CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Mudanya Mütarekesi'nin 104'üncü yıl dönümü dolayısıyla Mütareke Meydanı'nda düzenlenen törende konuştu. İsmet İnönü'nün 1950 seçimlerinde yaşadığı yenilgiyi “şeref” olarak değerlendirdiğini hatırlatan Özel, demokratlığın seçim kazanıldığında değil, kaybedildiğinde ortaya çıktığını söyledi. Özel, “Bu millet başını cephede eğmedi, masada eğmedi, sandıktan çıkan iradesini kimseye teslim etmedi, bundan sonra da etmeyecek” ifadelerini kullandı.

Törene eski Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın ile İnönü Vakfı Başkanı ve İsmet İnönü'nün kızı Özden Toker de katıldı. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, konuşmasında ilçenin savaşın ardından barışın sağlanmasına yönelik müzakerelerle tarihe geçtiğini belirterek Atatürk'ü, İnönü'yü ve bağımsızlık mücadelesine katkı sunanları andı.

Dalgıç, bağımsızlığın bedelini bilen bir ülke olduklarını vurgulayarak savaşın toplumlarda açtığı yaralara dikkat çekti. Barışın korunmasının gelecek kuşaklara karşı bir sorumluluk olduğunu belirten Dalgıç, Mudanya'nın barışın konuşulduğu ve ortak çalışmaların yapıldığı bir kent olmasını istediklerini söyledi.

KARAYALÇIN: MUDANYA'NIN BARIŞ KİMLİĞİ BÜYÜK KAZANIM

Eski Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın, Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın organ nakli alanında geliştirdiği standartlarla Türkiye'nin uluslararası alandaki temsiline önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

Mudanya'da barış odaklı çalışmalar yapılmasının ilçenin değerini artıracağını belirten Karayalçın, kentin Türkiye'de ve dünyada barışla anılmasının önemli bir kazanım olacağını söyledi. Karayalçın, konuşmasını “Yaşasın Cumhuriyet” sözleriyle tamamladı.

ÖZEL, MUDANYA MÜTAREKESİ'NİN ÖNEMİNİ ANLATTI

Konuşmasında Mudanya Mütarekesi'nin Cumhuriyet'e giden yolda önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Özel, meydanın cephede kazanılan askeri başarının diplomatik kazanıma dönüştüğü yer olduğunu söyledi.

Büyük Taarruz'un ardından Yunan ordusunun Anadolu'dan çıkarıldığını hatırlatan Özel, savaşın sona ermesi için askeri zaferin yanı sıra diplomatik müzakerelerin de gerekli olduğunu vurguladı. İsmet Paşa'nın İngiltere, Fransa ve İtalya temsilcileriyle yürüttüğü görüşmelerde Türkiye'nin bağımsızlık iradesini savunduğunu ifade etti.

Özel, Doğu Trakya'nın Türkiye'ye devredilmesinin müzakerelerin önemli sonuçlarından biri olduğunu belirterek, 11 Ekim 1922'de imzalanan Mudanya Mütarekesi'nin Kurtuluş Savaşı'nın silahlı safhasını kapattığını ve Lozan'a uzanan barış sürecinin önünü açtığını söyledi.

İSMET İNÖNÜ'NÜN LOZAN'DAKİ TUTUMUNU HATIRLATTI

İsmet İnönü'nün askerlikten diplomatlığa uzanan yaşamına değinen Özel, Mudanya'nın onun devlet adamlığı kimliğinin belirginleştiği dönüm noktalarından biri olduğunu dile getirdi.

AKP'li gençlik kolları başkanı görevden alındı
AKP'li gençlik kolları başkanı görevden alındı
İçeriği Görüntüle

Özel, İnönü'nün Lozan görüşmelerinde Türkiye'nin bağımsızlığını savunduğunu belirterek, “Beyler, ben buraya Mondros'tan değil Mudanya'dan geldim. Aklınızı başınıza alın” sözünü hatırlattı. Bu ifadenin, bağımsızlık mücadelesinin ardından Türkiye'nin kazandığı özgüveni yansıttığını söyledi.

İnönü'nün yalnızca Kurtuluş Savaşı'ndaki rolüyle değil, Türkiye'nin çok partili hayata geçiş sürecindeki katkılarıyla da anılması gerektiğini belirten Özel, seçim güvenliğinin geliştirilmesine yönelik adımlarına dikkat çekti.

“DEMOKRAT OLUP OLMADIĞINA SEÇİMİ KAYBETTİĞİ AKŞAM BAKACAKSINIZ”

Özel, İsmet İnönü'nün 14 Mayıs 1950 seçimlerini kaybetmesinin ardından iktidarın devri konusunda gösterdiği tutumu anlattı. İnönü'nün seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından Demokrat Parti'ye iktidarı devretmeye hazır olduğunu bildirdiğini aktaran Özel, İnönü'nün sekiz gün sonra oğlu Erdal İnönü'ye yazdığı mektupta seçim yenilgisini ülke için bir şeref olarak nitelendirdiğini söyledi.

İnönü'nün bu tutumunun demokratlığın önemli örneklerinden biri olduğunu ifade eden Özel, şöyle konuştu:

“Kimin demokrat olup olmadığına seçimi kaybettiği akşam bakacaksınız. Seçimi hazmedip hazmetmediğine, oy kendine verildiğinde ‘milli irade’ deyip oy kendine verilmediğinde ne yaptığına bakacak, demokrat olup olmadıklarına o zaman karar vereceksiniz.”

Özel, Cumhuriyet'in kurucu kadrolarının mirasını taşıdıklarını ve milletin iradesinin üzerinde hiçbir güç tanımadıklarını belirtti. İktidara yönelik eleştirilerinde ise “Kendini milletin üstünde görenlere, kendi çıkarlarını milletin çıkarlarının üstünde tutanlara, partilerini devletin partisi, devleti partisinin devleti görenlere inat, biz köklerimizden aldığımız cesaretle Türkiye'yi büyütmek ve yüceltmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Konuşmasını sandık iradesine vurgu yaparak sürdüren Özel, “Bu millet başını cephede eğmedi, masada eğmedi, sandıktan çıkan iradesini kimseye teslim etmedi, bundan sonra da etmeyecek” dedi.

2026 BARIŞ YOLU ÖDÜLÜ MEHMET HABERAL'A VERİLDİ

Özel, konuşmasında Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın bilimsel çalışmalarına ve Türkiye'yi uluslararası alanda temsil etmesine de değindi. Haberal'ın organ nakli alanındaki katkılarını vurgulayan Özel, cumhuriyetin değerlerini dünyanın farklı yerlerinde temsil eden bilim insanlarına, sanatçılara ve sporculara minnet duyduğunu belirtti.

Konuşmasının ardından 2026 Barış Yolu Ödülü'nü Prof. Dr. Mehmet Haberal'a takdim eden Özel'in ardından söz alan Haberal, tarihin bilinmesinin geleceğe katkı sağlamak açısından önem taşıdığını söyledi.

Çalışmanın ve ülkeye hizmet etmenin gerekliliğine dikkat çeken Haberal, Türkiye'de yapılamayacak çok az iş bulunduğunu belirterek, “Ülkemiz, şu anda canlıdan organ naklinde dünyanın bir numarası” dedi. Haberal, “Birinci görevimiz Türkiye'ye hizmet etmektir” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Haber Merkezi