Özlem devri başladı

Yanlış anlaşılmasın ?

Duyulan özlem,

Anneye

Babaya

Evlada

Kardeşe

Sevgiliye değil …

Duyulan özlem,

İnsanlığın ilk hallerine !…

İlk insanların,

Elinde taş,

Mahrem yerlerinde yaprak vardı …

Tek duygu hakimdi ?

Yemek ve uyumak,

Yeniden uyanmak …

Dinler yok,

Siyaset yok,

Para yok,

Cinayet yok,

Hırs yok,

Hırsızlık-arsızlık yok,

Savaş yok,

Yalan-dolan-talan yok,

Zarar-ziyan yok…

Ağaç gibi,

Dimdik ayaktaydılar…

Çünkü !

Ağaçlar,

Her yıl yapraklarını dökerler,

Yere yıkılmadan,

Dik durarak,

Daha iyi bir baharın gelmesini beklerler…

*

Oysa !

Şimdiki zaman ?

Tam bir Sinaptik ve Hedonizm devri …

Yani,

Sinir hücrelerinin baş kaldırıp,

İletişime geçip,

Savaş halinde olmaları gibi …

Yine yani,

Hedonizm uyarlaması…

Popüler kültür yarat,

Ye- iç,

Cinsel çığırtkanlık eşliğinde eğlen,

Dizi filmleri izle- uyu …

Sadece bedensel uyku olsa,

Yine iyi …

İnsana,

İnsani değerlere,

Hayvanlara,

Doğaya,

Yapılan tüm kötülüklere karşı da uyuma hali devam ediyor…

*

Sonuçta…

Tüm dünya halleri,

İlk insanların yaşam biçimlerini özletir hal aldı …

Ya biz Türkiye ?

İlk insanlara,

Mevcut dünyadan daha hızlı özlem duygusuna muhtaç !…

Çünkü !

Dünyanın büyük bölümü,

Hiç olmazsa,

Bilim ve teknoloji ile işin içinden nasıl sıyrılırız diye uğraşırken…

Biz Türkiye,

Bilime-sanata- teknolojiye,

Gericilik baskısı altında,

Sağcısıyla-solcusuyla,

Düşman nesiller yetiştiriyoruz …

Aslında,

Sağcımızı Küba’ya…

Solcumuzu Afganistan’a gönderelim…

Gönderelim de !…

Yaşamın,

Kağıt üstünde,

Sokak aralarında,

Dans etmek olmadığını görüp öğrenseler…

*

Yukarıdaki,

Gözlem ve tablo eşliğinde…

Şimdi soruyorum ?

İlk insanları,

Yaşam biçimlerini,

Özlüyor musunuz ?

Özlemiyor musunuz ?…