CHP parti sözcüsü Müslim Sarı'dan 'Üsküdar' açıklaması: 'Seçim ayarlı müdahale olduğunu ilan ediyoruz'
CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, yenilecek Üsküdar Belediye Başkan Vekili seçimleri öncesi yaşananlara ilişkin "Burada seçim ayarlı bir gözaltı işleminin olduğunu görüyoruz. Bu çok açıktır ve nettir" dedi. Sarı, İBB yönetiminin iktidara geçmemesi için de YENİ Parti'yle işbirliği içinde olacaklarını söyledi.
CHP Sözcüsü Müslim Sarı, yarın yapılacak Üsküdar Belediye Başkan Vekili seçimlerine ilişkin CHP İstanbul Üsküdar İlçe Başkanlığı’nda basın toplantısı düzenledi.
Hem CHP’nin hem de AKP'nin Üsküdar’a özel önem verdiğini belirten Sarı, sözlerine şöyle devam etti:
"Belediye Başkanımızla ilgili bir hukuki süreç söz konusu oldu. Ve geçen ay bir seçim yapıldı burada. Bu seçimin sonucu olarak da 4. turda Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı belediye başkan vekili olarak seçildi.
Ancak yine bir hukuk oyunuyla, geçersiz oyların aslında seçim sonucunu etkileyeceği kanaatinden hareket ederek seçimlerin önce yürütmesinin durdurulması, ardından iptali ile beraber cumartesi gününe bir seçim konulmuş oluyor.
Dolayısıyla cumartesi günü Üsküdar'da bir seçim gerçekleştirilecek. Ancak bu seçim gerçekleştirilirken ya da seçime doğru giderken özellikle hem İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'ni hem de Üsküdar'ın belediye meclisi kompozisyonunu etkileyecek birtakım operasyonları da son birkaç gün içinde gördük.
Bunlardan biri hiç kuşkusuz ki 3 tane belediye meclis üyemizin -ki bunlardan 2 tanesi Büyükşehir belediye meclisi üyemiz- gözaltına alınması süreci oldu. Bu arkadaşlarımız gözaltına alındıkları için cumartesi günü yapılacak oylamada oy kullanamayacaklar.
Dolayısıyla burada seçim ayarlı bir gözaltı işleminin olduğunu görüyoruz. Seçimin de cumartesi gününe konuluyor olması ve bu arkadaşlarımızın da tutukluluk değerlendirmelerinin, gözaltı sürelerinin cumartesi günü sona erecek olması aslında 3 belediye meclis üyemizin cumartesi günü yapılacak seçimde oy kullandırtmamaya dönük bir operasyon olduğu algısını, kanaatimizi güçlendiriyor.
Bu çok açıktır ve nettir. Dolayısıyla bizim seçimde seçtiğimiz 28 belediye meclis üyemizden bugün itibarıyla kalmış olan 23 belediye meclis üyemizin 3 tanesinin de gözaltında olduğunu değerlendirecek olursak bu operasyonun çok açık bir biçimde cumartesi günü yapılacak seçimlere bir müdahale olduğu sonucu kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Dolayısıyla bunun seçim ayarlı bir müdahale olduğunu buradan ilan etmek istiyoruz."
"SİYASİ YANKESİCİLİK"
CHP'li meclis üyelerinin AKP'ye geçmesini eleştiren ve meclis üyelerini "siyasi yankesicilik" ile suçlayan Sarı,
"Siyaseten de bunun kabul edilebilecek hiçbir yanı yoktur. Bu arkadaşlarımız hangi motivasyonla böyle bir karar almıştır? Siyasal düşünceleri mi değişmiştir yoksa bir başka durumla karşı karşıya mı kalmışlardır?
Bu arkadaşlarımıza çeşitli menfaatler mi teklif edilmiştir, tehditlerle mi karşı karşıya kalmışlardır? Bunları bilmiyoruz. Bunları kamuoyunun takdirine sunuyoruz. Ancak bunun kabul edilebileceği hiçbir boyutunun olmadığını belirtmek lazım" dedi.
Parti değiştiren belediye başkanları ve meclis üyelerinin belirlenme sürecini de eleştiren ve öz eleştiri yapılması gerektiğini söyleyen Sarı,
"Seçimlerin üzerinden daha 2,5 yıl geçmişken 30'un üzerinde belediye başkanımızın AKP'ye katılıyor olması, bu belediye başkanlarımızı belirlerken uyguladığımız yöntemleri de ciddi bir şekilde sorgulamamıza neden olmaktadır.
Bu belediye başkanlarımızı kim seçti, nasıl seçti, hangi yöntemle seçti? Keza yine bu belediye meclis üyelerimizle ilgili olarak da hangi yöntemlerle seçildi, bunların referansları neydi, bunun sorumluluğunu kim alacak?
