Ömrümüzün ritmi müzik

Müzik, ruh sağlığını destekleyen doğal ve erişilebilir bir kaynaktır. Herkesin müzikle kurduğu bağ farklı olsa da, iyileştirici etkisi evrenseldir. Bazen bir şarkı, uzun bir konuşmadan daha fazlasını anlatır; bazen de insanın kendine attığı en içten adıma dönüşür. Bu nedenle müzik, sadece kulaklara değil, ruha da iyi gelen eşsiz bir dosttur.
Öncelikle müzik, stres ve kaygıyı azaltmada güçlü bir araçtır. Yavaş tempolu ve ritmik melodiler, kalp atış hızını ve nefes alışverişini düzenleyerek vücudun gevşemesine yardımcı olur. Yoğun bir günün ardından dinlenen sakin bir müzik, zihni meşgul eden düşüncelerin yavaşlamasını sağlar. Bu etki, özellikle anksiyete bozukluğu yaşayan bireyler için rahatlatıcı bir destek sunar.
Müziğin bir diğer önemli katkısı duygu düzenleme üzerinedir. İnsanlar çoğu zaman yaşadıkları duyguları ifade etmekte zorlanır. Müzik ise bu duygulara bir çıkış kapısı açar. Hüzünlü bir şarkı, kişinin kendini anlaşılmış hissetmesini sağlarken; enerjik bir parça motivasyonu artırabilir. Bu sayede birey, duygularını bastırmak yerine sağlıklı bir şekilde deneyimleme fırsatı bulur.
Depresyonla mücadelede de müziğin rolü büyüktür. Özellikle kişinin kendisiyle bağ kurmasını sağlayan şarkılar, yalnızlık hissini azaltabilir. Müzik dinlemek ya da bir enstrüman çalmak, beyinde dopamin ve serotonin gibi mutlulukla ilişkili kimyasalların salgılanmasını destekler. Bu durum, ruh halinin iyileşmesine ve hayata karşı ilginin yeniden canlanmasına katkıda bulunur.
Ayrıca müzik, sosyal bağları güçlendiren bir unsurdur. Konserler, müzik grupları ya da birlikte şarkı söyleme aktiviteleri, insanları ortak bir duyguda buluşturur. Bu paylaşılan deneyimler, aidiyet hissini artırır ve sosyal izolasyonun olumsuz etkilerini azaltır. Özellikle yalnızlık yaşayan bireyler için müzik, bir köprü görevi görebilir.
Müzikten söz ederken Tarkan’ın hafızalardan silinmeyen konserinden bahsetmek istiyorum… Tarkan’ın konserinde sahneye çıkan Cem Yılmaz, “Kuzu Kuzu” şarkısında Megastar’la birlikte yaptığı ikonik dansla salonu adeta kahkahaya boğdu. “Benim de biletim buradanmış” repliğiyle izleyiciyi anında yakalayan Yılmaz, performansın ardından söylediği “Ölmeden önce yapılacak 10 şey olsa, bugün ikisini yaptınız” sözleriyle dakikalarca ayakta alkışlandı. Sahnedeki uyum ve enerji, konserin en çok konuşulan anlarından biri oldu. Ancak alkış fırtınası sosyal medyada bambaşka bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Aralarında yalnızca bir yaş fark bulunan Tarkan ve Cem Yılmaz’ın görünüşleri üzerinden yapılan karşılaştırmalar, kısa sürede binlerce yoruma dönüştü. Kimileri bu kıyasları gereksiz bulurken, kimileri de işi yaş esprilerine kadar götürdü.
Cem Yılmaz ise kendine has mizahıyla bu yorumlara cevap vermekte gecikmedi. Instagram hesabından saat koleksiyonunu paylaşan ünlü komedyen, fotoğrafın altına düştüğü “Iyyy… Saatleri bile yaşlı ööyk :))” notuyla hem eleştirilere gönderme yaptı hem de takipçilerini güldürdü. Yılmaz’ın bu paylaşımı, “yaş” polemiğini tek cümleyle ti’ye alan ince bir mizah örneği olarak yorumlandı.
Görünen o ki Cem Yılmaz, yıllar geçse de sahnede de sosyal medyada da lafı gediğine koymayı biliyor. Yaş tartışmaları gelip geçiyor ama iyi bir espri, her daim genç kalıyor.