EGE Saati/ Turgay Kılıç— İzmir’in en yoksul mahallesinden biri: Çamkule. Mahallede okula giden çocukların ihtiyaçlarını genellikle anneler karşılamaya çalışıyor. Perşembe günü sabah saatlerinde bir saatlik ders için çocuklarının ellerinden tutarak okula gelen anneler, bir an olsun evlatlarını yalnız bırakmadı. Okul çıkışında Ege Saati’ne konuşan bir anne, evladının okul ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak ve eşine destek olmak için iki ay tekstil fabrikasında çalıştığını söyledi.
Kitaplar yeni alındı
Kimisi ilk okula yeni başladı kimisi henüz 3. sınıfa yeni geçti. Dar gelirli aileler için Milli Eğitim Bakanlığının da talimatıyla öğrencilerin kitapları ücretsiz dağıtıldı. Her çocuğun elinde onlara kitap vardı. Henüz baskıdan yeni çıkmış kitapları kucağından düşmesin diye göğsüne baskı uygulayan bir çocuk “3. sınıfa başladım. Kitapları yeni aldık” dedi. Aileler ise öğlen vakti çocukların yeniden okula başlaması için besin olarak bir unlu mamüllerinden “poğaça, açma ve gevrek” alıyor, çocuğunun besleme çantasına koyuyor.
Öğretmen ne isterse annelere alıyor
Ege Saati’ne konuşan mahallenin kırtasiyecisi ise olan bitenden haberdar. Okula giden çocukların tüm ihtiyaçlarını annelerin karşıladığını söylüyor ve ailelerin “boğazından kısıp çocukların kalemini, defterini ve kıyafetle çantasını satın alıyor” diyor.
Bir başka anne ise iki evladıyla okuldan çıkmış, yaşadığı ekonomik darboğazının verdiği yükü omuzlarında hissettirerek konuşuyor. Çocuklar okula sevinçle gidiyor ama dar boğazın verdiği yoklukla henüz tanışmış değiller.
‘Parası olmayan okuyamıyor’
Veli Derneği İzmir Şube Başkanı Necati Kalafat, tüm bu süreçlere ilişkin Ege Saati’ne konuştu.
Kalafat, “Kamusal eğitime çocukların ve velilerin devam etmesini istemiyorlar. Parası olanın okuduğu parası olmayanın ise okuyamadığı bir sistem yaratıyorlar. Anayasa’ya uymadığı için bunu açıkça söyleyemediklerinden de eğitim niteliğini düşürüyorlar. İkincisi, seçmeli ders olarak ise din kültürü ve ahlak bilgisi dersi üzerinden geçiyorlar. Okullardaki nitelikli personelin sayısını azaltıyorlar, akademi eğitimlerindeki öğretmenleri de kendi görüşlerine uygun kişileri seçerek yerleştiriyorlar. Derslik sayısını azaltıp öğrenci sayısını arttırıyorlar” dedi.
150 birleştirilmiş okul var
Necati Kalafat, “İzmir’de sadece 150 tane birleştirilmiş okul var” diyerek Milli Eğitim Bakanlığının bu krizi 5 yıldır çözemediğinden yakındı. Kalafat, “Bu yüzden bir annenin bir çocuğunun okul ve beslenme çantasını doldurma çabasının bir ideolojik tercih olduğunu hep söylüyorum” dedi.
Çocuklara bir öğün yemek verilemez mi?
“3 çocuğu olan bir ailenin, ortaöğretimde ise ve tercihle başka okula gitme karşılığı en az 21 bin TL” olduğunu belirten Veli Derneği İzmir Şube Başkanı Necati Kalafat, “Çocuk servise bindiği gibi 7 bin lira masraf çıkıyor. Bir çocuğun sadece karnını doyurması için bir tost bi ayran 200 lira. Üç çocuk varsa günlük 600 lira yapar. Bu ise aylık 18 bin liraya denk geliyor. Bu maliyetin içinde su ve içecek yok. Koskoca devlet çocuğuna bir litre su veremez mi? Okulun suyunu içilebilir hale getiremez mi? Çocuklara bir öğün ücretsiz yemek veremez mi?” İfadelerini kullandı.
Kıyafet masrafı 5 bin lira
Kalafat, bir de öğrencilerin kıyafet masraflarına değindi. Bir veli öğrencisi için kıyafet alması için 4 bin ila 5 bin lira harcadığını, 4 çocuğu olan bir ailenin vereceği toplam maliyet 20 bin lira olduğunu söyledi.