Yani şöyle bir tartışmayı şurada bırakmak siyaseten doğru değil: 'Evet, bu arkadaşlarımıza bütün sorumlulukları yükleyelim. AKP'ye giden arkadaşlarımıza hem belediye meclis üyeleri açısından hem belediye başkanları açısından bunu ahlaki bulmayalım, doğru bulmayalım, siyaseten doğru bulmayalım ve bütün sorumluluğu bu arkadaşlarımızın üzerine yükleyelim.' İşi yarım bırakmak anlamına gelir.
Dolayısıyla bu arkadaşlarımızı Cumhuriyet Halk Partisi içinde yetkilendiren, makam veren, mevki veren, pozisyon açan, bu konuda önayak olan, bu konuda çaba sarf eden bütün arkadaşlarımızın da sorumlulukları vardır.
Yani çuvaldızı kendimize de batırmamız gerekir. Bizim de bir öz eleştiri yapmamız gerekir; en azından önümüzdeki süreçte bir daha böyle durumlarla karşı karşıya kalmamak üzere" ifadelerini kullandı.
SARI, NURİ ASLAN İLE GÖRÜŞECEK
Cumartesi günü yapılacak seçimin zorlu geçeceğini belirten Sarı, şunları kaydetti:
"Çok açıktır ki bir yandan bu transferlerle, öbür yandan da bu hukuki operasyonlarla, bu gözaltı süreçleriyle Üsküdar seçimine müdahale edilmek istenmektedir. Üsküdar Belediye Meclis üyelerinin iradesi sakatlanmak istenmektedir.
Şimdi biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Cumhuriyet Halk Partisi'ne ait olan bu belediyenin Cumhuriyet Halk Partisi'nde kalabilmesi için ve bu seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olan belediye meclis üyelerimizin burada birlikte hareket edecek blok bir biçimde çıkartacağımız adayın etrafında sonuna kadar kalabilmesi için, eksiksiz ve firesiz sonuna kadar bunun arkasında kalabilmesi için azami çabayı sarf ediyoruz.
Hem ilçemizi ziyaret ettik, ilçemizde örgütümüzle bir değerlendirme yapma fırsatımız oldu. Peşinden belediyemize gittik, belediye başkan vekilimizle sohbet ettik. Belediye meclis üyelerimizle toplantı yaptık. Bugün de basın toplantısıyla bu irademizi bir kere daha tüm Türkiye kamuoyuna duyuruyoruz.
Bugün saat 14.00'te Nuri Bey'le, Nuri Başkanımızla, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimizle bir toplantımız var. Bu konu yine gündemimizde yer alıyor.
Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi içindeki tartışmalardan, Cumhuriyet Halk Partisi içindeki ayrışma sürecinden tamamen farklı ve azade bir biçimde konuya yaklaştığımızı ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Merkezinin birlik ve beraberlik içerisinde, Cumhuriyet Halk Partisi'nden seçilmiş bu belediyenin yeniden Cumhuriyet Halk Partisi'nde kalabilmesi için gerekli bütün çabayı sarf ettiğimizi, bununla ilgili mücadele ettiğimizi, birlik ve beraberlik içerisinde bu sürecin yanında durduğumuzu buradan ilan ediyoruz.
"İBB'NİN AKP'YE GEÇMEMESİ İÇİN BİRLİK İÇİNDE HAREKET EDECEĞİZ"
Biz hem Üsküdar'da hem olası bir İstanbul seçiminde -ki biliyorsunuz Üsküdar'daki bu seçimi İstanbul'daki seçimin bir provası gibi gören birtakım algılar ve anlayışlar da var- önümüzdeki dönemde İstanbul'daki olası bir seçimde de Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Merkezi, kurumsal kimliği, tüzel kişiliği ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin bütün kadroları binbir çileyle, binbir zorlukla kazandığımız İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin AKP'ye geçmemesi için birlik, bütünlük ve beraberlik içinde hiçbir ayrışmayı göz önünde bulundurmayarak, bunların hepsini yok sayarak bir arada olarak hareket edeceğiz.
Ve bize ne görev düşüyorsa, Cumhuriyet Halk Partisi'ne ne görev düşüyorsa bu görevi sonuna kadar yerine getirmekte kararlıyız.
Üsküdar seçiminde de bu yönde çabamız devam ediyor, edecek. Yarın yine gün boyu burada olacağız. Bugün yine gün boyu buradayız. Belediyemizle irtibat içindeyiz, örgütümüzle irtibat içindeyiz. Bize bu konuyla ilgili düşen bir görev, bir sorumluluk olursa sonuna kadar da bunu karşılamak üzere burada yer alıyoruz.
Üsküdar Belediyesi'ni biz kolay kazanmadık, kolay kaybetmeyeceğiz. 2029'da da yine Üsküdar'ı Cumhuriyet Halk Partisi yönetecek. Bu konuda hiç kimsenin şüphesi olmasın. Herkes bu sorumlulukla hareket etmeli. Bütün Cumhuriyet Halk Partililer bu sorumlulukla hareket edecektir."




