmak zorundayız."</em> değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3>Gebeler için hayati uyarı: "Hidrosefali ve zeka geriliği riski"</h3>

<p>Parazitin hamilelik sürecindeki etkilerine geniş yer ayıran Miman, gebelerin bağışıklık durumunun ve enfeksiyonla karşılaşma zamanının bebek üzerindeki etkilerini şöyle sıraladı:</p>

<p><em>"Eğer bir kadın daha önce bu enfeksiyonu geçirmiş ve antikor geliştirmişse, hamileliğinde bebeği korur. Ancak gebelik sırasında ilk kez bu parazitle karşılaşırsa durum ciddileşir. Gebeliğin ilk 3 ayında enfeksiyon kapılırsa, genellikle düşük veya ölü doğumla sonuçlanır. Eğer 3. ile 6. aylar arasında yakalanırsa; bebekte 'hidrosefali' dediğimiz kafada su toplanması, zeka geriliği, görme ve işitme kaybı gibi kalıcı hasarlar oluşabilir. Bu nedenle gebelik öncesi ve sürecinde tarama testleri, ultrason takibi ve gerekirse amniyosentez yapılması çok önemlidir. Amniyosentez korkulanın aksine güvenli bir işlemdir ve erken tanı hayat kurtarır. Anne karnında bile tedavi şansı vardır."</em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"Kediyi değil, kumu ihmal etmek hasta eder"</h3>

<p>Evcil hayvan sahiplerinin "Kedimden vazgeçmeli miyim?" endişesine de açıklık getiren Doç. Dr. Miman, sorunun kedinin kendisinde değil, bakım ihmallerinde olduğunu vurguladı.</p>

<p>Miman, evde kedi besleyenler için şu kritik önlemleri sıraladı:</p>

<p>Dışarı Salmayın: Kediniz evden çıkıp fare avlarsa veya çöplere girerse paraziti kapar.</p>

<p>Sadece evde duran ve kuru mama yiyen kedi risk taşımaz.</p>

<p>Kumu Bekletmeyin</p>

<p>Kedi dışkısındaki parazit yumurtaları, dışarı çıktıktan belli bir süre sonra (yaklaşık 1 gün geçince) bulaşıcı hale gelir.</p>

<p>Bu yüzden kum her gün temizlenmeli, dışkı bekletilmemelidir.</p>

<p>Kumu temizleyen kişi eldiven ve maske kullanmalı. Gebeler bu işlemi mümkünse yapmamalı, başkasına devretmelidir.</p>

<p>Ayrıca kedilerin aşıları ve parazit ilaçlamaları aksatılmamalıdır.</p>

<h3>"Çiğ köfte ve az pişmiş ete dikkat: Derin dondurucu kuralı"</h3>

<p>Bulaş riskinin sadece kedilerden kaynaklanmadığını, az pişmiş etlerin de büyük bir risk faktörü olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Miman, beslenme alışkanlıklarıyla ilgili şu tavsiyelerde bulundu:</p>

<p><em>"Sığır, koyun, tavuk ve hindi etlerinin dokularında bu parazitin kistleri bulunabilir. Biz 'eti kanlı severiz' diyerek az pişmiş tüketirsek ya da çiğ köfte gibi çiğ et ürünleri yersek hastalığı kapabiliriz. En sağlıklısı eti düdüklü tencerede, tam pişmiş olarak tüketmektir. Ancak mutlaka çiğ tüketilecekse veya ızgara yapılacaksa, etin önceden dondurulması şarttır. Et, eksi 18 veya eksi 20 derecede, büyük bloklar halinde değil küçük parçalar halinde dondurulmalı ve en az 1-2 hafta bekletilmelidir. Bu işlem doku kistlerini öldürür. Buzdolabının normal kısmında bekletmek paraziti öldürmez."</em></p>

