Özlale, “Tasarruf sahiplerinin yalnız paraları değil, gelecekleri de çalınmıştır. Biz bu düzeni değiştireceğiz. Faturanın bir kez daha millete kesilmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin genel merkezinde ekonomi kurmaylarıyla bir araya gelerek finans piyasalarındaki son durumu değerlendirdi. Basına kapalı gerçekleştirilen toplantının ardından YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, gündeme ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Özlale, Türkiye’nin sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerin ülke genelinde sonuçlarının görüldüğünü savunarak, birkaç şirket, aracı kurum, portföy yönetim şirketi ve fon üzerinden ekonomik gerçeklikten kopuk hisse değerlerinin oluşturulduğunu söyledi.

Şişirilmiş değerlerin kurumsal görünüm ve yüksek getiri vaadiyle tasarruf sahiplerini bu yapılara yönlendirdiğini belirten Özlale, şüpheli fonların büyüklüğünün yaklaşık 10 milyar dolar düzeyinde olduğunun ifade edildiğini aktardı. Özlale, 250 çalışanı bulunan küçük bir finans şirketinin borsada Türkiye’nin en büyük sanayi holdinglerinden daha yüksek bir değere ulaşabildiğini, küçük bir denizcilik şirketinin piyasa değerinin ise ülkenin en büyük telekom operatörünü aşabildiğini söyledi.

“İNSANLARIN ÇARESİZLİĞİNİ KAZANCA ÇEVİRENLER HESAP VERMELİ”

Ekonomik temelden kopan fiyatlamaların piyasanın doğal sonucu olarak görülemeyeceğini belirten Özlale, ortada açıklığa kavuşturulması gereken bir yapı ve kamu otoriteleri açısından ciddi bir denetim zaafı bulunduğunu savundu.

Meselenin yalnızca borsa değerlerinden ibaret olmadığını söyleyen Özlale, yüksek riskli fonlara yatırım yapmayan ancak hayat pahalılığı karşısında birikimlerini korumaya çalışan vatandaşların da bu süreçten etkilendiğini ifade etti. Tasarruflarını zenginleşme amacıyla değil, geçim sıkıntısı karşısında tutunabilmek için kullananların yalnızca parasını değil geleceğini de kaybettiğini savunan Özlale, “Bu insanların çaresizliğini kazanca çevirenler ve göz yumanlar hesap vermelidir” dedi.

“NEDEN BU KADAR UZUN SÜRE BEKLENDİ?”

Özlale, yaklaşık bir yıl önce, Kasım 2025’te dönemin SPK başkanı ile Hazine ve Maliye Bakanı’nın aynı kürsüden borsada manipülasyona izin verilmeyeceğini açıkladığını hatırlattı. Buna rağmen ilk düzenlemenin Ağustos 2026’da yapıldığını belirten Özlale, aradan geçen yaklaşık 10 aylık sürede şüpheli yapıların dört-beş kat büyüdüğünü söyledi.

Denetim ve düzenleme kurumlarının yapılan uyarılara rağmen neden uzun süre beklediğini soran Özlale, Sermaye Piyasası Kanunu’nda piyasa dolandırıcılığı ve yapay fiyat oluşumunun suç olarak düzenlendiğini belirtti. Buna rağmen söz konusu girişimler hakkında bugüne kadar işlem yapılmamasını eleştiren Özlale, milyarlarca dolarlık şüpheli işlemler karşısındaki sessizliğin kabul edilemeyeceğini savundu.

Fonların Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformu’nda (TEFAS) nitelikli yatırımcılara açılması, şüpheli görülen hisselerin endekslere alınması ve finansal yapılardaki devir ilişkilerinin kendiliğinden gerçekleşemeyeceğini söyleyen Özlale, bu süreçlerde kamu kurumlarının izin ve gözetiminin bulunduğunu ifade etti. Özlale, alınan kararların kimler tarafından ve hangi kriterlerle verildiğinin kamuoyuna açıklanmasını istedi.

“BU TABLO AK PARTİ’NİN KARA DÜZENİNDEN BAĞIMSIZ DEĞİL”

Uluslararası kuruluşların Türkiye borsasını öncü piyasalar kategorisinden düşürme ihtimali gündeme gelmeden önce küçük yatırımcıyı ve tasarruf sahibini koruyacak adımların atılmadığını savunan Özlale, iktidarın vatandaşın birikimleri tehlikeye girdiğinde değil, uluslararası itibar maliyeti oluştuğunda harekete geçtiğini ileri sürdü.

