Ege Saati/Turgay Kılıç—CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu; aylık basın toplantısını CHP Seçilmiş İl Başkanlığında yaptı. Yankı Bağcıoğlu; gelecek hafta NATO üyelerinin Başkent Ankara’da bir araya gelmesi üzerine konuştu. Bağcıoğlu, “Öte yandan, bugün daha önce 40’tan fazla kez gerçekleştirilen NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapıyor olmak elbette önemlidir. Ancak bununla övünmekten önce şu soruları sormamız gerekir: Keşke millî savunma sanayiimizin kritik projelerine ve yerli üretim kapasitesine ihtiyaç duyduğu kaynaklar zamanında tahsis edilebilseydi. Keşke zirvenin hava savunması tamamen yerli ve millî hava savunma sistemleriyle sağlanabilseydi. Asıl övünmemiz gereken başarı bu olurdu” dedi.
‘Türk gazeteciler NATO’ya şikayet edildi’
Yankı Bağcıoğlu, NATO’nun kuruluşunda ‘demokrasi, bireysel özgürlük’ temel alındığına dikkati çekerek, Ankara’da yaşananlara tepki gösterdi. Bağcıoğlu şunları söyledi:
“Kuruluş Antlaşmasının önsözünde ‘demokrasi, bireysel özgürlük ve hukukun üstünlüğü’ ilkelerine bağlılığını ilan eden NATO’nun Ankara Zirvesi öncesinde yaşananlar oldukça düşündürücü. Anlaşılan o ki, Türkiye’de yaşanan herkesin bildiği gerçekleri yurt dışında anlatanları, her fırsatta ‘ülkeyi şikâyet etmekle’ suçlayanlar, bu kez Türk gazetecilerini NATO’ya şikâyet etti” ifadelerinin kullandı.
‘Yoksulluk onların suçuymuş gibi…’
CHP Genel Başkan Yardımcısı Bağcıoğlu, NATO zirvesi hazırlığında Ankara’da birçok gecekondunun renkli-NATO logolu paravanla kapatılmasına yönelik de konuştu. Yoksulluğun o evlerde yaşananların sorunu olmadığına işaret eden Bağcıoğlu, “Sanki yoksulluk o evlerde yaşayan insanların suçuymuş gibi, Ankaralıların evlerinin önüne paravanlar çekildi. Akademisyenler ve STK üyeleri ağır suçlamalarla tutuklandı. Bu zirvede alınacak kararların, Türkiye’nin millî hak ve menfaatlerini etkileyebilecek görev, sorumluluk ve yük paylaşımı düzenlemeleri bakımından da dikkatle değerlendirilmesi gerekmektedir. Türkiye, ittifak yükümlülüklerini yerine getirirken; egemenlik haklarından, Montrö’nün sağladığı stratejik kazanımlardan, Karadeniz’deki istikrarı koruyan dengeden, Kıbrıs Türkünün güvenliğini sağlayan, haklarını muhafaza eden, Ege ve Doğu Akdeniz’deki milli menfaatlerimizi koruyan ve Ortadoğu’da macera aramayan duruşundan hiçbir şekilde taviz vermemelidir” dedi.
'TSK ekonomik sorunlarla boğuşuyor'
Yankı Bağcıoğlu; Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin moral ve motivasyonuna dikkati çeken bir açıklama yaptı. Bağcıoğlu, TSK personellerinin ekonomik sorunlarla boğuştuğuna işaret ederek, “Türk Silahlı Kuvvetlerinin en büyük gücü yetişmiş insan kaynağıdır. Ancak son yıllarda muvazzaf ve emekli personelin özlük haklarında yaşanan kayıplar, ekonomik sorunlar, liyakatten uzak personel uygulamaları ve mesleki motivasyonu olumsuz etkileyen kararlar personel üzerinde ciddi rahatsızlık oluşturmaktadır. TSK emekli personelinin büyük çoğunluğu yoksulluk, emekli binbaşılar, emekli astsubaylar, emekli uzman erbaşlar ile emekli devlet memurları açlık sınırı altında maaş almaktadır. Verilen sözler tutulmamakta, emekli personelin hak arama girişimleri engellenmekte hakkını arayan suçlu ilan edilmektedir. Personel temininden atama ve terfilere, emeklilik süreçlerinden mali ve sosyal haklara kadar tüm uygulamalar; liyakat, hakkaniyet ve kurumsal ihtiyaçlar esas alınarak yeniden değerlendirilmelidir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin caydırıcılığı yalnızca silah sistemleriyle değil, yetişmiş personelinin moral ve motivasyonuyla da doğrudan ilişkilidir" ifadelerini kullandı.