<p>Miman, bağışıklık sistemi baskılanmış kanser hastaları ve organ nakli geçirenler için bu parazitin ölümcül olabileceğini belirterek, hijyen kurallarına maksimum özen gösterilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.egesaati.com.tr/kedi-diskisi-ve-cig-etten-bulasan-parazit-beyni-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Feb 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egesaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/egesaati-com-tr/uploads/2026/02/uzman.jpg" type="image/jpeg" length="66687"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sigara içenlere bakanlıktan yeni adım!]]></title>
      <link>https://www.egesaati.com.tr/sigara-icenlere-bakanliktan-yeni-adim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egesaati.com.tr/sigara-icenlere-bakanliktan-yeni-adim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tütün ve tütün ürünleriyle mücadeleyi artıran Sağlık Bakanlığı, sigara kullanan vatandaşları sistem üzerinden tespit ederek kayıt altına alacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sigara içenler, Sağlık Bakanlığı’nın radarına girdi. Obeziteyle mücadele kapsamında sokaklarda ve sağlık kuruluşlarında tarama yaparak veri toplayan Bakanlık, tütün ve tütün ürünleriyle mücadeleyi daha etkili yürütmek için yeni adımlar atıyor.</p>

<p>Bakanlık, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ile birlikte sistemde kayda alınan vatandaşları doğrudan hedef alarak klasik sigara, elektronik sigara ve puff kullanımına karşı kapsamlı bir çalışma yürütecek.</p>

<h3><strong>SİGARA İÇENLER HAZIR OLUN!</strong></h3>

<p>Türkiye Gazetesi’nden Esma Altın’ın haberine göre, 9 Şubat Dünya Sigara Bırakma Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Halk Sağlığı Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, tütünle mücadelenin tüm ürün türlerini kapsayacak şekilde ele alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Türkiye’de her üç kişiden birinin sigara kullandığını belirten Demirkol, kullanım oranının yüzde 33 seviyesine ulaştığını, özellikle kadınlar arasında artış yaşandığına dikkat çekti. Demirkol, sigara kullanım oranının erkeklerde yüzde 45, kadınlarda ise yüzde 20 olduğunu ifade ederken, anne ve babası sigara içen çocuklarda riskin dört kat arttığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sigara bırakma polikliniklerinin sayısının 1.300’e yaklaştığını aktaran Demirkol, 2025 yılında başvuru sayısının 173 bine çıktığını belirtti. Hedeflerinin bir milyon muayeneye ulaşmak olduğunu kaydeden Demirkol, uzun vadede 2050’li yıllarda Türkiye’yi tamamen tütünsüz bir ülke haline getirmeyi amaçladıklarını dile getirdi.</p>

<h3><strong>BAKANLIK SİGARA İÇENLERİ TEK TEK BULACAK!</strong></h3>

<p>Demirkol ayrıca Yeni Sigara Yasası ile sigaranın görünürlüğünün azaltılmasının ve sigara içmeyenlerin daha rahat ettiği ortamların oluşturulmasının hedeflendiğini de sözlerine ekledi. Sigara kullanımına yönelik denetimlerin artırıldığını belirten Demirkol, çapraz kontroller sayesinde ihlallerin tespit edilme oranının 10 kat arttığını vurguladı.</p>

<p>Sigarayla mücadelede aile hekimlerinin rolünün güçlendirildiğini ifade eden Demirkol, sigara içen vatandaşların yeni sistemde tek tek tespit edileceğini söyledi.</p>

<h3><strong>DAVET BİR ANDA TELEFONUNUZA GELEBİLİR</strong></h3>

<p>Sigara içtiği belirlenen vatandaşların SMS yoluyla bilgilendirileceğini ifade eden Demirkol, hastaneler ve aile hekimliklerinde,<br />
<strong>“Sigara içiyor musunuz, bırakmak ister misiniz, randevu alalım mı?”</strong><br />
sorularıyla kısa klinik müdahalelerin yapılacağını söyledi.</p>