Yeni düzenlemeyle getirilen sermaye ve personel yükümlülüklerinin şüpheli işlemlerden kazanç sağlayanlardan çok kurallara uygun faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli şirketleri etkileyeceğini belirten Özlale, düzeni kuranların kazançlarını daha önce elde ederek piyasadan çıkıp çıkmadığının da araştırılması gerektiğini söyledi.

Özlale, Türkiye’de daha önce de farklı gerekçelerle tabela holdinglerin oluşturulduğunu ve vatandaşların mağdur edildiğini savunarak, bugün benzer bir işlevin lisanslı kurum görüntüsü, profesyonel fon yönetimi söylemi ve yüksek getiri vaadi üzerinden görüldüğünü ifade etti.

“İDDİALARI AYDINLATMAK İKTİDARIN GÖREVİDİR”

Bazı AK Partili siyasetçi ve bürokratların isimlerinin bu örneklerde anılmasının tesadüf olmadığını savunan Özlale, geçmişte SPK bünyesinde ortaya çıkan nüfuz ve çıkar ilişkilerinin toplumun hafızasında bulunduğunu söyledi.

Bazı üst düzey siyasetçi ve kamu görevlilerinin yüksek kazanç sağlayan fonlarda hesaplarının bulunduğuna ilişkin iddiaların kamuoyunda konuşulduğunu belirten Özlale, bu iddiaların örtbas edilmesi yerine belgeleriyle ortaya çıkarılması gerektiğini ifade etti. Özlale, kamu görevlilerinin görevlerini kötüye kullanarak vatandaşları mağdur ettiği yönündeki iddiaların araştırılmasının iktidarın görevi olduğunu söyledi.

ÖZLALE’DEN YETKİLİLERE SORULAR

Özlale, açıklamasında yetkililere şu soruları yöneltti:

“Hangi üst düzey siyasetçi ve kamu görevlisi bu yüksek getirili kazanç sisteminden kazanç sağladı? Hangi kamu görevlilerini denetlemekle görevli yapılarda yatırımı veya çıkar ilişkisi vardı? Hazine ve Maliye Bakanı ve eski SPK başkanı uyarısına rağmen neden 10 ay beklenildi? Birileri çıkışını tamamlasın diye zaman mı kazanıldı? Manipülasyondan yararlanılanların varlıklar şimdi vatandaşın vergisiyle mi kurtarılacak?”

Özlale, bu sorulara ikna edici yanıt verilmeden yapılacak açıklamaların kamuoyundaki soru işaretlerini gidermeyeceğini söyledi.

“DERHAL ATILMASI GEREKEN ALTI ADIM”

Özlale, sermaye piyasalarındaki gelişmelerin ardından atılması gerektiğini belirttiği altı adımı da sıraladı. Buna göre şüpheli işlemler hakkında suç duyurusu yapılmadıysa gerekçesinin, yapıldıysa kapsamının açıklanmasını istedi.

Sermaye piyasalarında oluşan riskin banka veya tasarruf finansman sistemi üzerinden daha geniş bir alana taşınmaması gerektiğini belirten Özlale, fonlar halka açılmadan önce kimlerin içeride olduğunun, sonrasında kimlerin ne zaman ve hangi tutarlarda çıkış yaptığının siyaseten bağımsız biçimde incelenmesini istedi.

Özlale ayrıca fonlara, hisselere ve olası devirlere ilişkin kamu kararlarının hangi ölçütlerle alındığının açıklanması, kamu görevlileri ve siyasetçilerin yatırımları ile karar süreçlerine katılımları ve olası çıkar çatışmalarının bağımsız denetime açılması gerektiğini söyledi. Özlale’nin altıncı çağrısı ise oluşan zararın vatandaşa ve vergi mükellefine yüklenmemesi oldu.

“MAĞDURU DEĞİL, DÜZENİ SORGULAMAKLA YÜKÜMLÜYÜZ”

Gazeteci Selahattin Günday ikinci kez tutuklandı
Gazeteci Selahattin Günday ikinci kez tutuklandı
İçeriği Görüntüle

YENİ Parti olarak mağdurları değil, yaşanan düzeni sorgulamakla yükümlü olduklarını belirten Özlale, borsadaki düşüş ve bazı fonların temerrüde düşmesinin tek başına bir ponzi düzeni veya dolandırıcılık kanıtı olmadığını söyledi.

