YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin YSK'de temsilci bulundurmasına DEM Parti ve MHP'nin destek verdiğini ancak AKP ve mutlak butlan yönetimindeki CHP'nin karşı çıktığını duyurdu.
CHP'ye yönelik mutlak butlan kararının ardından partiden istifa eden ve YENİ Parti'yi kuran Özgür Özel, seçimlerde sandık güvenliğine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Seçimlerde partisinin sandık görevlisi görevlendirme hakkının bulunmadığını anımsatan Özel, "Mesela CHP'den ayrılırken geride bütçeyi mi bırakmaktan daha çok rahatsızsın, sandık görevlileri mi dersen, sandık görevlilerinden" ifadelerini kullandı.
Özel, partisinin seçim günü sandıklara müşahit yollayabileceğini ifade etti.
CHP VE AKP KARŞI ÇIKTI
Fatih Altaylı'nın Youtube kanalına konuk olan Özel, Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) temsilci göndermek istediklerini ancak buna AKP ve mutlak butlan yönetimindeki CHP'nin karşı çıktığını açıkladı.
Özel, şu ifadeleri kullandı:
"Geçen gün şöyle bir şey yaşadık. Bunu da söyleyeyim, ilk kez burada söyleyeceğim. Yüksek Seçim Kurulu'nda en yüksek oyu alan dört parti gözlemci bulundurabildiği gibi mecliste grubu bulunan partiler de bulundurabiliyor kanunda. Biz grup kurarak bu hakkı elde ettik.
CHP'nin çok liyakatli ve yıllardır, 15 yıldır görev yapmış, Hadimi Bey'i hemen azletmişlerdi oradan. Biz kendisini yeniden görevlendirdik oraya. Bu iyi bir şey. Gittiğinde AK Parti karşı çıkıyor. Diyor ki "Yok, gelemez" diyor, "olmaz" falan filan işte.
AK Parti'nin karşı çıkmasına karşı bizim orada, Yüksek Seçim Kurulu'nda görevli bulundurabileceğimizi DEM Parti savunuyor, MHP savunuyor, bütün partiler savunuyor. AK Parti'yle CHP karşı çıkıyor."
"DEM VE MHP BİRLİKTE DESTEK VERİRKEN..."
YENİ Parti'nin YSK'de temsilci bulundurmasına DEM Parti ve MHP'nin destek verdiğini vurgulayan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yüksek Seçim Kurulu'nda bir temsilci adil seçimlerin garantisidir. Muhalefetin bir temsilci getirmesine DEM ve MHP birlikte destek verirken AK Parti'yle CHP niye karşı çıkıyor?
Siz diyorsunuz ya "Çok iyimsersiniz." Bazı arkadaşlar şey diyordu; "Ya CHP, hani ilçe başkanı bulamazken sandık görevlisi nereden bulacak? CHP'ye yazdırılır sandık görevlileri."
Ben de diyordum ki "Çok o kadar emin olmayın. Bu yönetim görevde olursa AK Parti'yle birlikte sandıklarda karar verirler. AK Parti'den alırlar sandık görevlilerini."
Sandık güvenliği konusunda zaten çok kararlıydık, şimdi daha çok çalışmak durumundayız. Ama bir risk var mı? Evet, CHP'de olduğumuz kadar rahat değiliz. Çünkü her istediğimiz sandığa resmi görevli koyamayacağız, ancak müşahit koyacağız."
Özel, YSK'nin daha sonra YENİ Parti'nin kurumda temsilci bulundurmasını kabul ettiğini de sözlerine ekledi.
KENDİSİNE YAPILAN TEKLİFİ AÇIKLADI
Özel ayrıca bir aracı tarafından kendisine yapılan teklifi de açıkladı. Mutlak butlan yönetimine yaptığı çağrıları anımsatan Özel, "Bana şu teklifte bulunuyorlar: "Sen grup başkanı olarak devam et. Biz burada genel başkan olalım, partiyi yönetelim. Günü geldiğinde işte seni ve dediklerini milletvekili yaparız falan." Ya ben böyle bir şeyi kabul etmem mümkün mü?" ifadelerini kaydetti.
Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Meselenin özü şu: Biz CHP'ye bir kere daha kaybettireceğiz. Türkçesi; biz Erdoğan'ın bir kez daha seçilmesinin önünü açacağız, karşılığında bu partide duracağız. "Sus, sen de grup başkanı olarak dur. Günü gelince belki fırsatın olur, bir daha genel başkan olursun." Böyle bir şey olur mu?
Benim bir tane motivasyonum var. Bir motivasyonum: Bu iktidarı değiştiren partinin genel başkanı olmak. Cumhuriyeti, kuruluşunun işte 104. yılında bir kez daha, yeniden demokrasiye döndürmek. Başka bir derdim yok benim. Kendimle ilgili bir hevesim yok benim. Bunu yıllardır söylüyorum. Ama o yüzden, kalalım diye hiçbir şey yapmadılar. Kalalım diye teklif ettiklerinin her bir tanesi şahsımıza yönelik teklifler. Şahsımıza.
Bir aracı arkadaş geldi, diyor ki: "Kemal Bey şu teklife yakın; sen burada dur, o genel başkan olsun, günü gelince seçimlerde Kemal Bey milletvekili olup meclis başkanı olsun." Kemal Bey buna yakın diye bana aracı arkadaş geldi.
Ben de ne olacağım? O meclis başkanı olduktan sonra, seçimlerden sonra, ben de genel başkan olacağım. Ya biz bu ülkenin cumhurbaşkanının kim olduğunu, adayımızı belirlemeli, arkasında hep birlikte durmalı, bu iktidarı değiştirmeliyiz. Bunun dışında hesap yapan bu memleketin iyiliğini düşünmüyordur. Yani ben inanamıyorum bu işlere. O yüzden zaten bunları duydukça anladım ki, orada geçirdiğimiz her gün memleketin geleceğinden çalıyoruz. Yola çıkmamız lazım."