<p>Demirkol, vatandaşların hızlı şekilde danışmanlığa ve ALO 171 hattına yönlendirileceğini kaydederken, sigara bırakma polikliniklerinin sayısının artırıldığını ifade etti. Randevuların oldukça müsait olduğunu vurgulayan Demirkol, vatandaşları sigarayı bırakmaya davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.egesaati.com.tr/sigara-icenlere-bakanliktan-yeni-adim</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Feb 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egesaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/egesaati-com-tr/uploads/2026/02/sgr-3.jpg" type="image/jpeg" length="10923"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alzheimer’da kritik eşik: unuttuğunu unutmak]]></title>
      <link>https://www.egesaati.com.tr/alzheimerda-kritik-esik-unuttugunu-unutmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egesaati.com.tr/alzheimerda-kritik-esik-unuttugunu-unutmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alzheimer’da kritik eşik: unuttuğunu unutmak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kare Fuarcılık organizasyonuyla İzmir’de düzenlenen <strong>PAL EXPOCARE Yaşlı Bakım ve Sağlıklı Yaş Alma Fuarı</strong> kapsamında gerçekleştirilen <strong>PAN Geriatrics Sempozyumu’nda</strong>, Alzheimer hastalığı tüm yönleriyle ele alındı. Türkiye Alzheimer Derneği İzmir Şubesi Başkanı <strong>Prof. Dr. Sevnaz Şahin</strong>, “Her unutkanlık Alzheimer mı?” başlıklı sunumunda, normal yaşlanmaya bağlı unutkanlık ile hastalık arasındaki farkları anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Şahin, her unutkanlığın Alzheimer anlamına gelmediğini vurgulayarak, asıl kritik eşikte kişinin <strong>unuttuğunu da unutmasının</strong> önemli bir uyarı işareti olduğunu belirtti. B12 eksikliği, depresyon, uyku bozuklukları gibi <strong>tedavi edilebilir nedenlerin</strong> de unutkanlığa yol açabileceğini ifade eden Şahin, Alzheimer’ın genetik geçiş oranının yalnızca <strong>yüzde 5–7</strong> arasında olduğunu söyledi.</p>

<p>Alzheimer’ı tamamen ortadan kaldıran bir tedavinin henüz bulunmadığını dile getiren Şahin, buna karşın demansın <strong>yüzde 45 oranında önlenebilir</strong> olduğuna dikkat çekti. Eğitim, egzersiz, sosyal yaşam, kronik hastalıkların kontrolü ve zihinsel aktivitelerin beyin sağlığını korumada büyük rol oynadığını belirtti.</p>

<p>Fuar, 7 Şubat’a kadar İzmir Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR, Sağlık</category>
      <guid>https://www.egesaati.com.tr/alzheimerda-kritik-esik-unuttugunu-unutmak</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Feb 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egesaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/egesaati-com-tr/uploads/2026/02/alzheimer-korkusuna-bilimsel-yanit-her-unutkanlik-hastalik-degildir-1.jpeg" type="image/jpeg" length="87660"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir’de Sağlıklı Yaş Alma Buluşması]]></title>
      <link>https://www.egesaati.com.tr/izmirde-saglikli-yas-alma-bulusmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egesaati.com.tr/izmirde-saglikli-yas-alma-bulusmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlıklı yaşlanma bilimsel ve teknolojik yönleriyle ele alınıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de <strong>Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi</strong>’nde düzenlenen <strong>Yaşlı Bakım ve Sağlıklı Yaş Alma Fuarı</strong> başladı. Akademi, kamu, yerel yönetimler ve özel sektör temsilcilerini bir araya getiren fuarda; <strong>sağlıklı yaşlanma</strong> konusu bilimsel, teknolojik ve toplumsal boyutlarıyla ele alınıyor.</p>

<p>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Ege Üniversitesi, İzmir Ticaret Odası, Türkiye Alzheimer Derneği İzmir Şubesi ve birçok sivil toplum kuruluşunun iş birliğiyle, <strong>Kare Fuarcılık</strong> organizasyonunda düzenlenen etkinliğin açılışına Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal da katıldı.</p>

<p>Açılışta konuşan <strong>Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Daire Başkanı Uzm. Dr. Pınar Koçatakan</strong>, dünya genelinde yaşlı nüfusun hızla arttığına dikkat çekti. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2050 yılında 60 yaş üstü nüfusun <strong>2,1 milyara ulaşmasının beklendiğini</strong>, TÜİK verilerine göre ise Türkiye’de yaşlı nüfus oranının 2080’de <strong>yüzde 25,6’ya çıkacağının öngörüldüğünü</strong> aktardı. Koçatakan, Bakanlık olarak yaşlı bireylerin bağımsız, üretken ve onurlu bir yaşam sürmelerini hedefleyen bütüncül sağlık hizmetleri sunduklarını vurguladı.</p>