Buna rağmen bu ihtimalin araştırılması, getirilerin kaynağının ortaya çıkarılması, varlıkların nasıl değerlendirildiğinin ve ödemelerin hangi kaynaklardan yapıldığının belirlenmesinin denetim kurumlarının görevi olduğunu ifade eden Özlale, hukuki nitelendirmenin bağımsız yargının işi olduğunu, siyasi sorumluluğun ise bulunduğunu savundu.

Özlale, uyarılara rağmen önlem almayan, verdikleri izinleri açıklamayan ve çıkar çatışmalarını denetlemeyen kişilerin görevlerini yerine getirmediğini ileri sürdü.

“FATURANIN MİLLETE KESİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Yaşananların büyük bir yapısal sorunun sonucu olduğunu belirten Özlale, iktidarın ekonomi programının küçük yatırımcıların yüksek getiri vaatlerine yönelmesine neden olduğunu savundu. Uygulanan politikaların ücretleri ve birikimleri erittiğini, yoksulluğu ve gelir ile servet adaletsizliğini artırdığını öne sürdü.

Vatandaşların ev ve otomobil sahibi olmanın yanı sıra kira, fatura ve çocuklarının eğitim masraflarını karşılamaya çalıştığını belirten Özlale, ekonomik sıkıntıların vatandaşın umudunun istismar edilmesine yol açtığını söyledi.

Özlale, yaşananların yalnızca borsa veya finans piyasalarıyla ilgili bir mesele olmadığını belirterek, “Biz küçük tasarruf sahibinin parasını ve geleceğini çalan bu düzeni değiştireceğiz. Faturanın bir kez daha millete kesilmesine de asla izin vermeyeceğiz” dedi.

YENİ PARTİ’NİN EKONOMİ PROGRAMI

Açıklamasının ardından soruları yanıtlayan Özlale, YENİ Parti’nin ekonomi programının uzun süredir hazır olduğunu söyledi. Özlale, Özgür Özel ile yapılan Anadolu turlarında iş insanları, bölgedeki yatırımcılar ve emekçilerle görüşerek programa son şeklinin verildiğini belirtti.

YENİ Parti’nin Türkiye’nin sorunlarına çözüm üretecek kadro ve vizyona sahip olduğunu savunan Özlale, ekonomi programının bu çalışmalar doğrultusunda şekillendirildiğini ifade etti.

“BAKAN ŞİMŞEK’İN CEVAPLAMAKTAN KAÇINDIĞI ÜCRETLER”

Özlale, sorunlardan birinin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in cevaplamaktan kaçındığını söylediği ücretler ve yaşam koşulları olduğunu belirtti.

Türkiye’de iş dünyasının yüksek maaşlardan, emekçilerin ise geçinememekten şikâyet ettiğini söyleyen Özlale, bunun AK Parti’nin uyguladığı ekonomi programıyla bağlantılı olduğunu savundu. Üç yıl geçmesine rağmen enflasyonun düşmediğini ve makroekonomik göstergelerde iyileşme olmadığını ileri süren Özlale, 2026 yılında bütçedeki en büyük kalem olan faiz harcamasının 2027’de daha da artacağını söyledi.

Bu programın yerli yatırımcı, emekçi ve öğrencilerin yanı sıra yabancı yatırımcı açısından da yeterli olmadığını savunan Özlale, Türkiye’de 25 yıldan sonra ilk kez net dış yabancı yatırımların eksiye düştüğünü ifade etti.

Türkiye’nin gelişmekte olan ülkelerden olumsuz anlamda ayrıştığını belirten Özlale, mevcut durumun yalnızca bir kriz olarak değil, daha uzun süreli yapısal bir sorun olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’de kurumlara yayılan bir düzensizlik bulunduğunu savunan Özlale, bunu “bürokratik oligarşi” olarak tanımladı. Özlale, finans piyasalarındaki çalkantılar başta olmak üzere birçok alanda sınırlı sayıdaki kamu görevlisinin sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, ülkenin bu düzenin faturasını ödediğini söyledi.

Özlale, erken seçim olması halinde YENİ Parti’nin ekonomi programı ve çözüm önerileriyle ülkenin sorunlarına yönelik çalışmalar yapmaya hazır olduğunu ifade etti.