<p><strong>İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Nuray Eyigele İşleyen</strong>, fuarın Türkiye’de ilk kez İzmir’de düzenlenmesinin önemine değinerek, yaşlanan nüfusa yönelik bu tür organizasyonlara destek vermeyi sürdüreceklerini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Türkiye Alzheimer Derneği İzmir Şube Başkanı Prof. Dr. Sevnaz Şahin</strong>, fuarın yalnızca bir etkinlik değil, sağlıklı yaşlanmaya yönelik toplumsal bir farkındalık hareketi olduğunu belirterek, bağımsız yaşamı destekleyen teknoloji ve çevresel çözümlerin fuarın temel hedefi olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Kare Fuar Genel Müdürü Akın Aktaş</strong> ise fuarın; sektör temsilcilerini, bilim insanlarını ve ziyaretçileri bir araya getiren <strong>çok yönlü bir platform</strong> olduğunu, sağlıklı ve aktif yaş almaya yönelik farkındalığı artırmayı amaçladıklarını dile getirdi.</p>

<p>Yaşlı Bakım ve Sağlıklı Yaş Alma Fuarı, sağlıklı yaşlanmaya yönelik yenilikçi yaklaşımların ve iş birliklerinin ele alındığı önemli bir buluşma olarak İzmir’de devam ediyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR, Sağlık</category>
      <guid>https://www.egesaati.com.tr/izmirde-saglikli-yas-alma-bulusmasi</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Feb 2026 18:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egesaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/egesaati-com-tr/uploads/2026/02/ekran-goruntusu-2026-02-05-180546-1.png" type="image/jpeg" length="97112"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’ndan ücretsiz kanser taraması çağrısı]]></title>
      <link>https://www.egesaati.com.tr/saglik-bakanligindan-ucretsiz-kanser-taramasi-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.egesaati.com.tr/saglik-bakanligindan-ucretsiz-kanser-taramasi-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında meme, rahim ağzı ve kalın bağırsak kanserleri için tüm vatandaşlara ücretsiz tarama hizmeti sunulduğunu hatırlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>T.C. Sağlık Bakanlığı, kanserle mücadelede erken teşhisin hayati önem taşıdığını vurgulayarak Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında ücretsiz tarama hizmetlerini sürdürüyor. Program sayesinde kanser, erken evrede tespit edilerek hastaların tedaviye yanıtı ve yaşam şansı önemli ölçüde artırılıyor.</p>

<p>Bakanlık tarafından yürütülen program kapsamında meme, rahim ağzı ve kolorektal (kalın bağırsak) kanser taramaları ücretsiz olarak yapılıyor. Taramalar; Aile Sağlığı Merkezleri (ASM), Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) ve mobil tarama araçları aracılığıyla gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Program kapsamında yapılan taramalar şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Meme kanseri: 40–69 yaş arasındaki kadınlara mamografi ve klinik muayene</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Rahim ağzı (serviks) kanseri: 30–65 yaş arasındaki kadınlara HPV-DNA ve pap smear testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kolorektal kanser: 50–70 yaş arasındaki kadın ve erkeklere gaitada gizli kan testi</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu taramaların belirli aralıklarla düzenli olarak yapılmasının, erken teşhis açısından büyük önem taşıdığı vurgulanıyor.</p>

<p>Öte yandan Sağlık Bakanlığı, ücretsiz tarama hizmetlerine katılımı artırmak amacıyla yaklaşık 15 milyon kişiye SMS yoluyla bilgilendirme yapıyor. Gönderilen mesajlarda hedef yaş grupları, tarama türleri ve başvuru süreçlerine ilişkin bilgilere yer veriliyor.</p>

<p>Uzmanlar, erken teşhis edilen kanser türlerinde tedavi başarısının ve yaşam kalitesinin belirgin şekilde arttığına dikkat çekerken, Sağlık Bakanlığı tüm vatandaşları ücretsiz tarama hizmetlerinden yararlanmaya davet ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.egesaati.com.tr/saglik-bakanligindan-ucretsiz-kanser-taramasi-cagrisi</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Feb 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://egesaaticomtr.teimg.com/crop/1280x720/egesaati-com-tr/uploads/2025/07/saglik-bakanligindan-saglik-alanindaki-yeni-duzenlemelere-iliskin-aciklama.jpeg" type="image/jpeg" length="68292"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
